(Çisem’in ağzından)
Yeni eve taşındım diye hayatımın düzene gireceğini düşündüm.
Evren dedi ki:
“Yok canım, gel biraz da psikolojik gerilim oynayalım.”
Sabah uyandım.
İlk yaptığım şey ne biliyor musun?
Evi dinlemek.
EVİ.
Yani normal insanlar alarmı kapatır, ben yatakta durmuş “acaba bugün bana bir şey diyecek mi?” diye duvarlara kulak kabartıyorum.
Duvar: 👁️👄👁️
Ben: 👁️👄👁️
Hiçbir şey olmadı.
“İyi,” dedim. “Konuşmasın zaten, ben hazır değilim.”
Mutfağa gittim.Kahve yaptım.Fincanı iki elimle tuttum.
Niye?
Çünkü dün düşürdüm.Travma oluştu.Evet, bardak kırığı travması yaşıyorum şu an.
Dün gelen mesaj yine aklıma geldi:
“Evi fazla kurcalama.”
Ya biri bana yazdıysa?Ya da ben kendi kendime yazdıysam?Yani bu noktada kendime mesaj atsam şaşırmam.
“Çisem, lütfen sakin ol.”
“Teşekkürler Çisem, deniyorum.”
“Bugün normal davranıyoruz,” dedim.
“Hiçbir şeyi kurcalamıyoruz.”
Sonra direkt salondaki o duvara baktım.
…
Ben kendime niye söz veriyorum ya? Tutmayacaksam?
Kapı çaldı.
Ben:
Kalp: 112 aranıyor
Beyin: “cool ol cool ol”
Beden: dondu
Gidip açtım.Karşımda bir kız;
Sarışın, bakımlı, net “ben ana karakterim” enerjisi.Beni süzdü.
“Yeni taşınan sensin,” dedi.
Dedim ki içimden: yok ben eskiyim zaten burada doğdum
Ama dışarıdan: “Evet.”
“Almila,” dedi. “Komşu sayılırım.”
Sayılırım mı???Tam olarak neyin komşususun sen?Kadın davet beklemeden içeri girdi.Ev benim.Kontrol onda.Ben NPC gibi kapıda kaldım.Salona geçti.
TABİİ Kİ o duvarın önünde durdu.Bu duvar mahallede ünlü mü?
“Burası güzel,” dedi.
Ben içimden: abla orası beni rahatsız ediyor
Ama dışarıdan: “Evet ya…”Yalan söylüyorum. İlk günden.
“Ne iş yapıyorsun?” dedi.
“Hemşireyim.”
“Güzel,” dedi. “İnsan kurtarıyorsun falan.”
FALAN???Hayat kurtarmayı “falan” diye özetledi.Tamam.Sonra bana baktı.Baya baktı.
“Umarım kendini de kurtarıyorsundur.”
Bu nasıl laf???Kız beni iki dakikada terapiye soktu.Ücretsiz.Biraz konuştuk.Daha doğrusu o anlattı, ben “hı hı” yaptım.
Mersinli, editör, tek yaşıyor.Ama vibe şu: her şeyi biliyor ama sana söylemiyor.Sonra bomba attı:
“Bu evde senden önce kim vardı biliyor musun?”
Kalbim: yine sahnede
“Yok,” dedim.
“Leyla Demir,” dedi.
İsim geldi ama… nereye koyacağımı bulamadım.
“Yaşlıydı,” dedi. “Tek yaşıyordu.”Durdu.“Biraz garipti.”
Ben: “ben de olacağım birazdan”
“Ne oldu ona?” dedim.
“Gitti,” dedi???Bu ne açıklama ya.Uber mi çağırdı, uçtu mu, kayboldu mu?
“Nasıl yani?” dedim.
“Gitti işte,” dedi.Harika.Bilgi sıfır, gerilim maksimum.Giderken kapıda durdu.Bana baktı.
“Gece ses duyarsan…” dedi.Durdu.Devam etmedi.
“NE?” dedim.
Gülümsedi.
“Alışırsın.”
YOK ARTIK.Bu mahallede giriş şartı bu cümleyi ezberlemek mi???Kapıyı kapattım.Sırtımı yasladım.
“Tamam,” dedim. “Her şey normal.”Hiçbir şey normal değil.Ben bile normal değilim şu an.Akşam oldu.Ev sessiz.Ama böyle boş sessizlik değil.Böyle… “ben buradayım ama sen fark etme diye sessizim” sessizliği.
Ben: 😐
Yemek yaptım.Yedim falan.Ama dikkat ettim:Ben artık evi izlemiyorum.Ev de beni izlemiyor.Sadece aynı ortamdayız.Bu ilişki beni çok rahatsız etti.
Gece oldu.Yattım.Uyuyacağım…
Tık.
Gözlerim açıldı.
Ben: “yok artık ya”
Duvar.Tabii ki duvar.“Borudur,” dedim.“Kesin borudur.”
İç ses: boru değil bu, kabul et
Kalktım.Salona gittim.Işık kapalı.Ay ışığı var.Duvara baktım.
Ve YEMİN EDERİM Duvar bir an böyle…sanki nefes aldı.Çok kısa.Ama gördüm.Geri çekildim.
“Tamam,” dedim. “Sen kafayı yedin.”
Ama sesim bile bana inanmadı.O gece şunu fark ettim:
Bu evde korku böyle “hop!” diye gelmiyor.Yavaş yavaş geliyor.Seni korkutmuyor.Seni alıştırıyor.Ve en saçma kısmı?Ben hâlâ gitmeyi düşünmüyorum.Yani…neden gitmiyorum ben??
