İçeriğe geç

Bebeğim

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Bebeğim

Bölüm 2

İlk Adım

Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın🙂

---

Aslı'nın gözünden

Sınıfta çocuklarla oyun oynarken gözlerim sık sık saate kayıyordu. Öğle arasına daha vardı ama sabırsızlanan minikler arada sırada yanıma gelip “Dışarıya ne zaman çıkacağız öğretmenim?” diye soruyorlardı. Sınıf pastel renklerle dolu, sıcak ve sevimli bir yerdi. Duvarlarda çocukların çizdiği resimler asılıydı, oyun köşesinde ise küçük oyuncaklarla dolu raflar sıralanmıştı. Her sabah onların neşesiyle dolu bu vakitler bana büyük bir mutluluk veriyordu.

Kapı nazikçe tıklatıldığında oynamakta olduğum oyunu bırakıp kapıya yöneldim. Açtığımda karşımda uzun boylu, yapılı bir adam duruyordu. İyi kesilmiş bir takım elbise giymişti, yüzünde ise ciddi ama sıcak bir ifade vardı. İlk bakışta onu tanımadım, ama sonra sınıfta oturan küçük Ayşe’nin, onun yeğeni olduğunu anlamam uzun sürmedi. Ayşe'nin annesi haber vermişti. Bayağı benziyorlardı bu arada, ailenin karakteristik bir göz yapısı vardı.

“Merhaba, siz Ayşe’nin amcasısınız sanırım” dedim gülümseyerek. Sesimde her zamanki sıcakkanlı tonum vardı. “Buyurun, bir şey mi sormak istemiştiniz?”

Adam hafifçe gülümsedi ve kendini tanıttı. “Evet, Tolga ben. Ayşe’nin amcası. Bugün annesi bir toplantıya gidecekti, ben geldim. Hem yeğenim okula başladığından beri sizden çok bahsediyor, tanışmak istedim.”

Bir an utandım ama gülümsemem yüzümden eksilmedi. “Ayşe çok tatlı bir çocuk” dedim. “Burada ona harika zaman geçirmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Umarım memnundur.”

Tolga sınıfın içine kısa bir bakış atarken başıyla onayladı. “Evet, sizden o kadar çok bahsetti ki artık sizi merak etmeye başladım” dedi.

Konuşma ilerledikçe, Tolga’nın baştaki mesafeli hali yerini daha sıcak bir tavra bırakıyordu. Onun yeğeni Ayşe’ye olan düşkünlüğü, kelimelerine işlenmiş gibiydi. Turizm sektöründe çalıştığını ve genellikle otel işletmeciliğiyle ilgilendiğini söyledi. İşlerinin yoğun olduğunu ama Ayşe’nin onun için çok önemli olduğunu da ekledi.

Bu cümleler, onun ailesine olan bağlılığını anlamamı sağladı. “Bu harika bir şey” dedim içtenlikle. “Ailenize vakit ayırmanız takdire şayan.”

O günkü sohbet kısa ama anlamlıydı. Aramızda gözle görünmeyen bir şey oluştuğunu hissettim. Tolga beyin her kelimesi güven veren bir olgunluk taşıyordu. Benimse içim onun samimiyetinden etkilenmişti. Vedalaşıp ayrıldığımızda bu tanışmanın bir başlangıç olduğunu içten içe biliyordum.

O günden sonra Tolga Ayşe’yi okula getirmeye devam etti. Her gelişinde kısa sohbetler ediyor, bazen Ayşe’nin gelişiminden bahsediyorduk. Ayşe ise her fırsatta amcasından övgüyle söz ediyordu.

“Amcam seni çok seviyor, öğretmenim,” demişti bir gün, gözlerini kocaman açarak. “Hep seninle konuşurken mutlu oluyor.”

Bu sözler yüzümü kızartmıştı, ama içimde bir sıcaklık dalgası yaratmıştı. Tolga’nın her gelişinde onunla konuşmak günlerimi daha anlamlı hale getiriyordu.

Bir akşam, beklenmedik bir şekilde telefonuma kısa bir mesaj geldi

“Aslı Hanım, size teşekkür etmek istiyorum. Yeğenim sizin sayenizde okula daha istekli gidiyor. Bir kahve içsek? vakit ayırabilir misiniz?”

Bu teklif beni hem şaşırttı hem de sevindirdi. Tolga’nın yoğun iş temposuna rağmen benimle vakit geçirmek istemesi aramızdaki bağın derinleştiğine işaretti. O ilk kahve buluşmamız, hayatlarımızın birbirine daha fazla dokunduğu bir dönüm noktası oldu.

---

Bölüm sonu

2 yorum

  • ilk başta kitabın sonunu vermen kötü olmuş.zaten kötü sonla biittiğini öğrendiğimiz ve kızın sonda aldatılacağını bildiğimiz için okuma isteğimiz yok oluyo

    1Yanıt