İçeriğe geç

BENAN

Bölüm 4 · 10 dk okuma

BENAN

Bölüm 4

3.Bölüm

Eşyalarımızı toplayıp Mardin’e dönmemizin üzerinden 1 hafta geçmişti. Demirhan ailesinin her yerde beni aradığını da duyduğumda peşimi bırakmayacaklarını anladım. Görevlendirme üzerine ben ve tim sınırda bir göreve çıktık ne kadar süreceğin belirsizdi belki bir gün belki 3 ay neyse bunları düşünmemin hiç yer değildi. Mevzide pusuda beklerken ateşin telsizden sesi gelmesiyle konuşmalarını dinledim yine boş muhabbet yapıyorlardı. Zaten ekibin neşelisi ateşti böyle ciddi ortamlarda şebeklik yapmayı da çok sever kendisi neyse.

6 ay sonra -Miraç

Odamda oturmuş dosyalarla ilgilenirken aklımda olan yıllar sonra çıkıp gelen kız kardeşi bir türlü atamıyordum o gelmemişti bizimkiler bulmuşlardı. Kız da bu konuda çok sertti ve izini kaybettirmişti hiçbir yerde yoktu çalıştığı yere operasyon düzenlenmiş ve patronları gözaltına alınmıştı ve o ikili hiç var olmamış gibi ortalıktan kaybolmuşlardı. Ne bok dönüyor bilmiyorum yarın izne çıkıyorum ve yeni görevlendirme yerim olan Mardin’e doğru yola çıkacaktım yüzbaşı miraç Karahan yıllar sonra aile evine dönecekti. İç çekti kız kardeşi biriciğiydi, gözbebeğiydi evin onun için herkes canını verirdi ama kız kardeşimizi bizden almışlardı bu kızın söylediği ismi de araştırmıştım adam öldü gözüküyordu babamın üvey kardeşiydi biz hiç tanımamıştık babamda o kız söyleyince anlatmak zorunda kaldı üvey kardeşleriymiş babamın en büyük düşmanı olmuş babam nedenini bilmiyordu. Eve geçmem gerekiyordu ama kafama doluşan o kızı atamıyordum bakışları kendinden emin konuşması aklına kazınmıştı. Annesiz babasız büyümüş olsada okumuş ve kendi ayakları üstünde durmuş bir kadın olmuş ve bu onun dikkatini çeken ilk şey olmuştu. Kabul etmesi zor geliyor bana ama o benim kız kardeşimdi. Ayaza nasıl bozmuştu ama en çok ayazla uğraşırlardı evde kız kardeşi de hissetmiş gibi o da ona ağzının payını vermişti. Keyfim yerine geliyordu onu böyle düşününce oğlum lan ben yıllar sonra kardeşimi gördüm ya ama şuan nerede ne yaptığını bilmiyorum. S*k kafalı herifin tekiyim o sırada telefonum çaldı baktığımda annem arıyordu

‘Efendim meleğim’

‘Annem oğlum kardeşinden haber var mı oğlum niye bulamadınız hala’

‘Annem yarın geliyorum bir haber alsak sana söylerim babam nerede hem o sana söyler’

‘Baban alev gibi geziyor evde ayaza her saniye her dakika söyleniyor o da çekilmez oldu’

‘Annem hadi işlerimi halledeyim eşyalarımı toplamaya gideceğim yârın görüşeceğiz’ diyerek sonlandırdım konuşmayı onun içinde zordu yıllardır öldü olarak bildiği kızı bulunuyor ve ortadan yine yok oluyordu. Babamın gözbebeğiydi zaten o bulunduğunda inanamamıştı hala da inanmıyor da olabilir çünkü babam ve annemin yıllar aldı toparlanması. Hızla oturduğum koltuktan kalktım ceketimi üstüme atıp çıktım. Beni gören erler selam veriyorlardı bende selamlarını alıyordum sonunda çıkabildiğimde arabama binip eve doğru yola çıktım.

Sabah olmuş ben Mardin’e doğru yola koyulmuştum. Arabayla gidiyordum Mesafe uzun değildi 3 saatlik yoldu nede olsa sigaramı yaktığımda Fuat arıyordu

‘Komutanım günaydın daha erken arayacaktım ama uyuyorsunuzdur diye aramadım’

‘Günaydın Fuat bir şeyler bulabildin mi?’

