İçeriğe geç

Beni Bırakma

Bölüm 15 · 6 dk okuma

Beni Bırakma

Bölüm 15

12. BÖLÜM

Medya: BERHAN

Masal'dan

O gece olanlardan sonra kimseye tek kelime etmeden eve dönmüştüm şimdi ise sabahın köründe tekrar geliştim bugün kına vardı biz de yavaş yavaş hazırlanıyorduk kadınlar arasında ufak bir eğlence olacaktı kına yanacağı zamanda erkekler gelecekti fazla abartmaya gerek duymuyordum o yüzden siyah uzun kollu kalem yırtmaçlı midi bir elbise tercih etmiştim saçlarımı düzleştirip arkada salık bıraktım geriye bir tek makyajım kalmıştı Beren saçları yapıldıktan sonara kaftanını giyinmişti şimdi ise makyajı yapılıyordu .

Diğer herkes hazırlanmıştı hatta aşağı inmiş yavaş yavaş gelen misafirleri karşılıyorlardı odada Gökçe beren ve ben kalmıştım Gökçe'yle yarın ne yapacağımızı konuşuyorduk

"Gökçe Allah aşkına bugünü bir atlatalım gerisini yarın düşünürüz"

İsyankâr sesimle sıkıldığımı belirtirken nihayet Beren'in işi bitmişti çok güzel bir gelin olmuştu kısa sürede benimde makyajım bitmişti toprak tonlarında bir far, eyeliner ve maskaradan oluşan hafif bir göz makyajı yaptırmıştım dudaklarıma sürdüğüm parlatıcıyla makyajım tamamen hazırdı.

Nerdeyse bütün misafirler gelmişti konağın avlusu süslenmiş misafirler için sandalyeler dizilmişti aşağı indiğimden buyana birsürü insana hoşgeldin edip tanışmıştım nihayet oturduğumda bu seferde halaya kaldırmışlardı bilmiyorum desemde dinlememiş çekiştirerek halaya almışlardı Allahtan o kadar zor değildide hemen kavramış ve ayak uydurmuştum eğlence biraz daha devam ettikten sonra davul zurna eşliğinde erkekler gelmiş kına merasimi başlamıştı gelinle dağmadın etrafında dönerek kına türküleri söylenmişti Rojgül hanım ve Beren ağladığında ise kına yakılmak istenmişti ama gelin elini açmadığı için altın istenmişti annem altını taktıktan sonra Beren'in kınası yanmıştı sıra abime geldiğinde kulağına eyilerek

"Sakın elini açayım deme"

Tam elini açtığı sırada sözlerimle tekrar kapattı Gökçe gülerek Rojgül hanıma hitaben

"Kaynana kaynana damat elini açmıyor "

Etraftan gülüşme sesleri geldiğinde bende kendimi tutamayıp gülmeye başadım Rojgül hanımda gülümseyerek elindeki altını Ozan abimin yakasına taktı abimin de kınası yandıktan sonra kadınlar hepbir ağızdan zılgıt çalmaya başladılar abimle Beren masalarına oturduktan sonra tekrar halaya başlanmıştı bu sefer erkekler çekiyordu halay başında tanımadığım bir adam yanında Arıt abi ve Ulaş vardı pek sevgili müstakbel kocama baktığımda kapıda bir adamla konuştuğunu gördüm sert çehresiyle etrafa ben tehlikeliyim havası katsada fazlasıyla yakışıklıydı konağa girdiğinden beri birçok kızın ilgisini çekmişti farketmeme rağmen sessiz kalmıştım kısknmıyordum ama yinede kötü hissettiriyordu parmağındaki yüzüğüdemi görmüyorlardı 'hayır zaten sevmiyosun sana ne oluyor kızım"

