İçeriğe geç

Ben ve Hayatım

Bölüm 3 · 6 dk okuma

Ben ve Hayatım

Bölüm 3

Bölüm Üç:Empati

"Bana bak küçük kedi,madem bana bir şey sormadan böyle bir işe kalkıştın..."Yüzünde keyifli bir gülümseme oluştu."Herkesin sandığı şey olacağız."

Elimi tuttu ve havaya kaldırıp başıyla işaret etti."Sevgilim olur musun Derin?"

_____________________________________________________

Elimi tutuyordu ve dip dibeydik.ELIMI TUTUYORDU VE DIP DIBEYDIK!Göz ucuyla arkamıza baktığımda Avni'yi gördüm.Birçok kişi vardı ama benim gözüm Avni de takılı kalmıştı.

Hangi birini düşünecektim?Tuğkan'ın dediklerini mi?İçine düştüğümüz dedikodu bataklığından nasıl kutulacağımızı mı?Hocaların kulağına giderse ne diyeceği mi?Tuğkan'ın hislerine ne cevap vereceğimi mi?

Gerçekten hangi birine ne cevap verecektim?Batırdığım işleri daha çok batırmakta üstüme yoktur!

Tuğkan umutlu gözlerle gözlerime bakıyordu ve elimi bırakmaya hiç niyeti yoktu.Ne kadardır birbirimize bakıyoruz yada bu şekilde duruyoruz ikimizinde bir fikri yok.

Tuğkan ile yüzümün arasında bir kaç santim vardı ve vücutlarımız birbirine değiyordu.Tuğkan kötü bir çocuk değildi ve şimdiye kadar bana veya bir başkasına yaptığı bir şey yoktu.

Yalan atma Ziya!Daha geçenlerde Öktem'i duvara sıkıştırmıştıya.Ne çabuk unuttun?Vallahi başkası yapsa hiç unutmazsın ama he.

Hey!Sen hala orada mısın?O geçen sene olmuştu,herkes yapar hata.

Cık,Cık,Cık.Kızım sen iyice delirdin.Ne geçen senesi ne hatası?Manyak mısın sen?Çocuk orada burada millete bıçak çekiyo!Belki de kabul etmesen doğrayacak seni ne biliyorsun?

Oha!Abartma lan o kadar.Tamam kabul,yaptığı şeyler var ama şimdiye kadar bize yani bana bir yanlışı oldu mu?Bak bir diyorum bir tane.Bir tane çıkar söyle dicem ki haklısın.

...

Bende öyle düşünmüştüm şekerim.

"Artık bir şeyler söyleyecek misin minik kedi?"Allah,ben Tuğkan'ı hep unuttum!Ne diyeceğim ben şimdi?Aslında,neden olmasın?Tatlı ve iyi birisi.

"Neden olmasın?"Sonunda kendimi topladığımda dudaklarımdan bu kelimeler döküldü.Biraz garip mi oldu sanki ha?Neyse,kaç aydır peşimde dönüyor çocuk!İyi oldu aslında bu,baksana ne güzel deneyeceğiz işte.

Tuğkan gözlerini kocaman açtı.Bugün kaç kişi daha bu şekilde gözlerini açacaktı kim bilir?

Elini nereye koyacağını bilemedi ama elimi asla bırakmadı.Daha çok sıktı ve bir anda bana sarıldı.O kadar sıkı sarıldı ki kemiklerim kırılacak sandım.

Bende ona karşılık verdim.Zamanı gelmişti bir şeyler denemenin.Tuğkan'ın uzun zamandır bana karşı hisleri vardı ve sürekli benim için bir şeyler yapmaya çalışıyordu.Bense onu kırmamaya çalışıyordum.

Dediğim gibi bana karşı en ufak bir kırıcı söz bile söylememişti.En çokta o sevilmeyi hak ediyordu.Korkuyorum.Ona hak ettiği sevgiyi veremeyeceğim için ama bugün kendime bir söz veriyorum.

Tuğkan'ı en güzel şekilde seveceğim.

"Sanırım kemiklerim kırıldı."Tuğkan hemen geriye çekildi ama elimi de hemen tuttu."Özür dilerim Sazan Balığı."kıkırdadım.Bir kaç tane lakabım vardı ve sınıftakiler istediklerini kullanıyorlardı.

