---
Aslı’nın Gözünden
Elif taşınmama yardım ediyordu. Yeni bir eve yerleşmek her zaman zordu, ne kadar organize etmeye çalışırsam çalışayım bir şeyler mutlaka eksik kalıyordu. Kutular arasında dolanırken Elif bir yandan gülümsüyor, bir yandan da durmadan önerilerde bulunuyordu.
“Aslı, şu köşeyi kitaplık için ayırsak daha iyi olmaz mı?” dedi. “Hem ışık da güzel gelir.”
“Kitaplıktan önce şu kutuları boşaltabilir miyiz acaba?” dedim yorgun bir şekilde.
Tam o sırada telefon çaldı. Ekranda “Aylin Anne” yazıyordu. Bir an durakladım. Bu ismi değiştirmem lazımdı ama sevdiğim adamla bu bağı koparmak istemiyordum. Ona her zaman bir anne figürü olarak bakmıştım bu da vardı tabii. Telefonu açtım.
“Aslıcığım, nasılsın canım?” dedi o tanıdık sıcak sesiyle.
“İyiyim, Aylin Hanım siz nasılsınız?”
“İyiyim de dün Sinan karşılaştığınızı söyledi. Seni biraz yorgun görmüş. Her şey iyidir inşallah?”
Bir an duraksadım. “Evet, yeni bir eve taşınıyorum” dedim.
“Ah, taşınmak mı? Yorucu olmuştur. Yardıma ihtiyacın var mı?”
“Yok sağ olun, Elif’le beraber hallediyoruz” dedim gülümseyerek.
“Aslı,” dedi kararlı bir şekilde, “ben birazdan geliyorum. Derya da yanıma alırım. Hem evi görmüş oluruz hem de yardımcı oluruz. İçimde kalmasın kızım hem anneciğin ve babacığın da yanında değil anladığım kadarıyla.”
“Gerek yoktu, gerçekten…” desem de dinlemeyeceği belliydi.
“Beni bekle, Aslı. Geliyoruz,” diyerek telefonu kapattı.
Elif bana bakıp gülümsedi. “Kimdi?”
“Aylin Hanım,” dedim.
Kapı çaldığında, karşımda Aylin Hanım, Sinan ve Derya vardı. Aylin Hanım’ın kolları torbalarla dolmuştu. Asla ortası yoktu gözlerim kocaman bakıyordum getirdiklerine.
“Elimde boş gelmek olmaz” dedi benim bakışlarıma. “Yeni ev kurmak kolay iş değil.”
“Hoş geldiniz” dedim gülerek. “Ama gerçekten zahmet etmeseydiniz.”
“Olur mu hiç?” dedi Aylin Hanım, mutfağa doğru yürürken. Torbaları tezgâha bırakırken “Evi çok beğendim. Tam sana göre” dedi.
Sinan ise salonun ortasında durmuş evi inceliyordu. “Kaan burayı bulmana yardım etti,” dedim
“Eğer o olmasaydı hâlâ bir yer bulamamış olurdum.”
Tam o sırada Aras odadan çıktı, elinde bir oyuncak arabayla. Kaan tesisatçı getirmeye gitmişti Aras'ı da ben almıştım. Aylin Hanım onu görünce gözleri parladı. Çocukları çok seviyordu, iyi bir büyükanne olacaktı.
“Bu küçük bey kim?” diye sordu.
“Elif’in sevgilisi” dedim şakayla karışık.
Elif kahkaha atarken Aras ona şaşkınlıkla baktı. Sonra oyuncak arabasını yere bırakıp Aylin Hanım’a doğru yürüdü. “Ben Aras,” dedi tatlı bir ciddiyetle.
“Tanıştığımıza memnun oldum, Aras,” dedi Aylin Hanım, onu kucağına alarak.
Kapı bir kez daha çaldığında Kaan ve tesisatçı içeri girdiler. Kaan, elindeki çantayı bırakıp direkt olarak mutfağa geçti. “Tesisatçıyla konuşup şu sorunları hemen hallederiz,” dedi.
Sinan, Kaan’a dikkatlice baktı. “Kaan Bey, gerçekten çok naziksiniz. Aslı’nın böyle dostları olduğu için çok şanslı.”
“Yardım etmek görevimiz,” dedi Kaan, sakin bir gülümsemeyle. Aylin hanım da bir baş selamı vermiş Kaan'nı inceliyordu.
Sinan bir süre sessiz kaldı, sonra bana bakmaya başladı gözleri artık fazlaca belli olan karnımda durduğunda gözleri kocaman açıldı, ağzı o şeklini aldı “Aslı, sen hamilesin, değil mi?” diye sordu şaşkınlıkla.
Bir an odada sessizlik oldu. Herkesin gözü üzerimdeydi. Derin bir nefes aldım. “Evet,” dedim yavaşça. “Altı aylık.”
Derya gülerek ekledi: “Sinan, bazı şeyleri fark etmekte biraz geç kalıyorsun sanırım.” annesine ve kardeşine döndü "Biliyorsunuz... Abim abim biliyor mu? " Derin bir nefes çektim gözlerim dolu doluydu. Aylin hanım sinanın omzuna dokundu anlatıcam uzatma der gibiydi.
O sırada Kaan, Aras’ı dizine oturtmuş, onunla bir şeyler konuşuyordu. Bu görüntü, odadaki havayı yumuşatmıştı. Aylin Hanım, gülümseyerek onları izledi. “Aras, tam bir tatlılık abidesi. Onun gibi bir torunum daha olsa hiç hayır demem.”
Kaan, hafifçe gülümseyerek, “Aras’ın en büyük yeteneği insanları mutlu etmek” dedi. "Zühre de öyle olacak bence, ultrasonda bile belli güzelliği" Bu dediği beni de güldürdü. "Bu arada Kaan benim doktorum" dedim.
Oturma odasında çaylar eşliğinde devam eden sohbet sırasında, herkes gülüyordu. Aras’ın şakaları, Aylin Hanım’ın samimi ilgisi ve Kaan’ın sakinliği… Yeni hayatıma adım atarken, ilk defa gerçekten yalnız olmadığımı hissettim.
----