İçeriğe geç

Benim Gibi Bir Kovboy

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Benim Gibi Bir Kovboy

Bölüm 3

Öğle yemeğindeki bayanlar

Yaklaşık on beş dakika sonra odaya döndüğünde kuzguni saçlarından yere su damlıyordu ve üzerinde farklı kıyafetler vardı. Gece mavisi, kısa kollu bir gömlekle dar kesimli siyah bir pantolon giyiyordu.

"Onları yeni mi aldın?" diye sordum.

"Evet." Başını yana yatırdı. "Benim Bayan Beckett için." Benim kelimesini bastırarak söylemişti.

Kıskançlığımı gizlemeyi umarak yalnızca bir hımm sesi çıkardım. Kıskanmamam gerekirdi, ne de olsa Maverick benim hiçbir şeyim değildi ve ayrıca Bayan Beckett'a karşı bir şey hissettiği de yoktu. Ancak yine de zihnimde Maverick'in o kadına iltifatlar ettiğini canlandırıyor ve ölüyormuşum gibi hissediyordum.

Komodinde, benimkinin yanında duran cep telefonunu alıp pantolonunun arka cebine koyduktan sonra kapıya yöneldi. Kapıyı açtığında hiçbir şey söylemeden gideceğini sandım fakat son anda bana döndü.

"Sonra görüşürüz, Star."

Elimi salladım. "Görüşürüz."

Kapıyı arkasından kapattığı an ise yüzümü yatağa bastırdım. Tanrım, buna dayanamıyordum. İsmimi söyleyiş şekline. Bana nasıl baktığına. Bana karşı hiçbir şey hissetmediğini düşünmek yalnızca aptallık olurdu. Fakat eğer hissediyorsa da neden flörtöz laflar etmekten başka bir şey yapmıyordu? Beni istiyorsa neden bana doğru bir adım atmıyordu?

Kendimi öyle berbat hissediyordum ki kahvaltıya inmedim. Gözlerim komodinde duran telefonumdaydı. Aptalın teki gibi, beni aramasını bekliyordum. Bayan Beckett'la buluşmaktan vazgeçtiğini çünkü kalbi bana aitken bunu yapamayacağını söylemesini.

Oysa bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Saat on ikiye gelirken yattığım yerden kalktım ve üstümü başımı düzeltip odadan çıktım. Bu akşam bir randevum olduğuna göre iyi bir öğle yemeğini karşılayabilirdim, değil mi? John Wilson'dan para koparabileceğime emindim çünkü.

Birkaç blok yürüdükten sonra öğle yemeği yemek istediğim restorana vardım. Orta halli bir yerdi fakat Maverick yemeklerinin oldukça lezzetli olduğunu söylemişti. Bunu nereden bildiğini sorduğumda ise Winnemucca'da daha önce bulunduğunu öğrenmiştim. Oysa bu benim Nevada'ya ilk gelişimdi.

Maverick ve ben bir yerde bir haftadan fazla kalmazdık. Yoksa foyamız ortaya çıkardı. Bu yüzden de şehirden şehre, eyaletten eyalete dolanıp duruyorduk. Bir ay önce Utah'daydık.

Restorana girdiğimde içerisinin şaşırtıcı derecede kalabalık olduğunu gördüm. Bir garson beni kalabalık bir kadın grubunun oturduğu masanın hemen yanındaki masaya götürdü. Öyle gürültülülerdi ki elimdeki menüye odaklanamıyordum. Tam sinirlenmeye başlamıştım ki genç, ela gözlü bir kadın donup kalmama sebep olacak bir şey söyledi:

"Maverick Locklear? Ah, Tanrım! Bir zamanlar ona öyle aşıktım ki!"

"Aman Tanrım, yoksa onunla çıktın mı?!"

"Evet." dedi kız. Hava atar gibi bir hali vardı. "Ancak iki hafta kadar sürdü. Yine de o serseri beni kendine aşık etmeyi başarmıştı."

"Tabii başarır. Ah, o mavi gözler yok mu! Üstelik," Diğer kadın sesini alçalttı ancak kulak kabarttığım için duyabiliyordum. "Yatakta da çok iyi."

"Ne demek istiyorsun?!" diye cırladı ela gözlü kadın. "Onunla yattın mı?! Ne zaman?!"

"Seninle tanışmadan aylar önceydi. Herhalde bir, bir buçuk yıl kadar önce."

Zavallı kadın ihanete uğradığının farkına varmış gibiydi. "Hangi aydı?" diye sordu yalvarırcasına.

"Ağustos."

"Ben..." Ayağa fırladı. "Ben gitmeliyim."

"Sally," diye seslendi arkasından bir başkası. "Nereye gidiyorsun?!"

"Onunla yüzleşmeye." diye tısladı Sally. "Ne de olsa kasabada olduğunu söylediniz, öyle değil mi?"

"İyi ama onu nerede bulacaksın ki?"

"Bir yolunu bulurum." diyen Sally büyük bir öfke ve hızla uzaklaştı. Çıkarken kapıyı arkasından çarpmayı da unutmadı.

"Onunla çıkarken seninle mi yatmış yani?" diye fısıldadı sarışın bir kadın merakla.

Maverick'in yattığı kadın ofladı. "Anlaşılan evet."

Onlar durumun kritiğini yaparken ben bir tabak spagettiyle bir bardak kola sipariş ettim. Yemeğimi beklerken onları dinlemeye devam etmedim. Çünkü bu kadarı benim için yeterliydi. Anlaşılan Maverick'in bir zamanlar hareketli bir aşk hayatı vardı. Buna şaşırmamalıydım, ne de olsa kendisi şimdiye kadar gördüğüm en etkileyici insandı. Üstelik kendisi benim gibi bir dolandırıcıydı. O kadından para koparmak için onunla yatmış olabilirdi.

Yapma, Star, diye düşündüm. Geçmişi yüzünden ona kırılamazsın. Onu kıskanmaya da hakkın yok ayrıca. O sana ait değil.

Bu doğruydu. Maverick hiçbir zaman bana ait olmamıştı ve olmayacaktı da.

Bölüm sonu

3 yorum

  • Maverick sana inanmıştım, erkekler yine şaşırtmiyor

    1Yanıt
  • Bazı insanlar flörtün ne olduğunu bile bilemeyebilir (ben) kwhdjdgdvbw

    1Yanıt