Benimde hoşuma gidiyordu tabii ki de!Belli etmeden arka tarafa baktığımda bir grubun bize doğru baktığını gördüm.Zaten Tuğkan'ın elini tuttuğumda her şeyi göze almamışmıydım?

Kafamla yavaşça topluluğu işaret ettim."Sanırım uzun bir süre gündemden düşmeyeceğiz gibi duruyor."Yıldızlı tokamı düzeltti ve konuştu."Olsun.Sen kabul ettin ya,artık ne derlerse desinler umrumda değil."

Ellerimi yavaşça çektim ve arkamda birleştirdim.Kaşlarını çatarak bana bakıyordu Tuğkan.Bu hoşuna gitmemişti ama el ele sınıfa giremezdik.Kabul ediyorum sınıftan el ele çıkmıştık ama...Olmazdı işte.

"Neden el ele tutuşamıyoruz?"

Sesinde öfke vardı."Biliyorsun,zaten yeterince bunu onların gözüne soktuk ve hocalar var..."

"Hocalar yada bir başkası umrumda değil!Ülgen Ayla'nın kucağına yatıyor hiç bir sorun yok ama biz el ele tutuşunca mı sorun oluyor!"

Arkasını döndü ve kollarını göğsünde bağladı.Elinde dondurması alınmış küçük bir çocuğa benziyordu.

Ağzımı açtım ama söyleyecek bir şey bulamadım.Elimi ona dokunmak için kaldırdım ama hiç bir şey yapamadan geri indirdim.İkimizde sessizdik.Burası fazla sessizdi ve bir kuş bile uçmuyordu.Umarım Tuğkan kalbimin sesini duymuyordu.

Heyecan mı yoksa başka bir şey miydi karar verememiştim.

Bir anda sessizlik kayboldu ve yerini okulun ziline bırakmıştı.Burçigin bu ses için "ilkokulda ki zilin sesine benziyor" demişti.

Yanına yürüdüm ve tam yanında durdum.Kollarımız bir birine değiyordu.Kafamı ona doğru çevirdim ve öne doğru eğdim.Tatlı görünmeye çalıştım.

"Ders matematik.Bu Ahmet hoca demek,yaniii derse hızlı geliyor demek.Yanii eğer şimdi elimi tutarsan,o sınıfa gelmeden hemen önce sınıfa el ele tutarak gideriz."

Nasıl bir cümle kurduğumun farkında değildim.Ne dediğimi bile anlamamıştım.Tuğkan'ın sınıfta bizi herkesin el ele görmesini mi istiyordu yoksa sadece benimle el ele mi tutuşmak istiyordu onu bile anlamamıştım.

Göz ucuyla bana baktı.İstıyordu,elimi tutmak istiyordu."Madem çok istiyorsun,tutayım bari elini."Elimi sıkıca tuttu."Sen istedin diye yoksa,tutmazdım yani."Elimi biraz daha sert tuttu."Sen çok ısrar ettin,ondan yani."

Yüzünü yüzüme yaklaştırdı ve bir kaç saniye sırıtarak gözlerimin içine baktı.

"Sizi hiç bölmek istemezdim ama Ahmey hoca sizi çağırıyor."Bir anda duyduğumuz ses irkilmemize neden olmuştu.Ahmey hoca bizi çağırıyordu!

"Eyvah!Yandık."Elimi bırakmadı ve koşmaya başladı."Hemde ne yandık,hızlı ol yavru kedi."

Gece bize sırıtarak bakıyordu.Yanından geçerken elimle yüzünü ittim."Ne sırıtıyon lan!"Geriye doğru sendeledi ve zar zor dengesini buldu.Bize doğru koşmaya başladığında çoktan okulun girişine yaklaşmıştık.

Gülerek önüme döndüğümde camdan Lavin hocanın inanamayarak bize baktığını gördüm.Dakika bir gol bir!Lavin hoca nereden çıkmıştı şimdi?

Önüme döndüm ve Tuğkan ile birlikte okula girdik.Bizi gören temizlikçi abla da Lavin hoca gibi bakmiştı.Umarım bunu diğer hocalara uçurmaz.

Onu ikimizde umursamadık ve merdivenlerden çıktık.Üst kata çıktığımızda çok fazla ses yapmamaya dikkat ederek sınıfın oraya doğru yürüdük ve kapının önüne geldiğimizde durduk.