‘Komutanım sizce de çok garip değil mi hiç var olmamış gibi yok olmuşlar polislerle bile görüştü istihbarattan arkadaş öyle birileri yok diyorlar ya kızlar bir işler çeviriyor ya da polislerin bize bahsetmediği konular var’

‘Kafayı yiyeceğim Fuat artık ne bok varsa öğrenmeliyiz ve ben kardeşimi bulmalıyım’

‘Zor komutanım acaba bizden birileri de o yüzden mi böyle kolay saklanıyorlar acaba’

‘S*ktir oradan a*ına kodumun kafayı yicem bul artık bir şeyler Fuat’

‘Demesi kolay komutanım’ dediğini duymuştum ama

‘Anlamadım’

‘Y-ok bir şey komutanım emredersiniz komutanım’ diyerek telefonu kapattı. Mardin’e girdiğimde doğru eve sürdüm anneme kaç aydır görmüyorum özledim kadını bir görüp hasret gidereyim. Kapıya geldiğimde beni görmen korumalar hemen kapıyı açtılar. İçeri geçtiğimde büyük bir hareketlilik vardı konakta beni gören solmaz abla

“Ay hanımımmm geldi geldi” diye bağırdı anneme duyurmak için. Onun bu heyecanına güldüm

“Sakin ol be solmaz ablam”

“Oy evladım hoşgeldin yavrum” diyerek kocaman sarıldı bende sarıldım arkasında yaşlı gözlerle bana bakan annemi gördüm kardeşlerimde avludalardı. Annemde hızla sarıldığında ağlamaya başlamıştı

“Annem nolur ağlama” dediğimde annem daha çok ağlamaya başladı

“Oğlum kızımı hala nasıl bulamazsınız ben kızımı istiyorum” dediğinde

“Anne her yere baktım hiçbir yerde yok azad daha önce nasıl buldu bilmiyorum onunla da konuşalım bir hal çaresine bakarız daha fazla ağlama artık” dediğimde ayaz

“Çok gerekli ya kızın için aylardır bizi görmüyorsun anne” dediğinde sinirle ona baktım

“Sakın ayaz bak bu sefer mahvederim seni istesekte istemesekte o bizim kızkardeşimiz anneme artık bununla ilgili bir şey dediğini duymayayım” dediğimde ayaz ise

“Sende en başında serttin benim kardeşim öldü diyordun noldu Miraç senin gözünü ne bürüdü de bu kıza inanmaya başladın” dediğinde

“Şaka mısın a*ına koyayım kız biz ona inanalım diye kılını bile kıpırdatmadı salak bunu önce bir gör ve kız izini bile kaybettirdi aptal sence kız bizi istese böyle bir duruma düşer miydik” dediğimde sustu haklıydım çünkü.

BENAN’dan

Görevde son günümüzü tamamlıyorduk artık gitme vaktimiz gelmişti. Çok yorulmuştuk ama değmişti ben ve ilhami vurulmuştuk neyse ki yaralarımız ciddi değildi. Ben omzumdan ilhami karın boşluğundan vurulmuştu ikimize de Alp müdahale etmişti. Helikopterden indiğimizde yüzbaşı hepimize dinlenmemiz için 2 saat vermişti ilhami ve bana ise hastaneye gitmemiz için bizi serbest bırakmıştı. Üstümüzü değiştirip Hastaneye geldiğimizde ilhami muayene için giderken bende sıramı bekliyordum

“Oha sen nasıl lan?” Diye şaşkınlıkla sordu

“Pardon birine mi benzettiniz?” Dediğim sırada

“Kusura bakmayın evet çok benzettim” diyip devam etti. Neyse o sırada sıram geldiğinde içeri geçtim omuzuma baktıklarında pansumanımı yenilediler dikişler alınana kadar zorlamamam gerekiyormuş falan filan. İlhamiyle işimizi bitirip kapıdan çıkıyorduk ki azad ve miraç karşıdan geliyordu hay a*ına koyayım ve beni görmüşlerdi sanki burada olduğumu biliyorlar gibi üstümüze geliyorlardı azad bana baktığında gözleri dolmuştu şaka mı abi. Miraç sert bir şekilde

“Kaçak meğer burnumuzun dibindeymiş” dediğinde omzumu silkeleyip

“Kimden kaçıyormuşum?” Rahat bir şekilde konuştum yanımda ilhamı

“Siz tanışıyorsunuz galiba kanka benim gitmem gerek sen haber verirsin bizimkilere” kafamla onayladım onu

“Kimden mi bizden” dediğinde

“Bakın miraç bey son konuşmamızda her şeyi açık bir şekilde konuştum yani hadi güle güle” azad ise

“Annem bir görsün içi rahat etsin o zaman aylardır ağlıyor kadın” dediğinde gözlerimi yumdum melek hanım olunca konu kimseye sert yapamıyorum.

