İçeriğe geç

Bebeğim

Bölüm 39 · 3 dk okuma

Bebeğim

Bölüm 39

Tolga Baba Oldu

---

Tolga'nın gözünden

Ezgiyle geçirdiğim gün bitmek bilmiyordu. Sabah biraz daha olumlu başlayan sohbetimiz öğleden sonra tartışmaya dönmüştü. Ne kadar denesek de sürekli bir şeylere takılıyor, didişiyorduk. Aramızdaki bu karmaşaya rağmen ilişkimizde daha ciddi bir adım atmayı düşünüyordum. Ezgi’nin karakterindeki sertlik ve kırılganlık arasında gidip gelen hallerine alışmaya çalışıyordum. Ama bir yandan da bunun sürdürülebilir olup olmadığını sorguluyordum.

Telefonum çaldığında, annem arıyordu. Uzun zamandır sesindeki bu kadar sıcak ve heyecanlı bir tonu duymamıştım. “Tolga, bu akşam yemeğe gel. Hep birlikte güzel bir akşam geçirelim” dedi. İtiraz etmeye yer bırakmayacak bir kesinlikle davet ediyordu.

Akşam üzeri Ezgi’yi bıraktıktan sonra eve uğrayıp üstümü değiştirdim.

Annemin sesinde uzun zamandır duymadığım bir neşe vardı. Bu, bir şeylerin değiştiğine dair ufak bir işaretti sanki. Annemle olan ilişkimiz inişli çıkışlıydı, özellikle son aylarda aramızdaki mesafe iyice artmıştı. Ancak, eve girer girmez hissettiğim sıcak atmosfer bir an için beni rahatlattı.

Salona girdiğimde, annemin yüzündeki mutluluk ve heyecan gözlerimden kaçmadı. Babam şakalarıyla ortamı neşelendiriyordu. Abim, yengem, Ayşe, Derya ve Sinan da masadaydı hep birlikte uzun zamandır bu kadar sakin ve huzurlu bir aile sofrasında oturmamıştık.

Babam kahvesinden bir yudum alırken “Aylin Hanım ne zamandır çok mutsuzdun. Baksana senin yüzün gülüyor, biz de huzur bulduk” dedi ve şakacı bir tavırla herkese göz kırptı. Annem, babamın bu lafına gülümseyerek karşılık verdi. Ancak yüzündeki o hafif gerginlik, birazdan söyleyeceği bir şeylerin habercisiydi.

Tatlılar ve çay masaya geldiğinde, annem herkesin dikkatini çekmek için ellerini masanın üzerinde birleştirdi.

“Size göstermek istediğim bir şey var” dedi. Salonda kısa bir sessizlik oluştu. Annem, yanındaki bir albümü masanın ortasına koydu ve ilk sayfasını açtı.

Fotoğrafta Derya, Sinan ve annem kucaklarında bir bebekle gülümseyerek poz veriyorlardı. Sinan hemen atıldı:

“Ah, o minik var ya, o kadar güzel kokuyor ki… Böyle süt gibi, tertemiz bir koku. Kucağıma aldığım an bırakamadım. Derya’yla resmen sıraya girdik.”

Derya başını sallayarak ekledi:

“Ben de böyle yumuşak, böyle tatlı bir bebek görmedim. Ağzı, burnu tam bir melek gibi.”

Herkes fotoğrafa bakarken, annem bir sonraki sayfayı açtı. Bu kez aynı bebek, yatakta mışıl mışıl uyurken çekilmişti. Babam bu kareye bakarken gülümsedi:

“Bu çocuk gerçekten çok güzel. Bu kadar küçük bir şey nasıl böyle insanın içini ısıtır, anlamıyorum. Sahi kim bu? Bir ahpabımızın da çocuğu olmadı yakınlarda benim bildiğim.”

Annem gözleri dolmuş bir şekilde yeni bir fotoğraf çıkardı. Bu fotoğrafta bebek annemin kucağında, Derya yanında duruyordu.

“Bu bebek… Zühre,” dedi annem, hafif bir titremeyle. Herkes fotoğrafı incelemekle meşguldü.

Babam “Kim bu Zühre?” diye sordu. Annem, bu soruyu cevaplamak yerine elindeki başka bir fotoğrafı çıkardı ve masaya koydu. Bu kez bebek annesiyle birlikteydi. O an annemin yüzündeki ifade beni iyice tedirgin etmeye başladı.

Annem, sessizliği bozarak fotoğrafı işaret etti.

“Tolga… Bu bebek, senin kızın. Bu, Zühre” dedi.

Masadaki her şey bir anda dondu. Sözcükler anlamını kaybetmiş gibiydi. Gözlerim annemin uzattığı fotoğrafa kilitlendi. Aslı’nın yüzündeki o sakin ifade, kucağındaki küçük Zühre’nin masumiyetiyle birleşmişti. Kalbim göğsümde ağır bir şekilde atıyordu.

Derya hemen ekledi:

“Abi bu küçük kızı tanısan sen de hemen bağlanırsın. O kadar huzur veriyor ki… Ona bakarken başka bir dünyada gibi hissediyorsun.”

Sinan, “Zaten annemle konuşurken hep bunu diyordu. O kadar güzel, o kadar özel bir çocuk ki…”

Babam, gözlerindeki şaşkınlıkla “Aylin, emin misin? Bu ciddi bir şey… Gerçekten Tolga’nın mı?” diye sordu.

Annem, gözlerini bana dikerek kararlı bir şekilde cevap verdi:

“Evet, bu bebek Tolga’nın kızı. Aslı doğurdu ve adı Zühre.”

Bu cümleyle birlikte odadaki sessizlik daha da derinleşti. Elimle fotoğrafı aldım ve Zühre’nin yüzüne uzun uzun baktım. O an her şey değişti. Gerçekten babaydım… Ama bu bilgiyle ne yapacağımı bilmiyordum.

----

hayırlı olsun Tolga'cım nur topu gibi bir kızçen oldu 🥳

Bölüm sonu

5 yorum