İçeriğe geç

Ben ve Hayatım

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Ben ve Hayatım

Bölüm 4

Bölüm Dört:Plan

Bugün daha fazla şey düşünmek istemiyordum.Sadece eve gidip uyuyacaktım.

-----------‐---------------------------------------------------

On altı dakika kırk yedi saniye.Okuldan eve gelmem tam olarak on altı dakika kırk yedi saniye sürüyordu.

Servisten indikten sonra ayağımın dibindeki taşlarla bir süre bakıştım.

Bugün ne yaşandı kafamdaki süzgeçten bir güzel geçirdikten sonra çöpe mi atılacak yoksa beynimin tozlu duvarlarında asılı mı duracaklardı karar vermem gerekti.Bu biraz zor ve uzun sürmüştü çünkü O vardı.

Tuğkan vardı.Servisteyken okuldan çıkmadan önce yaşanan hiçbir şeyi düşünmedim ama eve girmeden önce kafamdakileri düzenlemem gerekiyordu.

Buni hep servisteyken yapardım ama ben sadece O'nu düşünmüştüm.O neden bunu yaptı yada ben neden bunu yaptım bilmiyorum.

İyi değilim.

Evet bunun farkındayım.Kafam çok fazla dolu ve son zamanlarda dahada dolu.Yorgunum.Bunu kimseye söyleyemiyorum çünkü onlara göre bu çok 'saçma'.

Daha on dört yaşındayım ve derslerimle ilgilenmeliyim.Sadece derslerimle...Lgs senem ve aklımda derslerden başka hiçbir şey dolanamaz.

Bu düşünce aklımda bir kitabın elinde A4 kağıdı tutup beynimin bir köşesinden diğer köşesine doğru volta attığını düşündürttü.

Komik.

Ama onlara göre olmadı gereken bu.Bu sene çok önemli,istersem başka bir zamanda istediğim gibi eğlenebilirim ama şu an tek yapmam gereken Kafamı derslerden kaldırmamalıyım.

Ve bu oldukça SIKICI.

"Merak etme bende öyle düşünüyorum."

Kafamı siyah ve gri renkli taşlardan kaldırıp bebe mavisi rengindeki bulutun üstünde oturan Heaven'a çevirdim.

Kömür karası hafif dalgalı saçlarına gri renkte üç tane yıldızlı toka takmıştı.Deniz gibi masmavi gözleri çok boş bakıyordu.Ancak çok dikkatli bakılırsa fark edilecek çilleri bugün kendilerini çok belli ediyorlardı.Minik ve doğal kırmızı renkli dudakları ben buradayım diye bağırıyordu.Üstünde mor renkli bir crop giymişti ve cropun sol tarafında kocaman bir yıldız vardı ve altında da mor renkli bir şort vardı.Şortun sol bacağında bir sürü küçük yıldızlar vardı ve yıldızların hepsi gri renkliydi,cropunun üstündeki yıldızda gri renkliydi.Boynundada yıldızlı bir kolye vardı.Kulaklarında da yıldızlı kolye vardı.Ayakkabıları beyazdı ve onların üstünede gri renkli yıldızlar dökülmüştü.

Çok güzel diye düşündüm.

"Kıyafetlerin,saçın,yıldızların çok güzel."Resmen büyülenmiştim,mükemmel görünüyordu.

"Yıldızları seviyorsun diye biliyorum,bunlar hoşuna gider diye düşünmüştüm.Her neyse,derslerin ne kadar sıkıcı olduğundan bahsediyordun en son.Bende aynı fikirdeyim ve onlar artık susmalı"

Buzdandaha soğuk ve mermerden daha sert sesiyle söylediği ilk cümle içimdeki minik kelebeklerin ucusmasina neden oldu.Böyle şeyler söylemesi hoşuma gidiyordu.

İlk cümlesinin ardından söyledikleri karşısında ona hak verdim.Onların sürekli dersler hakkında konuşmaları canımı sıkıyordu.

Heaven'la sekizinci sınıfın ikinci döneminde tanıştık.İlk başta onun kendi iç sesim sanmıştı.Ne kadar da komik,onu görünce korkmuştum.

