
Lily Miller
Bir bağırma sesiyle yerimden sıçradım . Koltukta uyuyan Bay Daniele baktım . O da , uyanmıştı . Ayağa kalkarak kapıyı açtı ve koridora çıktı . Bende aynısını yaptım ve hemen arkasından koridora çıktım .
Ve sanki her an ona saldıracakmış gibi duran Cebo ve burda zar zor duran Dinayı gördük .
"Kıştt kıştt , iğrenç tüy yumağı uzak dur benden" eliyle Ceboyu kovalıyordu ve koca köpek hiç haraket etmiyordu . Bu manzara çok komikti elimde olmadan güldüm . Bay Danielin de , dudağının kalktığını gördüm.
"Neye gülüyorsun gel şu köpeği al " tiksinti ve korkuyla Dina bağırdı . Bana mı yanımda duran nişanlısınamı demişti bilmiyorum ama yinede yaklaşarak Ceboyu kucakladım . Kimse benim koca köpeğime iğrenç diyemezdi .
Kulağının arkasını kaşıdım ve tasmasından tutarak "Hadi , Cebo gidip hazırlanalım"
Onu odama götürdüm. Bu an , sanırım Dina hemen gitmişti çünki , şöferine aradığını duymuştum .
Odaya girip universite için kombinimi seçip, saçlarımı toparlarken hala gülüyordum . Ayağıma sürtünen Ceboya döndün "İyi iş yaptın koca adam . Biri o kendini beğenmişe dersini vermeliydi."
Bel çantamı aldım ve mutfağa indim . Bay Daniel tezgahın önünde oturmuş dışarıya bakarak kahvesini yudumluyordu . Adam baştan sona karizma aslına bakarsan Dinada baya havalı bir kadın tabi ağzını açana kadar. Ama en azından ortak yanları var ikiside huysuz ve kendini beğenmiş .
Koyu gri bir pantalon ve siyah bir gömlek giymiş , gömleğin kollarını dirseklerine kadar katlamıştı . Kaslı kolları neredeyse gömleği yırtacakmış gibi duruyordu .
Tezgahın üzerinde tost ve meyve suyu vardı . Yaklaştım .Tostu görünce "Amayamı geldi ?" Diye sordum . Yüzünü bana döndü "Hayır ben yaptım ."
Tamam , bak bu haraketle bir puanı hak etti . Hemen önüne oturdum ve tostu yemeye başladım . Yemeğimi bitirip kalkıp gitmeye çalışınca arkamdan "Bekle " diye seslendi .
Yerinden kalkarak bana doğru yürüdü . Önümde durup cebinden bir tane yüzük çıkardı . Ama içinden ince bir zincir geçirilmişti . Bana uzatarak "Bunu boynuna tak" neden diye sormak manasızdı çünki , cevap vermeyecekti . O yüzden
Elinden aldım ve boynumdan geçirdim ve saçlarımı ince zincirin altından çıkararak düzenledim.Kabul etmeliydim ki , sweathsort üzerinde çok kötü gözükmüyordu . Ve yüzük de zincirde çok paha olmalıydı . Boynuma bakarak "Bunu universiten için hediye olarak kabulnet " dedi .
İki puan .......iyi gidiyorsun Bay huysuz...
Boynumu eğip yüzüğü elime alarak "Teşekkür ederimm"dedim .
Arkamı dönüp kapıdan çıkacakken ,yine "Bekle " dedi arkamı döndüm "Yine ne oldu?"
Yanıma geldi ve cebinden araba anahtarını çıkardı . "Universiteye ben götüreceğim"
Bir puan eksildiii.
Dudaklarımı büzdüm "On dakikalık yol "
" En son sözümü dinlemediğinde cezanın ne olduğunu biliyorsun" Ahh , hayırr yine baba kız şöyle böyle ıvır zıvır konuşacaktır. Kendisi antika sanki, kırk yaşında...sanarsın .
Sinirle nefesimi verdim "Hadi gidelim "dedim önünden yürüyerek .
Arabaya yaklaştım ve ön koltuğa oturdum. Ona taraf dönerek "Ama kendim döneceğim"
"Bakarız"
"Ne ? Hayır bakarız falan yok . Lütfenn"
"İyi kız olursan belki" dedi ve arabayı çalıştırdı .
💍💍💍
Arabadan indiğimde telefonum çaldı . Cebimden çıkararak açtım . "Merhabaa, Lilyy"
"Zoe?"
"Evet benim , girişte seni bekliyorum "
"Geliyorum"
Koşarak içeri girdiğimde Zoe tamda ordaydı. İçeri sınıfımıza girmiştik . İlk ders günü olduğu için fazla kalmamıştık .
Zilin çalmasıyla her kes ayağa kalktı sanki , hepsi eve dönmek için çok heyecanlıydı . Gerçi bende öyleydim . Salon büyük olsa da bu kadar fazla insan canımı sıkıyordu .
Hızlıca çantamı alıp kapıdan çıkarken , biriyle çarpıştım . Sanırım o da benim gibi kapıdan çabuk çıkmak istiyordu ama zamanlamayı ayarlayamamıştık .
"Ahh, özür dilerim gerçekten"dedim . Adama bakarak . Uzun boylu ,yakışıklı soluk sarı saçlı bir erkekti . Siyah bir gömlek , açık mavi bir kot pantalon ve siyah bel çantası takmıştı.
"Lily değilmi?" Dedi gülümseyerek . Ve elini uzattı. Karşılık vererek elimi uzattım. "Evet"
"İsmim Alex, bir sınıftayız"
" Memnun oldum ,Alex"
O kadar heyecanlıydım ki, sınftakı çocuklara dikkat bile etmemiştim .
Alexle birlikte kapıdan çıkmış ve yarı yola kadar sohbet ederek yürümüştük .
"Burdan sağa ayrılmalıyım ."dedim durarak.
Sağa dönerken Alex "Dur" dedi gülerek . "Numaramızı almadık"
"Ahh, tabi"
Yeniden yanına dönerek telefonumu çıkardım ve numaramı Alexe vererek uzaklaştım .
Eve yaklaştıkça önümde sırayla düzülmüş siyah arabalar gördüm ve merak içimi yemeye başladı .
Bahçeye girip cebimden anahtarı çıkararak kapıyı açtım . Amaya yedek anahtar vermişti .
Salona girdiğimde Dina , babası Thomas, Dina ve birçok takım elbise giyimli adamlar koltukta oturmuş ciddi bir söhbet ediyorlardı .
İçeri girdiğim an ilk Bay Daniel başını kaldırdı ve gözlerini yüzüme dikti . Neden bilmiyorum ama çok hüzünlü bakıyordu .
Kapıda dikilmişken "Odana çık Lily "dedi . Çok ciddi bir ortamdı o yüzden sakince söylediğini yaptım ve koşarak yanların dan geçerek odama çıktım .
Merdivenleri çıkarken duyduğum tek cümle "Neden nişanı bozuyorsunuz Bay Thomas?"dedi Bay Daniel ciddi erkeksi sesiyle. Şimdi neden hüzünlü baktığını anlamıştım .
"Ya üç gün içinde kızıma nikah kıyacaksın ,ya da nişanı bozuyorum, seçimini yap Daniel"
"O zaman nişanı boz "dedi Bay Daniel açıkça öfkeliydi . Bir an için onun için üzülmüştüm. Ama Dina onu hiç haketmiyordu.