İç sesimden gelen uyarıya kadar çatığım kaşlarımla Berhan'a baktığımı hatta yanındaki adamın gittiğini onunda bana baktığını bile fark etmemiştim ne var der gibi başını sallayarak göz kırptığında silkelenerek kendimi toplayıp omuz silktim bu sefer de tek kaşını kaldırıp eminmisin der gibi baktığında etrafıma bakınıp kimsenin bakmadığından emin olduktan sonra dil çıkarıp gülümsedim ilk başta ne yaptığımı anlamayıp şaşırsada ardından gülmüştü yanına gelen adamla gülmeyi kesip ciddiyetini tekrar takınıp yanına gelen adamla el sıkıştı o kadar hızlı bir şekilde surat ifadesini değiştirmişti ki komiğime gitmişti bende gülüp önüme dönüp kızlarla birlikte sohbette katıldım

Berhan'ın kuzenleriyle tanışmış ve çok sevmiştim büyük halsının bir kızı vardı oda evli iki çocuk annesiydi dayısının kızıda nişanlanmıştı 2 ay sonra düğünü vardı küçük halasının kızı ise üniversite okuyordu hepsi birbirleriyle çok iyi anlaşıyorları samimi hareketleriyle kendilerinin sevdirmişlerdi ilk başta Aycan'la yaşanan olayı hatırlatıklarında utansam da çok iyi yaptığımı Asya'ya böyle bir şeyi ilk kez yapmaığını Asya'yı çok üzdüğünü yaptıklarımın az bile oluğunu söylemişlerdi bende bunları duyduktan sonra pişmanlığımı bir köşeye atıp tekrar öfkelenmiştim bir insan daha 5 yaşındaki bir çocuğa nasıl böyle bir şey yapabilirdi hiçmi düşünmüyordu karşısındakinin bir çocuk olduğunu

"Seninki halaya girdi "

Gökçe kolumu dürterek halayı işaret ettiğinde halay başı olan adama baktım evet evet yanlış görmedim halayın başındaki adam benim nişanlım yani müstakbel kocamdı şaşkınlıkla ritmik bir şekilde hareket eden omuzlarına ve ayaklarına baktım adam resmen halaya coolluk kattı be. Cidden öyleydi halay farklı bir boyuta geçmişti.

"Allah'ım çok yakışıklı hiç olacak iş mi Mardin ağasının başka bir şehirden nişanlanması ağa kızları dururken"

Arkadaki kızların konuşmasıyla kaşkarım istemsizce çatılmış elerim yumruk şeklini almıştı 'o kız bayılıyordu zaten ağa karısı olmaya' sessiz bir şekilde homurdanıp sandalyeye yaslanarak kolarımı birbirine bağladım ne diye halaya kalktın sanki bütün gözler gelinle damattan çok kendinde beyefendinin üzerine giyindiği siyah takımın ceketini çıkarmış gömleğinin kolarını katlamıştı ve bütün kasları belliydi birde bu şekilde halay başı olmuştu.

Rojgül hanım yanında güzel bir kadınla geldiğinde ayağa kalktım

"Kızım bak bu Burçak Fırat oğlumun karısı Burçak kızım buda benim güzeller güzeli gelinim Masal "

Gülümseyerek kadına sarıldım

"Memnun oldum canım hoşgeldin"

Burçak'ta bana sarılarak ayrıldı Rojgül hanım tekrar misafirlerle ilgilenmek için yanımızdan ayrıldı Burçak'la birlikte oturup sohbet etmeye başladığımızda halayda Berhan'ın yanında halay çeken adamın eşi olduğunu hatta çok halay çekmemesi için uyardığını ama kocasının onu dinlemediğini arkadaşı yani Berhan'la birlikte çok dikkat çektiklerini söylemişti samimi tavırları ona ısınmamı sağlamıştı.