Sürekli benim hoşlandığım şeyleri yapıyor ve nasıl istersem öyle giyiniyor.Bu hoşuma gidiyor ama bir yandanda kuklammış gibi hissettiriyor.Bu kötü.

"Haklısın Heaven,artık susmaları gerek!Ama bunun nasıl olacağını bilmiyorum."

Sırıttı ve konuştu."Ondan kolayı mı var canım."Buluttan aşağı sarkan bacağını sallıyordu.

"Kolay diyorsun ama nasıl olacağını anlatmıyorsun!"Cümlemde herhangi bir kızgınlık yada suçlama yoktu sadece merak ediyordum.

"Önce eve girip üstünü değiştir ve yemeğini ye.Şu sevdiğin dersin ödevi vardı,onu bitirde bari sonra anlatırım."

Cümleleri söylemek ona imkansızmış gibi geliyor olmalıydı çünkü söyleyişi bir garipti ve bazı zamanlarda da ben onun kuklasıymışım gibi hissediyordum.

Kafamı sallayarak onu onayladım ve demir kapıyı çekerek açarak bahçeye girdim.Kapıyı aynı şekilde çekerek kapattım ve taşlı yolda yürümeye başladım.

Koşarak yolu bitirdim ve eve girdim.Çantami bir kenara fırlattım ve mutfağa girdim.

"Anneğğ kurt gibi açım."Annem omzunun üstünden bana baktı ve gülümseyip önüne döndü."Hoş geldin kızım.Biber dolması yaptım."

---------------------------------------------------------------------------------------

Yemeğimi yemiş ve ödevlerimi bitirip çantamı düzenlemiştim.Yarım saattir Heaven'ın gelmesini bekliyorum.Artık vâz geçmiş bir şekilde kitabıma uzandım ve kaldığım sayfayı açtım.

'Bunu ona ilk kez annesi söylemişti:

"Tuhafsın."

Sonra arkadaşları söyledi:

"Tuhafsın."

Sonra öğretmenleri de söyledi:

"Tuhafsın." '

Okuduğum alıntı içimde garip şeyler hissetmeme neden olmuştu.Bunun ne olduğunu anlayamamıştım.

Sanki bir çiçek onu kopararak topraktan ayırdığım için ve sonra da bir köşeye bir hiç miş gibi fırlatıp kurumaya terk ettiğim için arkamdan tonlarca beddua etmişti.

Bir kelebek,onu örümcek ağından kurtarmadığım için akıttığı tüm göz yaşları toplanıp bir ip olupta boynuma dolanmıştı.

Bir çocuk,ona gülümsemediğim için bana küsmüştü.

Bu hisse bir anlam yükleyemiyordum.Olmuyordu.

Bir köşeye sıkışmış gibi hissettiriyordu ve bu köşe de nefes almak çok zordu.

Kitabın kapağını kapatıp yatağın üstüne fırlattım ve yüzümü ellerimle kapattım.Bir ağrı yakarışlarıma aldırış etmeden bedenime saplanıyordu.

"Sakin ol."Tanıdık sesin sahibi bütün bedenimi sararak bana sarıldı.Usulca akan göz yaşlarım çıplak koluna döküldü.

Sertçe onu iterek kendimden uzaklaştırdığımda aynadaki yansımamla karşı karşıya geldim.Bu ben değilim.

Karşımdaki kız ben değildim.Değişmiştim,fazlasıyla.

"Derin..."

"Kes sesini!" Bunu bana o yaptı.Kim olduğunu bile bilmediğim birine güvenmek ne kadar doğru ki?Heaven,beni en ince ayrıntıma kadar tanıyorken ben onu hiçbir şekilde tanımıyorum.

Bu ne kadar mantıklı?Kötüydüm.O olmadan öncede kötüydüm ama o geldikten sonra daha da kötüleştim.

"Bu kız ben değilim!"Aynayı göstererek ona bağırdım.

Bana hiçbir duygu barındırmayarak bakıyordu.Sanki kendisini zor tutuyormuş gibiydi.Ben ona bana baksın diye bırakılmışım ve o bunu çok zor bir şey miş gibi yapıyor.Üzerime atlayıp beni parçalamamak için kendisini zor tutmaya çalışıyor gibiydi.

"Sadece sana bahsettiğim planı anlatmaya gelmiştim."

