Eve vardığımızda saat 1 i buluyordu. Elif, yolun yorgunluğundan direk kendini salonumdaki koltuğa, namı diğer Burcunun yatağına, attı. Burcuya da artık bir oda hazırlasam iyi olacaktı. Kendi yatak odama geçtim ve büyük dolabımdan örtü çıkardım. Yatağımın üzerine bırakıp arka odalardan birine geçtim. İki tane çekyat ve küçük bir komdinden oluşuyordu. Bütün odayı baştan temizleyip orayı yeni bir oda olarak açabilirdim. İlk önce perdeleri ve camı açtım. Sonra süpürgeyi takıp odayı dip köşe süpürdüm. Tabii ki süpürge sesini duyunca Burcu da yanıma geldi. Eline bir bez alarak komodinin tozunu aldı. Sonra da koltukların üstündeki çarşafları alıp banyoya attı. Camları silme işini Burcuya bırakıp çekyatları kurma işine giriştim. Sırayla ikisini de açıp çarşaflarını serdim. Yastıklarını getirdim ve yerleştirdim. Burcu da camları silmeyi bitirmişti. İkimiz birlikte dışarıya çıktık. Arabadan Elif'in eşyalarını, bavulunu ve birkaç kutusunu aldık ve odaya taşıdık. Salona göz attığımda ise Elifin uykuya dalmış olduğunu gördüm. Daha sessiz hareketlerle odaya gittim. Elimdeki eşyaları bıraktıktan sonra yatağa oturdum. Burcu da karşıdaki yatağa oturdu. "Çok güzel oldu. Elif buraya bayılacak. " dedi. "Hem sana da oda yapmış olduk. " diye karşılık verdim. Gülüştükten sonra mutfağa gittim ve yemek hazırlamaya başladım.
(...)
Burcu Elifi kaldırmaya gitmişti. Öğle yemeği yiyecektik. Ben masayı kurarken içerden gülüşmeler ve konuşma sesleri geliyordu. Seslerden belli oluyordu ki Elif uyanmıştı. İkisi birlikte mutfağa geldiler. "Bu masa bi efsane! "
(...)
Yemekten kalktıktan sonra mutfağı hep birlikte toplayıp salona geçtik. Elif, biraz etrafı keşfetmek istediğini çok geç kalmayacağını söyleyip aramızdan ayrıldı. Burcu, içeri odadan bir şeyler aldıktan sonra geri geldi. "Eee, Kemal Efendi? Rahatınız yerinde mi? Daha bulunacak bir aileniz var efenim. " deyip yanıma oturdu. Ailemi bulacak mıydım? Büyük ihtimalle. Peki ya ne zaman? Belirsiz. Şuan uğraşmak istiyor muyum? Hayır. Sadece oturup televizyona bakmak istiyordum. "Çok yorgunum ya. Sonra şey yapsak olur mu? " gözlerimin içine baktı. Peki manasında kafa sallayıp kafasını omzuma koydu. Daha rahatlatıcı bir ortam olamazdı herhalde.