İçeriğe geç

Bebeğim

Bölüm 46 · 2 dk okuma

Bebeğim

Bölüm 46

Kavga

----

Tolga'nın gözünden

Zühre’ye iyice alışmıştım. Onu ilk kez kucağıma aldığım an hissettiğim o garip ağırlık, şimdi yerini daha farklı bir duyguya bırakmıştı. Babalık… Tam olarak nasıl tarif edileceğini bilmiyordum ama her geçen gün içimde büyüyordu. Onu her gün belli saatlerde görebilmek, Aslı’nın izin verdiği kadar yanında olabilmek canımı sıkıyordu. Kendi çocuğumla belirli kurallar çerçevesinde zaman geçirmek… Bunu kabullenemiyordum. Aynı evde olamamak, geceleri uyanıp ağladığında onu duyamamak… İçimi kemiriyordu.

Ama en çok da bir baba olduğumu kabul etmek zorunda olduğum şu anlarda hâlâ Ezgi ile süregelen ilişkim canımı sıkıyordu. Zaten yorucu bir tarafı vardı, tercihlerim beni boğuyordu. Bunun sonu nereye varacaktı? Bilmiyordum. O yüzden artık ona gerçeği anlatmalıydım. O akşam Ezgi’nin evine gittim. Asabi bir hâli vardı. Kapıyı açtığında yüzüme şöyle bir baktı. “Ne bu surat? İş mi kötü gitti?” Derin bir nefes alarak içeri girdim. “Konuşmamız lazım.” Ezgi gözlerini kıstı. “Ne hakkında?”

Ona bakarken kelimeleri nasıl seçeceğimi düşündüm ama sonra açıkça söylemeye karar verdim. “Bir kızım oldu Ezgi.” Ezgi’nin yüzü bir anda dondu. Gözleri büyüdü ve bir an hiçbir şey söylemedi. Sonra kahkaha atar gibi bir ses çıkardı. “Sen benimle dalga mı geçiyorsun?”Başımı iki yana salladım. “Hayır. Aslı gerçekten hamileymiş ve doğurmuş. Zühre, kızımın adı, üç aylık.”

Ezgi’nin rengi attı. Yüzü önce bembeyaz oldu, sonra kızarmaya başladı. “Sen… Sen bana bunu şimdi mi söylüyorsun? Ne zamandır biliyorsun?”Omuzlarımı düşürdüm. “Daha önce söylemek istedim ama… Ben öğreneli bir haftayı anca geçti”Sözümü kesti. “Ama ne, Tolga? Ben senin sevgilinim! Bunu bilmeye hakkım vardı! Hem… O kadın çocuğunu bizden sakladı ve sen buna izin mi verdin?” iyi de ben de yeni öğrendim.

Kaşlarımı çattım. “O kadın dediğin, benim çocuğumun annesi. Adı Aslı. Hani evinde yaşadığın kadın. Hani onu seninle aldattığım kadın.” Ezgi acı bir kahkaha attı. “Aslı… Ah tabii Aslı. Ne kadar masum değil mi? Hamileyken seni tuzağa düşürmek için bir şey söylememiş ama şimdi bir anda kucağına çocuk veriyor.” “Yeter, Ezgi.” Sesimi yükseltmeden ama net bir şekilde söyledim. “Aslı hakkında böyle konuşmanı istemiyorum.”

Ezgi gözlerini devirdi. “Ne oldu? Savunmaya mı geçtin? Yoksa hâlâ Aslı’ya bir şeyler mi hissediyorsun?” İçimde bir şeyler gerildi ama öfkeme hâkim oldum. “Bu konunun Aslı’yla ne ilgisi var? Konu kızım. Kendi çocuğum.” Ezgi hızla yerinden kalktı. “Bunu kabul etmiyorum, Tolga! Çocuğunun olması ayrı mesele ama bu şekilde hayatımıza girmesini istemiyorum!”

Ben de ayağa kalktım. “Hayatımıza girmesi mi? Ezgi, bu benim çocuğum! Hayatımdan çıkarmamı mı bekliyorsun?”Ezgi öfkeyle bana baktı. “Eğer bu çocuk hayatında olacaksa, o kadın da olacak! Ve ben bunu istemiyorum! O kadın yüzünden mi uzaklaştın benden? Söyle Tolga!”Dişlerimi sıktım. “Ezgi, bu konuşma çirkinleşiyor. Seninle kavga etmek istemiyorum.”

Ezgi bir an sustu, derin bir nefes aldı. Sonra sesi biraz daha yumuşadı. “Bak… Ben seni seviyorum, Tolga. Bunu atlatabiliriz. Çocuğun olabilir ama biz yine de beraber olabiliriz.” Başımı iki yana salladım. “Bu kavgadan sonra… Ben biraz düşünmek istiyorum, Ezgi.” Gözleri kısıldı. “Ne demek düşünmek istiyorum?”Ceketimi aldım ve kapıya yöneldim. “Düşünmem gerek. Çünkü hayatım artık eskisi gibi olmayacak.”Ve kapıyı arkamdan çekerek kapattım.

----

Hellö yeni bölüm geldi. Evet Ezgi oldukça gıcık bir kadın.

Bölüm sonu

13 yorum