Evet aradan tam tamına 6 sene geçer ve ikizler ilk okul çağına gelirler. Hasan ve Handan o kadar heyecanlılardır ki bu heyecanlarına anne ve babalarıda ortak olur.
Ertesi gün Saat 09:00
Emel: hadi yavrularım kalkın bugün okulun ilk günü uyanın artık.
Der ama ikizler yataklarında yoktu endişeli bir şekilde mehmete
Emel: Mehmet kalk çocuklar yok.
Mehmet: odalarına baktın mı.
Emel: evet.
Mehmet: peki salona?
Emelin salona bakmak hiç aklına gelmemişti hemen hızlıca salona doğru koştu ama gördü ki ikizler hazırlanmış anne ve babalarını bekliyorlardı
Handan: şu uykuculara bak kardeşim bizden sonra uyanıyorlar.
Hasan: görüyorum kardeşim.
Emel tebessüm ederek onlara baktı ve
Emel: az daha sizi aramaya polise gidiyordum niye kaldırmadınız bizi.
Hasan: biz seslendik anne ama siz kalkmadınız bizde handanla tek başımıza gitmeye karar verdik ki sen geldin
Emel: özür dilerim alarmı kurmayı unutmuşum durun hemen bir ekmek arası birşeyler yapayım ve hemen giyinip geliyorum.
Mehmet: senin gelmene gerek kalmadı hayatım ben giyindim bile hemen arabayla çocukları bırakırım hem oradan işede giderim.
Emel: gerçekten mi tamam o zaman bende birazcık daha uyuyayım.
Mehmet: tamam canım.
Emel Mehmeti ve ikizleri öpüp yolcu eder
Emel: merak etmeyin tam zamanında sizi almaya geleceğim.
Hasan ve Handan: tamam anne seni çok seviyoruz
Emel: bende sizi canlarım hadi Allah zihin açıklığı versin yavrularıma
Mehmet: ee bana yok mu?
Emel: sanada koca çocuk sana da
Emel evde tekti uyurum diye düşünmüştü ama uyuyamadı yıllar sonra ilk kez tek başına kaldı çünkü Mehmet Hasan Bey'in ölüm haberini aldıktan sonra hiçbir şekilde emeli yalnız bırakmadı... Bırakamadı çünkü biliyordu her an aklına geldikçe ağladığını ve bi yandan da kendine zarar verir diye hep korktu.Emel salonun baş köşesinde sehpanın üzerinde duran babasının fotoğrafını eline aldı uzun, uzun baktı ve sanki babası karşısındaymış gibi
Emel: ah babam keşke görebilseydin benim bu mutlu günlerimi, torunlarını evet bana kızgın gittin biliyorum çok özür dilerim bende isterdim telimle, duvağım ile evimden senin çıkarmanı ama olmadı babam beni affet olur mu umarım göçmeden önce bana hakkını helal etmişsindir benim sana hakkım her zaman helal.
Dedi ve fotoğrafı yerine bırakarak abdest almaya ve babası ve annesinin ruhuna birer Fatiha suresi okumaya karar verir.
Saat 15:30
Emel Kur-an Kerim'ini okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamamış saate baktığında çocukların çıkma vaktinin geçtiğini görmüş ve hemen hazırlanmaya başlamıştı ki kapı çaldı gelen Mehmet ve ikizlerdi emel üzgün bir şekilde çocuklara
Emel: annem çok özür dilerim sizin okuldan çıkacağınızı unuttum affedin beni söz bir daha böyle bir şey olmayacak.
Dedi ama zaten ikizler o na kızmamıştı ki
Handan ve Hasan: üzülme anne babam bizi hemen almaya geldi zaten merak etme
Dediler ama emel yinede üzgün ve mahcuptu bu halini gören Mehmet
Mehmet: sen ağladın mı?
Emel: annem ve babamın ruhuna birer Fatiha suresi okudum da okurken biraz ağladım
Mehmet karısının bu durumuna çok üzülmüştü ona sarılıp
Mehmet: seni evde tek bırakmayacaktım özür dilerim
Emel: hayır asıl benim bu duruma artık alışmam lazım
Emel babasının ölüm haberini aldıktan sonra psikolojik olarak tedavi görmeye başladı Mehmet ikizler doğduktan sonra bir ümit düzelir diye düşünmüştü ama maalesef emelin durumu daha kötüleşmiş ve ciddi bir hâl almıştı neredeyse her gün ağlıyor ve intihar girişimlerinde bulunuyordu ki bu son girişiminden sonra hemen tanıdığı bir psikoloğa götürmek zorunda kaldı Mehmet.
Mehmet: doktorun verdiği ilaçları aldın mı inci tanem?
Emel: siz gittikten hemen sonra içtim merak etme
Mehmet: peki o zaman hemen üstüne birşeyler giyin çocuklarıda alalım dışarıda yiyelim bugün yemeği hem havada almış olursun.
Emel: yok sizin gidin ben gelmeyeceğim
Mehmet: tamam o zaman bizde evde yiyelim
Emel: sen beni boşver çocukları çıkart dışarı hem havada almış olurlar.
Mehmet: sensiz hiçbir yere gitmem emelim bak zaten bugün tek bıraktığım için o kadar pişmanım ki sanki durumunu bilmiyormuş gibi
Mehmet bunları söylerken ikisinin de gözleri dolmuştu emel Mehmet'in göz yaşlarını silerek
Emel: tamam beni bekleyin ben giyiniyorum hemen, hem ağlamada bu yaşlar benim yüzümden aksın istemem
Mehmet: varsın benim bu göz yaşlarım senin için aksın ama sen ağlama,üzülme emelim sen ağladıkça ben daha çok kahroluyorum.
Emel ve Mehmet sarılıp daha çok ağladılar
Emel: tamam çocuklar görecek üzülmesinler şimdi bize
Mehmet: tamam hadi sende giyin ben çocukları alıp arabada seni bekleyelim
Emel: tamam siz bekleyin
Emel hemen üstünü giyinip arabaya doğru yürümeye başladı
Üstünde kırmızı beyaz puantiyeli çok güzel bir elbise, yüzünde de hafif çok güzel bir makyaj vardı emel'in Mehmet arabadan inip hemen emelin kapısını açtı ve
Mehmet: çok güzel olmuşsun İnci tanem
Emel: teşekkür ederim çocuklar ağladığımı anlamasınlar diye makyaj yaptım
Çocuklar annelerini ilk kez böyle görmüş ve şaşırmışlardı ikiside ağızı açık bir şekilde
Hasan ve Handan: anne çok güzel olmuşsun prenses gibisin
Emel çocukların bu yorumlarına çok sevinmşti ve
Emel: ayy çok teşekkür ederim canlarım benim.
Mehmet gözlerini emelden ayıramıyordu yıllar sonra ilk kez böyle görmüştü karısını
Mehmet: ee hadi artık annemizde geldiğine göre gidebiliriz
Bugün ilk kez ailecek yemeğe çıkmış ve ailecek sohbet edeceklerdi Cantürk ailesi.

