İçeriğe geç

Benim Gerçeğim Bxi

Bölüm 20 · 4 dk okuma

Benim Gerçeğim Bxi

Bölüm 20

B. 20

Cem: Kemal... Benim Kemalim.

Veli: Valla bizde şaşkınız. Bir görün istersen ha.

Cem: İyi görünelim, görelim özledik sevdiğimizi.

Veli : Noyan abi yatağını onun yanına hazırlattı yatar dinlenirsin sevdiğine baka baka.

Cem gülümsüyordu haftalar sonra sevdiğini görücek olmanın mutluluğu ile.

_______________________________________



Cem'den

Uyurken bile bu kadar kusursuz olmaz insan, el insaf vicdansızın oğlu bu ne karizma?

Kendini iyice kaybettin sen oğlum. İki bayıldı diye serdin yelkenleri.

Lan bayılmış dayanamamış sevdiğim kıyamam.

Kıyamazmış, davar o bize sikti attı havuz başında, ocakbaşı şiş yaptı!

Doğru doğru iyice bir burnundan getirelim tabi. Lan... Lannn narkozdan ha kendi kendime konuşuyorum yetmiyor, ayar verip onaylıyorum ayyyhhhh....

Çok uykum geldi az uyuyayım vurulduk canım o kadarda minnak bişi yaşamadık.

Uyu uyu Cem anca büyürsün, eyvallah Cem'cim.

Tövbeler olsun inşallah kalıcı değildir bu muhabbet.

.

.

.

Cem ilaçların etkisi ile uyuya kaldıktan bir süre sonra Kemal uyanmıştı.

Tam dibindeki yatakta uyuyan bedene bakıp tebessüm etmiş, ani şokla gözlerini açıp ovuşturarak tekrar bakmıştı.

Kemal: Cem... Burdasın yanımdasın. Allah'ım çok şükür ölmedi.

Kemal yanı başındaki sandalyeyi çekip uyandırmamaya dikkat ederek ellerini sevdiği adamın yorgun yüzünde gezdirdi.

Kemal: Cem, Cemim nasıl kırdım senin o güzel kalbini? Pişman oldum daha ağzımdan çıkar çıkmaz. Kırılan kalp nasıl onarılır bile bilmiyorum ki ben.

Kemal: Ben okumak ve işten başka bişi bilmiyordum ki sana kadar. Sevilmedim ki ben Cem. Sana geçmi kaldım? Gitme sevgilim vazgeçme bu aptal, ne dediğini bilmeyen mal adamdan.

Cem: Öyle kolay kolay affetmem doktor.

Kemal: Etme tabikide etme sevgilim. Sürüm sürüm sündür. Ama öğret bana ben onu da anlamam.

Cem: Sen nasıl bu mallıkla doktor oldun hayret yavrum?

Kemal: Dedim ya komserim okul, iş başka bişi bildiğim yok.

Cem: Oooo çok işimiz, var seninle be doktor. Napsak hiç girmeden talihi yoldan topuklasak mı?

Kemal: Cem yapmaz bunu. Sen kafamın içinde hep bana kötü davranan Cemsin! Hep kötü konuşuyorsun bana. Benim sevdiğim bana hiçte öyle konuşmaz.

Cem kapalı gözleri ile konuşuyordu oysa. Gülmemek için zor tutuyordu kendini zira Kemal de kendi kendine konuştuğunu sanıyordu.

Cem: Eyvallah doktor senin kafa atta ya mı gitti.

Kemal üzgün ve derin bir iç çekti.

Kemal: Hiç haber alamadım senden. Tunada çok kızgındı zaten. Haklııııı tabi, senin canını çok yaktım. Sende pislik ne demek tayin istemek! Beni bırakamazsın.... Bırakma beni Cemim.

Cem gözlerini açıp yanı başında duran adamın elini tutup okşadı.

Cem: Çok kırgındım be yavrum. Hala da kırgınım yalan yok. Çok seviyorum seni oda gerçek. Şimdi ne bok yiyceğini sen düşün.

Kemal ilk şoku atlattıktan sonra yerinden aniden kalkınca sandalye yeri boyladı. Omuzunu bile unutmuştu adam. Cemin boynuna atlayıp, sarılıp öyle bir sıktıki.

Cem: Ahhhhh.... Yavrum yavaş yavaş! Nasıl doktorluk bu kasap bile kestiği ete daha nazik davranıyor.

Kemal: Özür özür dilerim Cem ben kendi kendime konuştum sandım. Meğer uyanıkmışsın, uyanda bağır, çağır hiç hiç fark etmez. Sen bana yavrum dedin dedin dimi?

Cem: He dedik öyle bişi yavrum.

Kemal: Tamam işte şimdi sen beni süründür, kitaplarda öyle oluyor. Çok uzatma çünkü çok öpüşmek istiyorum. Yani ilk olucak tabi benim için merakta var.

Cem: Kemal sus yavrum motorun soğusun. Valla yandı duman çıkıcak diye korkuyorum.

Kemal durup sakinleşmek adına derin nefes aldı. Sonra küçük nazlı bir çocuk gibi sordu.

Kemal: Affedersin dimi beni, umut var dimi Cemim.

Cem: Kemalim şimdi şöyle olucak. Ben bir içinden geçicem mecbur çekiceksin.

Kemal sadece başı ile tatlı tatlı onaylıyordu.

Cem: Gidiş yoluna da puan veririm öyle notum kıt değil. Kısa sürede vuslata ereriz Allah'ın izniyle. Bir gel bakim gel gel bişi var sanki şuranda.

Kemal saf saf yanaştı yatağa. Cem omuzuna dikkat ederek diğer elini ensesine atıp tadını merak ettiği dudakları ağzının içine alıp emdi usul usul.

Kemal transa girmiş gibi hiç bir tepki veremedi, sadece izin verdi. Cem emip derin bir nefes çekip başını yastığına koydu.

Cem: Ohhh bal mübarek. Ben müptelası olurum bu dudakların uyandırıyım.

Kemal: Öpüşmek çok güzelmiş Cemmmmm. Bir daha öp bende öpiyim mi lütfen.

Cem: Yok öyle doktor civanım. Önce hak ediceksin onları. Bu öpücük kendime ödüldü üstüne alınma hiç.

Kemal: Ama habersiz öptün bende öperdim haber verseydin olmaz sayılmaz öp yine.

Cem: Şşşttt kocaya afra tafra olmaz! Cezanı çek gel bir ömür senin yavrum onlar. Daha neler tattırıcam ben sana oooo.

Kemal müzipçe gülümsedi sevdiği adama.

Kemal: Bak bunu anladım hemen. Doktorluk işe yarıyor bak gördün mü? Malız bazı konularda ama aptal değiliz.

Cem sevdiği adamın bu konularda ilkokul üç seviyesinde oluşuna kahkahalarla gülüyordu. Kapıda girmek için bekleyen Veli ve Gökalp bölmek istemedikleri için ordan uzaklaşmıştı el ele.

Bölüm Sonu......

Cem bu kadar aşık, Kemal bu kadar salakken bu doktoru nasıl süründürücez bilmem 🤷‍♀️

Bakalım neler olacak ❤

Yeni bölümde görüşmek üzere👋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.