İçeriğe geç

Bebeğim

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Bebeğim

Bölüm 3

İlk Buluşma

Aslı, Boğaz’a karşı kahvesini yudumlarken karşısında oturan Tolga’ya baktı. Bu ilk buluşmalarıydı ve içinde hafif bir heyecan vardı. İkisinin tanışması sadece birkaç hafta öncesine dayanıyordu. Aslı, Tolga’nın yeğeni Ayşe'nin okul öncesi öğretmeniydi. Aralarındaki sohbet o kadar akıcı ve rahattı ki, bir buluşma teklifi çok geçmeden gelmişti. Şimdi, İstanbul’un en sevilen kafelerinden birinde buluşmuşlardı.

Aslı, hafif balıketli bedeni ve doğal güzelliğiyle her zaman göz alıcıydı, ama o gün özellikle özen göstermişti. Üzerinde beyaz, kısa kollu ve dantel detayları olan bir bluz ve pastel tonlarında midi bir etek vardı. Saçlarını, uçlarına doğru hafif dalgalar verilmiş bir şekilde bırakmış, gözlerine ince bir eyeliner sürmüştü. Hafif pembe bir ruj sürmüş, sade ama şık bir görünüm elde etmişti. Yüzündeki güleç ifade ise onu her zamanki gibi daha çekici yapıyordu.

Tolga, her zamanki karizmatik ve olgun havasıyla Aslı’nın karşısında oturuyordu. Bugün şıklığı biraz daha rahat bir tarzla birleştirmişti; açık mavi bir gömlek ve koyu lacivert kumaş pantolon giymişti. Kolunda klasik bir saat, saçları yine hafifçe geriye taranmıştı. Yüzündeki hafif sakal, ona olgun bir cazibe katıyordu.

“İstanbul her zaman çok büyüleyici bir şehir olmuştur benim için,” dedi Tolga, Boğaz’a bakarak. “Ama böyle güzel bir manzarada oturmak, yanında olduğunda daha da özel bir hale geliyor.”

Aslı hafifçe gülümseyerek karşılık verdi. "Sanırım bu şehir, ne kadar karmaşık ve hareketli olursa olsun, insanı içine çekiyor. Belki de o yüzden seni bu kadar etkiledi."

Sohbet akıcı bir şekilde devam ediyordu. Aslı, Tolga’nın zekasına ve geniş dünya görüşüne hayran kalıyordu. Tolga, turizm sektöründeki uluslararası işleri nedeniyle çok yer görmüş, farklı kültürlerle iç içe yaşamıştı. İtalya, İspanya, Fransa… O kadar çok yer gezmişti ki Aslı, onun hikayelerini dinlerken adeta başka dünyalara dalıyordu.

“İstanbul’da iş için bir süredir bulunuyorum ama her zaman seyahat halindeyim. Yurt dışı beni büyülüyor. Ama burada olmak da bambaşka,” dedi Tolga, Aslı’nın gözlerine bakarak. “Sen? Senin böyle hayallerin var mı?”

Aslı, kahvesinden bir yudum daha aldı ve düşündü. “Çocuklarla çalışmayı hep sevdim,” dedi. “Onların dünyasını keşfetmek, onlara öğretmek bana büyük bir mutluluk veriyor. Belki ileride, yurt dışında farklı eğitim sistemlerini incelemek isterim. Ama burası da bana huzur veriyor.”

Tolga, ona daha derin bir bakışla baktı. “Sana hayran olmamak elde değil,” dedi. “Senin gibi biriyle sohbet etmek, insanı gerçekten farklı hissettiriyor.”

Aslı bu sözlere biraz utanmıştı, ama aynı zamanda hoşuna gitmişti. Bu adamın ilgisi ona samimi ve gerçek geliyordu. Tolga, onun yanında rahat, ama aynı zamanda ciddiydi. Aslı da onun yanındayken kendini özgür ve mutlu hissediyordu. Burası ve bu an, her şeyden uzak, sadece ikisi için yaratılmış gibiydi.

Yemekten sonra, Tolga Aslı’ya Boğaz boyunca yürüyüş yapmayı teklif etti. Gün batımının kızıllığı İstanbul’u aydınlatırken, birlikte yürüyüşe çıktılar. Adım adım sahil boyunca ilerlediler. Sohbetleri derinleşti; birbirlerinin hayatları, hayalleri, geçmişleri hakkında konuşmaya devam ettiler. Aslı, Tolga’nın olgunluğunu ve hayatı dolu dolu yaşama arzusunu gördükçe ona daha da bağlanıyordu. Tolga da Aslı’nın enerjisini ve samimiyetini her geçen dakika daha çok takdir ediyordu.

“Birlikte çok güzel bir gün geçirdik,” dedi Tolga, yürüyüşün sonunda. “Seni tanıdığıma gerçekten çok memnun oldum, Aslı.”

Aslı, gülümsedi. “Ben de aynı şekilde,” dedi içtenlikle. “Bu gün gerçekten harikaydı.”

Tolga, Aslı’ya doğru hafifçe eğildi. “Bunu bir daha tekrarlayalım mı?” diye sordu, gözlerinde samimi bir parıltıyla.

Aslı, biraz heyecanlı ama mutlu bir şekilde başını salladı. “Tabii ki.”

Ve o an, İstanbul’da denizden gelen hafif rüzgarla, ikisinin hikayesi yeni bir sayfa açtı. Birlikte geçirecekleri daha çok an vardı, ama bu ilk buluşma, aralarındaki bağın temelini atmıştı.

Bölüm sonu

3 yorum