İçeriğe geç

Beni Rahat Bırak Melek

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Beni Rahat Bırak Melek

Bölüm 2

2.Bölüm (Kayra)

"Senin burada ne işin var?",pencereye doğru koşup onu ittim. Bileklerimden tutup odaya girdi. "Akıllı birine benziyorsun fakat sadece görünüşte",demesiyle ona dil çıkardım. Ne? Tam bir çocuktum. Bana gülerken annem duymasın diye elimle ağzını kapattım. Ağzını kapatan elime baktı. Kapıya doğru odaklanırken avuç içimdeki ıslaklıkla ona döndüm. İğrenç elimi yaladı. Elimi çekip onun üstüne sürdüm. Yine kaşlarını çattı. "Sence Çisil, seni burada mı bırakayım yoksa yanıma mı almamı istersin?",sorusuyla beni telaş sararken "Hayır burada bırak",dedim. Aramızdaki mesafeyi kapatıp tam önümde durdu. Boy farkını indirerek yüzümün hizasına geldi. "Yanlış cevap verdin beni seçmen gerekiyordu. Zamanı gelince seni yanıma alacağım". Ne tür bir psikopattı?

"Kendi hayal aleminde yaşayabilirsin çünkü ben senle zamanı gelince bile hiçbir yere gelmeyeceğim. Değişik kostümünü giymişsin gelmiş burada hava atıyorsun", sonunda hakkettiği cevabı vermiştim. Belimden çekmesiyle ittim. "Sen benim kanatlarıma laf mı ettin?",dedi. Daha çok kendine sorar gibiydi. Kolunu belimden çekip pencerenin olduğu yere yaslandı.

Bir anda kendini bırakmasıyla çığlık attım.

Pencereye koşup baktığım da yoktu. Başımı önüme çevirmemle onunla burun buruna gelmem bir oldu. Ağzım açık ona bakarken o ise havada duruyordu. "Sen ne-nesin?",dedim. Bir günde fazla olay yaşamamış mıydım? "Ben bir meleğim. Yani bir alfa şuan kendi şehrimde durmak varken senin peşinden koşuyorum. Koca şehrin prensi Dünya'lı kızın peşinden koşuyor. Ne kadar alay konusu olurdu. Ben seni seçtim. Benim gibi siyah saçlı ve ela gözlü bir prensten korkulur mu? Şuana kadar sen hariç tüm kızlar peşimde koşarken senin kaçman tuhaf". Bu sözlerine gözlerimi devirdim. Tam bir egoluydu. Aslan burcu mu acaba? Öff ne bu böyle dediği şeyler televizyon filmlerindeki fantastik kurgularda olurdu?

"Bence sen malsın ve ben daha fazla senin gibi salakla uğraşmak istemiyorum",diyerek pencereyi kapattım. Yatağıma oturup pencerenin önündeki ona el salladım. Kapının açılmasıyla oraya baktım. "Çisil hazırlan kızım bugün pazar var. Pazara gideceğiz. Beş dakikan var. Şu odanı da havalandır",dedi. Pencereyi açıp perdeyi kapattı.

"Anne pazara gelmek zorunda mıyım?",dedim. "Evet",dedi. Oflayıp yataktan kalkıp dolabımın önüne geçtim. Kayra'da gitmişti umarım.

2 gün önce:

Kayra'dan;

-CİDDEN BİR DÜNYA'LIYA MI? ÜLKEDE O KADAR GÜZEL KIZ VAR!

-Oğlum daha fazla ısrar etme. Seni o kıza mühürledik.

-Ne? Ne zaman?!

-Sen beş yaşındayken, Çisil'de iki yaşındaydı. Konsey böyle karar gördü.

-Nasıl? O kız iki yaşından beri bana mühürlü mü? Neden?

-Sana bir eş lazımdı. Bu ülkeden olamazdı. O yüzden bizde onu seçtik. Eşine sahip çıkman gerek o sana ait. Sende ona aitsin. Çisil 17'sine bastığı zaman onu yanına alabilirsin.

-16 yaşında ki bir kızla benim işim olmaz. Bu mührü bozun

-Bozamayız oğlum.

-Anne 19 yaşındayım ben, kendimi 16 yaşındaki birine nasıl layık görebilirim.

-Yapacak bir şey yok

Sinirle odadan çıktım. 19 yaşıma kadar bir şey demeyin sonra söyleyin. Kendi kararlarım var benimde. Sinirle sarayda bir oyana bir bu yana dolaşıyordum. Beni gören Tuğrul yanıma geldi. "Kayra iyi misin?",dedi. "Sence iyi gözüküyor muyum?",dedikten sonra sustu. Kim bu kız? Nasıl eşim olabilir? Ne değişik kural böyle? Güzel mi ki? Of!

"Ben Dünya'ya gidiyorum",deyip boyut kapısına gittim. Derin bir nefes alıp boyuttan içeri girdim.