"Bana ne yaptın sen?"Sesim yalvarır gibi çıkmıştı.

"Ben sana hiçbir şey yapmadım Derin.Sadece sana yardım etmeye çalışıyorum.Şimdiye kadar sana ne olduysa bunun hepsini sen yaptın."

Sanki beni suçluyordu.İğrenç bir şey miş gibi yüzümü buruşturdum.

Bir anda kapı açıldı ve içeriye korkmuş bir şekilde annem girdi."Kızım niye bağırıyordun?"

Korkmuştu çok korkmuştu.Aklıma ilk gelen yalanı önüne doğru savurarak attım."Şey anne,kitap okurken burada uyuya kalmışım.Kabus gördüm o yüzden bağırmışım."

Biraz daha sakinleşmiş görünüyordu."Hadi yat saat ikiye geliyor."Kızgın görünüyordu lafını ikiletmeden yatağa girdim."İyi geceler kızım."Annem ışığı kapattı ve daha sonrada kapıyı kapattı.

Hemen ardından yatağımın yanında sarı bir ışık parladı ve hemen ardından Heaven geldi.

"Umarım sakinleşmişsindir.Annene yakalanmadan sana planın sadece bir kısmını anlatacağım.Sözümü kesmeni istemiyorum."

Kafamla onayladıktan sonra yatakta oturdum.

"Haftaya cuma akşam amcanlar ve halanlar gelecek.Tek onlar değil anne tarafındanda gelenler olacak ve hem üst kat hem alt kat epey bir kalabalık olacak."

"Ne,bunu da nereden biliyorsun?"

"Babaannen ile amcan konuşurken duydum.Teyzen ile de annen konuşuyorken duydum."

"Teyzem neyse de amcanım sağı solu belli olmuyor ki!Bugün a dese yarın b diyor,ya gelmezlerse?"

"Kesin gelecekler."

"Peki,geldiler diyelim.Sonra ne olacak?"

"Orası şimdilik bende kalsın.Eğer gerçekten etrafındaki sesleri susturmak istiyorsan benim dediklerimi yapmak zorundasın."

Merak ediyordum ama Heaven hiçbir şekilde söylemeyecek gibi duruyordu.Heaven'ın etrafında sarı ışıklar yanmaya başladı.

"Hey hey!Hemen nereye gidiyorsun?Daha hiçbir şey anlatmadın ki bana."

"Şimdilik haftaya evin kalabalık olacağını bil yeter."

Heaven gitti ve bende yalnız kaldım.Üstümü örttüm ve Hello kittyli peluş oyuncağıma sarılarak gözlerimi kapattım.

Cuma gününün nasıl olabileceği hakkında düşündüm.

Amcam arabala birlikte bahçeye doğru giriyor ve kapıdan hemen gıcık kuzenim iniyor.Ardından amcam gülümseyerek iniyor.Belki diğer iki kuzenim ve yengem de gelir.Kuzenlerim belki olabilir ama yengemin gelebilecek düşüncesi çok saçma.

Küçük,ortanca ve büyük halamlar taksiyle geliyor.Küçük halamın yanında sekiz yaşında ki oğlu var,ortanca halamın yanında yaşıtım olan kızı-onu sevmediğim doğru-ve belki oğluda gelir,en büyüklerinin yanında küçük bir ihtimalle iki oğlu geliyor.

Üç tane teyzem,iki tanede dayım var.Dayılarımın burada birlikte görülmesi imkansız gibi bir şey.Dayılarım,eşleri ve büyük dayımın kızı bir arabayla geliyorlar.dayılarımın diğer çocukları buraya hiç gelmediler.

Büyük teyzem küçük teyzem ile birlikte geliyorlar,yanlarında küçük teyzemin küçük oğlu ve kızı,küçük teyzemin eşi.

Garip bir görüntü olurdu herhalde.Kalabalık.Bu kelime ürpermeme neden oldu.Acaba hangisi nereye sığacaktı gerçekten merak ediyordum.

Bütün düşünceleri beynimin arkalarına doğru hızlıca süpürdüm.Heaven'ın planını merak ettiğim için cuma gününün çabucak gelmesini istiyordum ama kalabalığı sevmiyordum bu yüzden o günün hiç gelmesini istemiyordum.

Bölüm sonu

8 yorum