Nihayet halay bittiğinde pek sevgili nişanlım ve Burçak'ın eşi yanımıza geldiler

"Masal tanışmışsın Burçak'la"

Berhan yanıma oturup soluklanmaya başladı yorulduğu belliydi ve fazlasıylada terlemişti kafamı sallayarak onayladım

"Masal'cım bu da benim gece kankasıyla uyuycak olan kocam Fırat"

Fırat karısının ne dediğini anlamamış olacak ki elini bana uzatarak

"Memnun oldum yenge"

Gülümseyerek elini sıktım "bende memnun oldum " dedikten sonra elimi çektim boğazım kuruduğu için yandaki masada duran suyu alıp içmeye başladım

"Duydun mu Berhan aşkım bu gece birlikte uyuyacakmışız hep hayalini kurardım şimdi gerçek olacak"

Fırat'ın söyledikleriyle içtiğim su boğazımda kalmıştı bir anda öksürmeye başladığımda Berhan bir yandan sırtıma vuruyor bir yandan Fırat'a laf yetiştiriyordu

"Lan yürü git şerefsiz saçma sapan konuşma"

Öksürüklerim nihayet durduğunda Berhan bana dönerek iyi olup olmadığımı sorduğunda iyi olduğumu söyleyip Fırat'a döndüm

"Ne o yenge kıskandınmı sen biraz"

Bu adam ciddimiydi dışardan bakıldığında çok sert biri gibi görünsede değildi bu yüzden şaşırmıştım

"Hayır sadece şaşırdım senden böyle bir tepki beklemiyordum hem ne kıskanacağım be bunu al senin olsun tepe tepe kullan hayrını gör"

Burçak dediklerime gülerken Berhan kaşlarını çatarak bana bakıyordu ona dönüp ne var der gibi baktığımda

"Berhoş bak müstakbel karın da seni bana verdi hadi gel yarınki nikah masasına biz oturalım"

Araya giren tabi ki Fırat'tı Burçak , Berhan'a bakarak

"Evlendim hala kurtulamadım senden kumadan betersin ya senin yanında ben kendimi fazlalık gibi hissediyorum "

Berhan bakışlarını benden alıp Burçak'a çevirdi

"Evlendiniz hala düşmedi kocan yakamdan bana yakınacağına ona söyle"

"O zaten bugün birsürü hata yaptı bu gidişle gece koltukta yatacak"

Fırat gülerek karısını koları arasına aldı

"Ben senin gönlünü nasıl alacağımı biliyorum"

Burçak kocasının kolları arasından çıkarak

"Nasıl olacakmış o iş"

Fırat bu sefer ayağa kalkarak karısına elini uzattı

"Cida oynayacağız hadi gel bakalım güzel karım Berhan, yenge hadi sizde gelin"

Ben Berhan'a dönüp ne cevap vereceğini beklerken o ayağa kalkıp elini uzzattı

"Hiç bilmiyorum deme oynamışsın kalk hadi"

Derin bir nefes alıp vererek uzattığı eli tutup ayağa kalktım hep birlikte pistte geçtiğimizde başta Berhan yanında ben benim yanımda Burçak ve Fırat vardı Berhan ellerimizi birbirine kenetleyip omuzlarımızı birleştirdi müziğin başlamasıyla ritme uyarak omuzlarımızı hareket ettirip yavaş yavaş ilerlemeye başladım halay bu şekilde devam ederken Berhan elimi bırakmadan ortaya geçtiğinde bu sefer karşılıklı omuzlarımızı değdirerek oynamaya başlamıştık halaydakiler devam ederken diğerleri alkış tutmuşlardı bu şekilde biraz oynadıktan sonfa tekrar halay başına geçmiştik bizden sonra Fırta ve Burçak ortaya çıkmışlardı onlarda düşman çatlatırcasına oynadıktan sonra halay bitmişti.

Berhan'la birlikte giden misafirleri uğrlamak için kapıya geçmiştik giydiğim ayakkabı ayağımı vurmaya başladığında Berhan'a tutunarak ayakkabımı çıkardım beton zemine çıplak ayakla bastığımda hissettiğim rahatlamayla gülümsedim .

Nihayet misafirler gittiğinde herkes yorgunluktan ölüyordu bizde fazla durmadan eve gelmiştik duşa girip çıktıktan sonra kendimi yatağa tabiri caizse attım zaten çok geçmeden uyku kolları arasına almıştı beni...

Ben geldim

Bölümü nasıl buldunuz

Bölüm hakkındaki sorularınızı bekliyorum

minik yıldızı parlatabilirmiyiz⭐

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.