“Belki daha sonra şimdi işlerim var.” Miraç ise

“Yine izini kaybettirmeyeceğini nerden bilebiliriz bizimle geliyorsun” dedi itiraz istemeyen ses tonuyla

“Zorla mı götüreceksin işim var diyorum”

“Gerekirse zor kullanacağım düşüncesiz bir çocuk gibi kaçtığın için bunu yapabilirim” dedi sertçe çocuk dedi

“Benimle düzgün konuş”

“Hadi abicim nolur hepimiz seni çok özledik annem ve babam kaç aydır doğru düzgün gülmediler bile” dediğinde kafamla onayladım

“Çok değil bir saat o da melek hanım için” dediğimde beni onayladı miraç bir tarafıma azad bir tarafıma geçti

“Arabam burada sizi takip ederim” dediğimde azad kafasıyla onayladı ikisi azadın arabasına giderlerken ben kendi arabama geçtim. Azadı takip ederken komutanımı aradım ve izin istedim bir problem olmayacağını söylediğinde derin nefes vermiştim. 15-20 dakika sonra konağın önünde durduğun da azad bende arkasında durdum üstüme baktığımda siyah pantolon siyah sweet siyahta mont vardı bence idare eder. Neyse beğenmeyen beğenmesin banane neyse arabadan inip azad ve miraçın arkasına geçtim onlar kapıyı çaldıklarında kapı açıldı. Kapıyı yardımcılardan biri açtı ağam falan dediler neyse beni görünce genç bir kızdı en fazla 30 yaşındaydı bana küçümseyici bir bakış attı. Salak noluyor la Miraç yüzüne yine duvarı çekip

“Annemler nerede Rojin?” Dediğinde

“Odalarındalar ağam melek hanım rahatsızlandı yine” dediğinde ikisi de telaş yaptılar

“Neyi var?” Diye azad sesini yükseltti

“Tansiyonu yükselmişti ağam” dediğinde hızla merdivenlere yöneldiler ben ise avlunun ortasında kalakalmıştım Rojin denilen kadınla

“Sen kimsin senin ağamın yanında ne işin var?” Diye terslenerek sordu bende sinirlenerek

“Sen kimsin de sana hesap vereceğim?” Diye sordum

“Neyse siz misafirlerinize böyle mi yaklaşırsınız Rojin hanım?” Derken başka bir kadın çıktı ortaya

“Kızım hoşgeldin miraç oğlum seni misafir odasına çıkarmamızı istedi geç böyle” dediğinde onu takip ettim rojine gıcık olmuştum. Büyükçe bir oturma odasına girdiğimizde üstümde ki montu çıkartıp yanımda ki kadına vererek

“Zahmet olacak ama”

“Ne zahmeti kızım ben solmaz bu evin emektarıyım avluda ki de benim kızım” dediğinde kafamla onayladım o ise oturmamı beklememi söyledi dışarı çıktığında dış kapı gürültülü bir şekilde açılıp hızlı adımlarla benim olduğum odanın kapısı açıldı. İkizler gelmişti

“Anaaaa doğruymuş ya gerçekten burada” dediğinde araz Aras kafasına vurup

“Kafa gitti seninde iyice salaklaşma” dediğinde Aras bana gelip sarıldı sıkıca

“Allahım şükürler olsun” diyerek ayrıldı benden araz da gelip sarıldı o sırada Rojin elinde kahveyle bana doğru geldi.

“Araz müsade eder misin?” Dedi Rojin hanım kibar olabiliyormuş aklıma bu sırada belimde ki silah geldi sweati hemen silahımın üstüne çektim. Rojin araz aradan çekilince önüme kahveyi bıraktı ve geri çıktı konuşacaktım ki emir bey kapıda belirdi

“Allahım sana şükürler olsun” dedi o da gelip önümde durdu

“Sarılabilir miyim kızım?” Dediğinde kafamla onayladım sıkıca o da sarıldı ben kıpırdamıyordum ayaz beyde geldiğinde biz oturmuş tuhaf bir bakışmanın içindeydik emir bey gözleriyle ayaza beni işaret ediyordu ayaz boğazını temizleyip

“Hoşgeldin” dediğinde kafamla cevap verdim ona cevap vermeyecektim o susmadı

“Niye niye çıktın ortaya merak ediyorum” dediğinde emir bey

“Haddini aşmadan konuşacaksın” dediğinde melek hanım kapıda göründü miraç ve azad kolundan tutmuş yürütüyorlardı yüzü bembeyazdı ve zayıflamıştı da.