Tuğkan bir ellerimize bakıyor bir bana bakıyordu.Parlayan gözleriyle gülümseyerek elimi sıktı.Başımı hayır anlamında sağa sola salladım.Gözlerindeki parıltı söndü ve somurttu.Ellerimizi ayırdı.

Ardından Gece geldi ve kafama vurdu.Umursamadım ve kapıyı tıklattım.İceriden sert bir şekilde "Gel"denince kapıyı açtım ve üçümüz birden içeriye girdik.

Gece sırasına oturdu ve bende Ahmet hocadan geç kaldığım,geç kaldığımız için özür diledim.Ahmet hoca ikimizde gelmediğimiz için bir şeyleri sezmiştı.Bunu anlayabiliyorum çünkü "Tamam oturun"dedikten sonra sessizce gülmüştü.

_____________________________________________________

Ders bitmişti ve Tuğkan benimle konuşmamıştı.Trip atıyordu beyefendi.Gün boyunca onun peşinden koşmuştum ve lavin hocanın soru yağmurundan kaçmıştım.

Tuğkan'ın çıkma tekliflerini reddettiğime sayıyordum tribini.Lavin hocadan sonra sınıftakiler vardı,en önemlisi Avni.

Peşimde dolanıp sürekli"Ne oldu?Ne zamandır sevgilisiniz?"Bilmem ne bilmem ne.

Okul bitene kadar Tuğkan benimle zorunda kalmadıkça konuşmamıştı.Son ders bitimine on beş dakika kaldığında hoca bizi dışarı çıkarmıştı.

Herkes çıktığında Tuğkan hala bir şeylerle uğraşıyordu ve bende onunla yalnız kalabilmek için eşyalarımı yavaş toplamıştım.

Gülümseyerek yanına gittim ve duvara yaslandım."Merhaba."Cevap vermedi."Neden benimle konuşmuyorsun sevgilim?"Son dediğim kelime dikkatini çekmişti belli ki,Göz ucuyla bana bakmıştı.

Elindeki kalemi alıp sıraya koydum ve elini tuttum.Elini çekmedi."Sabahtan beri benimle konuşmadın ve elimi tutmadın."Yüzünü nihayet bana çevirmişti.Onunda gözlerinde özlem vardı,bunu görebiliyordum."Özledim."

Son kelime ağzımdan nasıl çıkmıştı benim?Ben hiç te böyle bir insan değilimdir aslında.

"Öyle mi?"umursamaz olmaya çalışıyordu ama beceremiyordu."Öyle."Elimi çektim ve ona sarıldım."Yapma böyle şeyler,üzülüyorum."

Önümde iki kişi sarılıp birbirlerine böyle şeyler söyleseler kusardım.Ciddiyim kusardım.Hep yapmam dediklerimi yapıyordum.

Konuşacağını hissettiğimde hızlıca geri çekildim.Bana anlamaz gözlerle baktı.Hızlıva yanından geçip gittim ve çantamı koluma takıp sınıfın kapısına doğru yürüdüm.

Sıradan kalktığına dair sesler duydum ve yürümeye başladı."Nereye gidiyorsun yavru kedi?"cevap vermedim.Neden ani bir şekilde böyle bir şey yaptığımı bilmiyordum.

Omzuma dokundu ve kolumdan beni kendine çekip sarıldı."Neden bunu yaptın bir anda?"Bilmiyorum.Kolları arasından sıyrıldım ve sınıftan çıktım.

Sınıfın önünde en başından beri bizi dinleyen sınıf hocamı gördüm ama şu anda bunu umursamadım ve yanından sıyrılıp geçtim.

Tuğkan'ın sesi gelmediğine göre sınıf hocamıza yakalanmıştı.Tüm gün boyunca onun peşinden ayrılmamama rağmen bana hiç yüz vermemesi garip hissettirmişti.

Sanırım oda böyle hissediyordu.Belki de nasıl hissettiğini anlatmak istediği için yapmıştı bunu.

Okuldan çıktım ve bahçenin çıkışındaki öğrenci topluluğunun arasına karıştım.Zil çaldı ve merdivenlerden yavaş yavaş adımlarla çıkmaya başladım.

Herkes birbirini itiyordu ve herkes en az bir kere merdivenlerden yuvarlanmaktan kurtuluyordu.

Bugün daha fazla şey düşünmek istemiyordum.Sadece eve gidip uyuyacaktım.

Bölüm sonu

8 yorum