İçeriğe geç

Beni Bırakma

Bölüm 16 · 5 dk okuma

Beni Bırakma

Bölüm 16

13. BÖLÜM

Bölüm şarkısı : Petek Dinçöz&Resul Dindar -Teşekkürker

İyi okumalar.

Sabah yine olduğu gibi erken uyanmıştım bugün Düğün günüydü bu sefer dün olduğu gibi konaktta hazırlanmayacaktık evde hazırlanıp konvoyla birlikte gidilip gelin alınacak ardından da düğünün yapılacağı yere gidilecekti kahvaltı yapılıp etraf toplandıktan sonra herkes hazırlanmak için dağılmıştı Ordu'dan gelecek misafirler direk mekana geçecekleri için şimdilik pek misafir yoktu .

Herkes hazırlandıktan sonra arabalara bindik araba kulanacağım için elbisenin altına şimdilik spor ayakkabı giyinmiştim evden hareket edip korna sesleriyle yola çıkmıştık 15 dakikalık yolun ardından konağa geldiğimizde Ozan abim ,annem ve babam içeri girmişti biz de dışarıda oları bekliyorduk iki gün sonra dışarıda değilde içeride olacğımı hatırlayınca acı bir gülümseme oluştu üzülmek istemiyordum ama elimde değildi yinede abimin mutlu gününde üzgün olmayacaktım.

Yaklaşık on beş dakika sonra beyazlar içinde Beren ve abim konaktan çıkıp düğün için süslenen arabaya bindiler geriye kalan herkes de arabalara binip tekrar konvoy halinde düğünün yapılacağı yere doğru ilerledi.

Düğün salonuna geldiğimizde annemler çoktan gelip misafirleri karşılamaya başlamışlardı bile gelen misafirlere Annemlerle birlikte hoşgeldin yapmamızın ardından gelin ve damadın giriş müziği çalmaya başladı bizde kapı önünden çekilip içeri girdik.

(Buraları fazla uzatmak istemedim)

Gelin ve damat giriş yapmış ve hemen dans müziği çalmaya başlamıştı. Müziği ben seçmiştim Resul Dindar ve Petek Dinçöz'ün Teşekkürler şarkısı çalıyordu.

Abimi her ne kadar affedemesem de mutlu gününde onu üzmek istemiyordum bu yüzden bu gece herkesten çok ben eğlenecektim.

İlk dans bittikten sonra Nikah için yerlerine geçmişlerdi. Nikah memuru da oturunca salondaki herkes sessizleşmiş bütün odak noktası abimler olmuştu.

"Damat bey adınız soyadınız? "

Abim heycanla cevap verdi.

"Ozan Demir "

"Gelin hanım adınız soyadınız? "

"Beren Erdenet. "

"Evet saygı değer misafirler damat bey ve gelin hanım evlenmek üzere belediyemize müracat ettiler yapılan incelemelerde evliliklerine her hangi bir mani bulunamadı ve şimdi siz değerli misafirler ve şahitler huzurunda tekrar soruyorum.

Siz Ozan Demir Beren Erdenet'i eşiniz olarak kabul ediyormusunuz. "

"EVET"

Abim tekrar heycanla cevapladı ve salonda bir alkış koptu.

"Siz Beren Erdenet Ozan Demir'i eşiniz olarak kabul ediyormusunuz. "

"Evet"

Beren abim kadar olmasada yüksek sesle bağırmıştı salonda tekrar bir alkış koparken memur şehitlere sormuştu onlarda cevap verdikten sonra imzalar atılmış Nikah töreni sona ermişti.

Nikahın ardından oyun havaları çalmaya başlamış herkes piste çıkmıştı birkaç halay çekildikten sonra tekrar dans müziği çalmış bu sefer bütün çiftler dansa kalkmıştı halay nedeniyle topuklu ayakabı ayağımı acıtığı için biraz oturmup Piste dans eden çiftleri izlemeye başladım Gökçe'yle Eren dans ediyorlardı hata annem ve babam bile dansa kalkmıştı ben dans eden insanları izlerken önüme bir el uzatıldı kafamı kaldırıp elin sahibine baktığımda karşımda bir adet ağa bozuntusu buldum kaş göz işaretleriyle 'Ne var ' derken gözlerini devirip elimi tutarak beni piste doğru sürükledi evet bildiğin sürükledi odun ne olacak.

Piste gelip karşı karşıya durduğumuzda bir elini belime atarlar sağ elimi avuçları içine aldı el mecbur sol elimi omzuna çıkarıp o malum soruyu sordum.

"N'apıyosun ya? "

Kaşkarımı çatarak sorduğum soruya gülmüştü.

Neye gülüyor acaba yine

"Karımla dans ediyorum ne var "

Gözlerim sonuna kadar açılırken omuzunda ki elimi sıktım peki ne oldu tabiki hiçbirşey ayı ne olacak işlemiyor.

