----
Aslı'nın gözünden
Yeni bir ev bulma çabalarım birkaç haftadır sürüyordu ama bir türlü içime sinen bir yer bulamamıştım. Sabahın erken saatlerinde yine bir emlakçıyla görüşmek üzere kalktım. Görüşeceğim ilk ev, şehrin daha sakin bir mahallesindeydi. İyi bir semt, güzel bir bina... Ama eve adım attığım anda, içimde bir eksiklik hissettim. Salon fazla karanlıktı, mutfak daracıktı. Bir sonraki ev ise oldukça eskiydi, pencerelerinden soğuk sızıyordu. "Hayır," dedim kendi kendime bebek bekliyordum.
Üçüncü eve giderken arabamın içinde derin bir nefes aldım. Bu kadar arayışın ardından hâlâ aradığım şeyi bulamamak beni yoruyordu. "Belki de çok seçiciyim" diye düşündüm ama sonra kendimi bu düşünceden hızla vazgeçirdim. Maslow'un hiyerarşisinin* bodrum katındaydım henüz.
Dönüş yolunda doktor randevum için kliniğe uğradım. Kaan her şeyin yolunda olduğunu söyledi ama zihnim hâlâ doluydu.
Kaan bendeki durgunluğu fark etmiş olacak ki yüzümü inceliyordu. "Yeni bir ev bulmaya çalışıyorum ama sanırım başaramıyorum.” dedim
Kaan, biraz düşündü gözünü yüzüme sabitleyip kısmıştı “Bu konuda yardımcı olabilirim” dedi. “Benim apartmanda boş bir daire var istersen gidip bakalım. Çok güzel bir yer, eminim beğenirsin.”
Bekar bir baba ve titiz bir insan olarak ona ev konusunda güvenebilirdim. İkinci el sitelerde bile doktordan temiz diye satım yapılıyordu. Ellerimi n'apabilirim şeklinde kaldırdım "E gidelim, ne kaybederim? " dedim. "İşin yoksa bekleme odasında bekle son iki seansım birlikte geçeriz" dedi. Minnetle başımı salladım.
---
Kaan’ın apartmanına gittiğimizde Aras bizi kapıda karşıladı. “Aslı bize mi geldin?” diye sordu masum bir ifadeyle. Bu soruya güldüm. Yarım yamalak konuşması çok tatlıydı. Bakıcı Kaan'la biraz konuşup çıktı. "Aras, bebeğim eğer ev sahibiyle anlaşabilirsek ben sizin komşunuz olacağım. " Gözleri kocaman olan Aras boynuma atladı. Üçümüz daireye bakmaya çıktık, Kaan'ın üst çaprazındaki daireydi.
Daireye girdiğimizde içim bir huzurla doldu. Büyük pencereler, bol ışık alan odalar, sade ama modern bir mutfak… İşte bu! Kaan, beni izlerken yüzünde bir gülümseme vardı.
“Gözlerin her şeyi anlatıyor,” dedi. “Sanırım burayı beğendin.”
“Evet” dedim kararlı bir şekilde. “Tam aradığım yer.”
Kaan, işlemler için ev sahibiyle iletişime geçebileceğini söyledi. Ona güvenebileceğimi biliyordum. Kaan babacan bir tavırla sırtıma pat pat vurdu. "Bu akşam Aras'a dışarda yemek sözüm var sen de eşlik etsene bize." " Aslında bir işim yok gelebilirim, teşekkür ederim."
Aras, neşeyle “Aslı bu akşam kebap yiyeceğiz, hazır mısın?” diye sordu. Gülümseyerek başımı salladım.
Kaan bizi şehirdeki meşhur bir ocakbaşına götürdü. İçeri girdiğimizde sıcak ve samimi bir atmosferle karşılandım. Ortadaki kömür ateşi, kebapların kokusuyla birleşip iştah açıcı bir hava yaratıyordu. Kaan, masanın başında otururken Aras heyecanla menüyü karıştırıyor, ne yiyeceğini seçmeye çalışıyordu. Kaan gülmemek için çabalıyordu, bana eğilip " Bak hele, sanki okuma yazma biliyor da menüyü okuyor." dedi. Dayanamadım kahkaha patlattım Kaan da dayanamayıp bana katıldı. Aras mı? O bizi anlamaz bakışlarla izliyordu. Sonra o da gülmeye başladı.
Siparişlerimizi verdikten sonra soframıza önce taze yapılmış sıcak lavaşlar ve mezeler geldi. Haydari, patlıcan ezmesi, acılı ezme...
Ana yemekler geldiğinde masamız adeta bir şölen sofrasına dönmüştü. Ben Adana kebap, Kaan kuzu şiş istemişti. Aras’ın önüne gelen tavuk kanatları onu o kadar mutlu etti ki yemeğini iştahla yerken yüzü gülüyordu.
Yemek boyunca Kaan’la sohbet ettik. Beni dinlerken, her zaman olduğu gibi gözleri dikkatle üzerimdeydi. Konuşmalarımız Aras’ın neşeli yorumlarıyla sık sık bölünüyor ama bu sıcak atmosfer beni rahatlatıyordu.
Yemek bitmek üzereyken yan masadan orta yaşlı bir kadın, “Ne kadar güzel bir ailesiniz,” dedi gülümseyerek. “Oğlunuz çok tatlı.”
Bir an duraksadım Kaan’a baktım gözlerinde bir hüzün vardı, içim cız etti. Ölüm karısıyla zamansız ayormıştı onu. Kadına kibarca teşekkür etti. Yanlış anlaşılmayı düzeltmek yerine bu durumu gülerek geçiştirdik.
Yemekten sonra ocakbaşından çıktık. Hava serinlemişti, üzerimdeki montu düzelterek derin bir nefes aldım çok yemiştim ve benim büyüdükçe mideme yer azalıyordu. Kaan ve Aras beni eve bırakmaya hazırlanıyordu ki arkamdan bir ses duydum.
“Aslı?”
----
Beğenmeyi, yorum yapmayı ve diğer hikayelerine bakmayı unutmayın... 🙂👉👈🥺
Sizce Aslı kiminle karşılaştı.