Bugün yine aynı şeyler olacakmış gibi hissediyorum. Gözlerimi açarken bir yandan içimden, “Yine mi?” diye geçiyor. Alarmın sesi, sabahın o soğuk ve sessiz anına oldukça uyuyor. Saat yediyi geçiyor ve ben hala yataktan çıkmak istemiyorum. Bazen, sabahları yataktan kalkmanın ne kadar zor olduğunu anlamıyorum. Yine de, okul var, hayat var... Bu yüzden kalkmak zorundayım.Uykusuz geçen gecenin ardından gözlerimdeki yorgunluğu hissediyorum. Gözlerimi ovuşturup, derin bir nefes alıyorum. Gidip sabahı karşılamam gerek, başımı kaldırıp pencereye bakıyorum. Buradan her şey aynı görünüyor: Aynı sokaklar, aynı ağaçlar, o eski dükkanlar... Her şey aynı, ama bir şeyler eksik. Bunu neden hissediyorum bilmiyorum. Sanki bir parçam kaybolmuş gibi. Kalkıp aynaya bakıyorum. "Bugün ne giyeceğim?" diye düşünüyorum. Hepimiz okula bir şekilde uyum sağlıyoruz. Kimse dışarıdan fark etmez ama, biz her sabah aynaya bakarken biraz daha yabancılaşıyoruz. Ne bileyim, okulda herkesin gözlerinin üzerinizde olduğunu düşünürsünüz ya, bazen o hissi ben de yaşıyorum. Ama o gün de aynı şekilde rahat bir şeyler giymek istiyorum. Üzerime eski bir kot, sevdiğim kazaklardan biri ve spor ayakkabılarımı giyiyorum. Her zaman olduğu gibi. Mutfağa gidip kahvaltıyı hazırlıyorum. Arda’yı hâlâ uyandırmamışım. Yine geç kalmış. "Ne zaman düzgün bir şekilde uyanacak?" diye geçiriyorum içimden. Ama, Arda'ya ne desem dinlemiyor. Okul hayatı her zaman aceleyle yaşanıyor ama o hep geç kalıyor. Kahvaltı yaparken Arda’nın geç kaldığını fark etmiyorum bile, zaten o hep geç kalıyor. Hızla yemeklerimi bitiriyorum, eşyalarımı toparlayıp evden çıkıyorum. Bana her zaman aynı sabah rutini gibi geliyor. Ama kasaba sokaklarında yürürken, her şeyin normal olduğu hissine kapılıyorum. Aynı yerler, aynı insanlar, aynı sabah kahvesini içen insanlar... Sadece bir şey eksik. Okulun kapısına yaklaşırken içimden bir şeyler daha ağırlaşıyor. Her şey bana tanıdık geliyor ama bir o kadar da uzak, sanki burası bir yabancı şehir gibi. Okulun kapısından girdiğimde her şey yine bana o kadar sıradan geliyor ki... Ağaçlar, öğrenciler, sabah çayı içen öğretmenler… Ama bir anda, bana garip bir his geliyor. Sanki bir şey değişmiş. Her şey normal, ama bir şeyler eksik. Her sabah okulun bahçesinde durduğumda, bir süre yere bakıp, "Neler değişti?" diye düşünürken buluyorum kendimi. O kadar çok şey oldu ki… Ama hepsi geçmişte kaldı.
Bölüm 2
Derin düşünceler
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.