Dünya'ya geldiğimde ses kirliliği yüzünden yüzümü buruşturdum. Çisil'i nasıl bulacaktım derken parmağımda ki kırmızı ipten ışık çıkmaya başladı. Yanıp sönmeye devam ederken 'Dümdüz uç, ve aşağıya in. Ben sana onu götüreceğim",gelen sesi dinledim. Kendimi serbest bırakarak ona doğru gittim.

Mavi iki katlı bir evin önünde kendimi buldum. Hava karanlıktı. Evin pencerelerinden içeri bakmaya başladım. Penceresi açık odaya girdim. Yatakta kahverengi saçlı bir kız uyuyordu. Parmağıma bağlı ip daha çok yanıp sönerken o kızın da parmağında ki ipte yanıp sönüyordu. Annemin bahsettiği kız oydu. Çisil... Yüzünü izlerken gerçekten çok güzel bir kızdı. Elimi eline uzattım.

İkimizin eli arasında mavi ışık belirmesiyle elini tuttum. Odada mavi ışık saçılırken gözlerimi istemsizce kapattım. Saçlarımı rüzgar sarmasıyla bözlerimi açarken Çisil'inde saçları uçuyordu. Kavuşma gerçekleşmişti.

Sırtımda ki Ay şeklinde ki iz kendini belli ederken kızın kıyafetinin üstünden ışık geliyordu. Tişörtü kaldırıp baktığımda karnının üstünde ki Güneş şeklini gördüm. Karnında Güneş sembolü vardı. Yani bir iz. Kaşlarımı hayretle çattım. Aklıma gelen masalla bir adım geriledim.

Annemin bana anlattığı çocukken ki o masal aslında gerçek miydi?

___________

-Anne bana masal anlatır mısın?

-Kayra İlke'yi bu kadar kıskanma

-Kardeşimi kıskanmıyorum. Hadi masal anlat.

- Başlıyorum ama beni bölmek yok.

Hızla başımı salladım. Acaba ne masal anlatacaktı bu sefer.

-Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kabus zaman dışında yaşayan bir kız varmış. Bu kız sıradan bir kız değilmiş. Bu kızın Güneş'le bağı varmış.

-Ne bağı varmış?

Annem bu halime güldü.

-Bu kız ne zaman mutsuz olsa Güneş yaşadığı Dünya'ya asla gelmiyormuş. Ama ne zaman mutlu olsa Güneş ona yoldaş oluyormuş. Nereye giderse gitsin yolunu aydınlatıyormuş ama geceleyin Güneş geri çekiliyormuş ve bu kızın yolu karanlık oluyormuş. Ay onun yolunu aydınlatırken onu koruyormuşta.

-Benim sırtımda da Ay izi var. Onu ben koruyorum dimi?

-Evet onu sen koruyorsun. Aynı şekilde o da seni koruyor.

-Beni korumasına gerek yok anne. Bak benim kanatlarım var.

Annesi bu haline güldü. Kayra'nın gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı.

________

Annem masallarla anlatmıştı.

Aptal kafam, nasıl bunu anlamadım!

Çisil'e uzun bir süre baktıktan sonra pencereden geri çıktım.

Evin çatısında otururken izim hala daha yanıp sönüyordu. Artık bundan sonra o kızı koruyacaktım. Onun habersiz beni koruduğu gibi.

_________

Onu takip etmem gerekiyordu. Havada takip etmem dikkat çekeceğinden bende arkasından yürüyordum. Hiç arkasını kollamadan yürüyordu. İnsan arkasını kollardı. Biri arkamdan geliyor mu diye bakması gerekirdi. Durağa geçmesiyle bende karşıya geçtim. Karşısında ki durakta dururken gözlerine bakıyordum. Hissetmiş gibi gözlerimin içine baktı. Ben ona o bana bakmaya devam ederken gözlerini ilk kaçıran o olmuştu.

________

Çisil'den:

-Anne elim koptu.

-Az kaldı birazdan biter.

Koca pazarı bir saattir dolaşıp duruyorduk. Bir ara annem pazarcıyla kavgaya bile girmişti. Annem tezgahta ki domateslere bakarken bende etrafa göz gezdirdim. İlerde Ayda'yı görmemle el salladım. Beni fark edip o da el salladı. "Anne Ayda'lar burda. Gel yanlarına gidelim",dedim. Annem pek oralıklı olmadı. Ayda'lar gözden kaybolunca geri anneme döndüm. Annem pazarcı abiyle yine indirime düşmüştü. Ensemde hissettiğim nefesle arkama döndüm. "Senin burda ne işin var?". Her yerde olmak zorunda mıydı? Annem bize dönüp baktığında hayretle çocuğa baktı. "Kayra",dediğinde ağzım açık anneme baktım.

-Zaman geldi.

Annem yutkunup bana baktı. Gözleri dolduğunu fark ettiğimde nolduğunu anlamamıştım. "Anne sen bunu nereden tanıyorsun?". Annem bir bana, bir Kayra'ya bakarken "Eve gidiyoruz",dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.