“Annemi bu duruma getirdiğin için mutlu olmalısın” dedi ayaz susmadı ben onu umursamadan melek hanıma

“İyi misiniz keşke kalkmasaydınız ben uğrardım yanınıza” dediğimde gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı hızla gelip sarıldı bende mecbur sarıldım yoksa yere kapaklanacaktı.

“Ağlamayın lütfen daha fazla üzülmeyin” dediğimde daha çok ağladı emir beye baktığımda yardım istediğimi anladı melek hanımı benden ayırdı ve koltuğa oturttu. Ben bu sefer hızla konuşmaya başladım

“Bakın ben anne baba kavramı ne bilmiyorum bu yaşıma kadar tek geldim 10 yaşıma kadar sizleymişim haklısınız beni geri istiyorsunuz ama ben bu kavramları bilmeden nasıl aile olunur bilmiyorum istiyor muyum bilmiyorum ayaz beni istemiyor farkındayım şahsen bende onun gibi bir abiye sahip olmak istemiyorum ama diğerleriyle vakit geçirmek isterim melek hanım daha fazla üzülmeyin olur mu buradayım istediğiniz zaman arayabilirsiniz görüşebiliriz” dediğimde melek hanım kendini biraz toplayıp

“Aile oluruz kızım eskisi gibi olamasakta yeniden aile olmayı öğreniriz bizi sensizlikle sınama ben bir daha bu acıyı yaşamak istemiyorum” dediğinde ona sarıldığımda kokusu burnumu sızlattı gözlerimin dolmasını istemediğim için etrafta gezdirdim bakışlarımı ayaz yere bakıyordu. Ben ayağa kalktım

“Ben artık gitsem iyi olur” dediğimde emir bey

“Yemek yiyelim kızım bizimle birlikte vakit geçir” dediğinde saate baktım 5 e geliyordu

“Gitmem gerekiyor aslında” ayaz tekrar lafa atladı

“Ne o kırığın mı bekler” dediğinde sinirle ona dönüp sıktığım yumruğu burnuyla buluşturdum.

“Bir daha bana böyle bir ithamda bulun bak bakalım o dilini kopartıyor muyum kopartmıyor muyum?” Diye sinirle tısladım beni tutan miraçtan kendimi kurtardım. Abi tayfası ooo lamaya başladılar ayaz ise burnundan akan kanı silmekle meşguldü emir bey ise

“Allahım içimden hep bunu yapmak istiyordum içim rahatladı resmen aferin benim kızıma aldın mı lan cevabını” diye ayaza çıkıştı. Noluyoruz lan emir bey de kafayı yemiş iyi mi melek hanım

“Ayaz kardeşinle bir daha böyle konuştuğunu göreyim yüzüne bakmam senin”

“Siz iyi misiniz bu savunduğunuz kız aylardır kimin yanında kimin altındaydı kim bilir keyfi nasıl yerindeydi de aklına siz gelmediniz gelmiş bana onu savunuyorsunuz” dediğinde kapı sesi geldi

“Noluyor burada sesiniz dışarı kadar geliyor” diyerek yaşlı bir kadın girdi içeri çok güzel bir kadındı lan o gözler ne öyle yemyeşil oha bu yaşına rağmen çok güzel maşallah. Emir bey

“Kızım bu babaannen Gönül” dediğinde sinirimi hala atamamış olmam çok kötüydü. Kadın önüme gelip elini öpmem için uzattı. Öptüğümde suratında ki ifade yumuşadı ve gülümsedi çok şaşırdım gamzelerini görünce

“Oha çok güzel gülümsüyorsunuz” istemeden ağzımdan kaçtı elimle ağzımı kapatıp

“Bazen dilime hakim olamıyorum da” diyerek konuştum sonra hepsi gülümsüyordu ayaz hala burnuna nerden bulduğunu bilmediğim yazmayı tutuyordu. Emir bey

“Geç otur şöyle anne geleceğinizi söylememiştin” dediğinde gönül babaanne

“Oğul ben de bilmezdim baban hele gidelim dedi geldik öyle iyi ki gelmişiz baksana torunumu da görmüş olduk” dediğinde içeriye geçen yıllarda emekli olan komutanımın girmesiyle ayağa kalkıp asker selamı verdim

“Üsteğmen Benan Oğuz emredin komutanım” diye sert bir şekilde konuştuğumda herkes şaşırmıştı bende öyle komutanımın ne işi vardı burada diye düşünürken soyadı aklıma geldi Cemal demirhan oha dede bey benim eski komutanım mı çıktı şimdi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.