"Ben senin karın değilim. "

Gülümsemesi daha da genişlerken kulağıma yaklaşıp;

"Henüz değilsin ama bir hafta sonra olacaksın"

Her şeye de bir cevabı var gözlerimi devirip

Yapmacık bir gülümseme ile bu sefer ben kulağına yaklaştım;

"Benimle evlendiğin için seni hergün pişman edeceğim"

Aramıza mesafe koymadan cevapladı.

"Sabırsızlıkla bekliyorum. "

Hafif uzaklaşıp cevap vermedim ki zaten müzik kesilmişti ayrılıp yerlerimize oturacağımız sırada Yaman abim yanında elerinde tulum ve kemençe olan iki adam ve horon ekibiyle içeri girdi , bunun sevinciyle ufak bir sevinç çığlığı atım.

"Ne oldu niye bağırıyorsun? "

Hödük ağanın sorusuna Karşıdan gelen abimi işaret ederek cevap verdim.

"Biraz da bizim yöreyi gösterelim size? "

Gülerek söylediğim sözlere göz kırparak karşılık verdi

"Merakla bekliyorum sizin yöreyi "

Yanımdan ayrılıp pisti tam gören bir masaya oturdu.

Kemençe ve tulum eşliğinde başlayan müzikle horon ekibi oynamaya başladı bizde alkışlar eşliğinde izliyorduk. Ekip ilk şovunu yaptıktan sonra yeni bir horonla bizde katılarak horon oynadık Ozan abim sağımda Yaman abim solumdaydı üçümüz aynı hareketleri yapıp aynı anda coşuyorduk.

Horon hızlandıkça bağırıp ayaklarımızı yere vurup geri geri gidip tekrar sert adımlarla öne geliyorduk öyleki atığımız adımların sesi salonda yankılanıyordu.

Uzun süren horon sonunda bittiğinde düğünün sonlarına yaklaşıyorduk dediğimi yapıp çok eğlenmiştim. yüzümde havalı olduğunu düşündüğüm bir gülümsemeyle hödük ağaya ilerledim.

"Nasıl beğendin mi bizim yöremizi"

Sorum ile hafif gülümsemeyle birlikte

"Hayır bildiğin yeri tepelediniz"

Bu sefer gülen bendim biraz öyleydi ama çok eğlenceli ve güzeldi .

"Adı üzerinde horon teptik"

Verdiğim cevap hoşuna gitmemiş olacak ki yüzünü buruşturdu. Cevap vereceği sırada salonda bir ses duyuldu.

"Evet sayın misafirler düğünümüzün sonuna geldik herkese iyi gece... "

Adam konuşmasını bitiremeden sahneye biri atlayıp mikrofonu adamın elinden çekip aldı ve adamı kenara itti evet bildiğiniz itti.

"Sen çekil hele şurdan kolbastısız Karadeniz düğünü mü olur. "

Tahmin etmesi zor değildi bu kişi tabi ki de canım ikizim Eren'den başkası değildi.

"Çal bakalım kolbastı "

Sahneden inip bana bakarak eliyle gel işareti yapıp bağırarak.

"Sen gel buraya gel"

Gülerek Berhan'a dönüp

"İzle ve gör "

Kafasını salayarak onayladığında ayağımdaki topuklu ayakabıları çıkaratak tekrar piste ilerledim.

Çalan kolbastı müziği ile abimle karşılıklı bir şekilde ritim tuturup oynamaya başladık.

Bizimle birlikte bir çok kişi oynamaya başlamıştı anlayacağınız geceye kolbastıyla nokta koymuştuk. zaten aile ve akrabalar dışında kimse kalmamıştı salonda.



(Horonu bu şekilde hayal edin ve kolbastı sahnesini çoğu kişi biliyodur büyük ihtimalle eklemek istedim)

Kolbastı bittikten sonra herkes arabalara binip dağılmıştı Annemler çıkmadan lavaboya gideceğimi söyleyerek yanlarından ayrıldım .

Lavaboya geçip elimi yüzümü yıkayıp bende dışarı çıktım ama Berhan dışında kimse yoktu. Yanına yaklaşıp

"Diğerleri nerde? "

"Gittiler seni ben bırakıcam"

Çok yorulmuştum ve hiç polemiğe girmemek için onaylayıp yanından geçerek arabaya bindim o da fazla beklemeden binip arabayı çalıştırdı. Salon eve uzak olduğu için gözlerimi kapatıp yol boyu konuşmadım zaten o da birşey demeden yola odaklanmıştı.

Evet uzun zaman sonra yeni bölüm geldi

Umarım beğenirsiniz.

Aklımda çok güzel kurgular var ama bu iki kitap bitmeden başlamak istemiyorum sizce ne yapmalıyım?

Yorum ve vote vermeyi unutmayalım⭐

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.