---
Aslı, İtalya’dan ayrılmasının ardından her ne kadar yaralı ve öfkeli olsa da İstanbul’a iner inmez içinde bir rahatlama hissetti. İstanbul’un sokakları, caddelerdeki tanıdık kalabalık, ona ait olduğu yerde olduğunu hatırlattı bunların hepsinden arkadaşlarından, ailesinden Tolga için vazgeçmişti ve taşınmıştı. Yanında en yakın dostu Elif vardı zor günlerinde hep yanında olan, güvenebileceği o dost. Elif onu havaalanından aldı ve eve kadar eşlik etti. Birbirlerine sarılırken Elif’in gözlerindeki üzüntüyü fark etti Aslı. Ancak dostu onu cesaretlendirmeye bu yeni dönemin kapısını aralamaya kararlıydı.
Elif’in şefkat dolu, sıcak evi ona bir sığınak oldu. İlk birkaç günü sadece dinlenerek geçiren Aslı sonunda ailesine durumu anlatmak zorunda hissetti. Annesi ve babası eve geldiklerinde onları karşıladı ve önce yüzlerine bakarak sakin bir sesle ama içindeki acıyı dizginleyerek konuşmaya başladı.
“Anne, baba… Tolga beni aldattı. Bir süredir hissediyordum ama bilirsiniz konduramadım. Benimle olan her şeyi… Ezgi’yle o kadını odama alarak… Gerçekten yaşandı.” Aslı'nın sesi çatallandı boğazına düğümlenen o gözyaşlarını zorla dizginlemeye çalıştı. Annesi ona sımsıkı sarıldı, babası sessizce onu teselli etti. Bir annenin kızına duyduğu o içten acıyla, annesi Aslı’nın yanında olacağını söyledi. “Her şeyin en iyisini hak ediyorsun, annem. Hiçbir şey için kendini suçlama.”
Bu destek Aslı’yı bir nebze rahatlatırken, kısa süre sonra boşanma avukatıyla görüşmeler başladı. Tolga’nın sadakatsizliği yasal bir gerekçe sunuyordu Aslı, tek isteğinin bebeğinin vekâletini almak olduğunu net bir şekilde belirtti. Tolga’ya karşı herhangi bir tazminat veya nafaka talep etmeyecekti, Tolga oyunu devam ettirdiği kendini düşürdüğü durum için Aslı'ya kızıyordu. Ortada bir bebek yoktu. Üstelik Aslı'nın doğal yollarla ne kadar zor çocuk sahibi olacağını biliyordu, bu imkansızdı nerdeyse. Avukatının hazırladığı belgeler kısa sürede tamamlandı ve Tolga’nın da imzasıyla birlikte boşanma süreci tek celsede sonuçlandı. Evlilikleri sona erdi. İhanet ve boşanma süreci, Aslı için bir kapanış olsa da içinde bambaşka bir başlangıcın tohumları vardı. Velayet konusunda zorlanmamak Aslı'yı mutlu eden tek noktaydı.
---
Aslı, Elif’in evinde bu yeni sürece alışmaya çalışırken bir gün kapı çaldı, boşanalı iki hafta oluyordu. Karşısında Tolga’nın annesi vardı. Eski kayınvalidesi, onu gördüğü an gözlerinde bir hüzünle Aslı’ya sarıldı. Hiçbir şey söylemeden içeri girdiler ve Elif sessizce onları yalnız bırakırken kadın Aslı’nın karşısına oturdu.
“Biliyorum, sana büyük bir haksızlık yapıldı. İnan bana, oğluma karşı çok öfkeliyim. Seni hayal kırıklığına uğrattığı için çok üzgünüm, demek ki yetiştirememişim” dedi Tolga’nın annesi. “Ama biliyorsun, Tolga da benim çocuğum… Onu desteklemem gerektiğini hissediyorum, annelik işte…”
Aslı sessizce başını salladı, bu dürüst açıklama karşısında ne hissetmesi gerektiğini bilemiyordu. Tolga’nın annesi, yanında getirdiği küçük bir paketi Aslı’ya uzattı. “Bu düğününde takılan tüm altınlar. Onları sana getirdim, senin hakkın. Bir şey istemediğini biliyorum ama hayatında yeni bir başlangıç yaparken belki biraz faydası olur.”
Aslı, paketi alırken eski kayınvalidesinin bu hareketine şaşırmış ve bir yandan da minnettar hissetti. Ona minnettar bir bakış atarken, derin bir nefes aldı ve içinde biriken gerçeği paylaştı. “Bilmiyorum, bunu sana söylemeli miyim ama… Hamileyim. Bebek bekliyorum. Tolga'ya bunu söyledim onları bastığım gün öğrenmiştim ancak ona bunu söylediğimde bana inanmadı, hamileliği bir bahaneymiş gibi gördü. Boşanma işlemleri sırasında velayeti aldım, bu duruma inanmıyormuş. Madem çocuğu olacakmış velayeti onun olsun demiş. Şimdi ise o çocuğu tek başıma büyüteceğim.”
Tolga’nın annesi, bu haber karşısında gözyaşlarına hâkim olamadı. “ Hamilesin. Torunumu bu dünyaya getireceksin demek” dedi duygusal bir fısıltıyla. “Aslı, lütfen ne olur, seni anlıyorum ve kararına saygı duyuyorum. Bu sırrı kimseye söylemeyeceğime dair sana söz veriyorum ama... bir anne olarak yanında olmak, o çocuğun hayatında var olabilmek babaannes olabilmek istiyorum. Her zaman arkanızda olacağım, bana da bir şans verir misin?”
Aslı, eski kayınvalidesine bakarak derin bir nefes aldı. Bu zor dönemde yanında olan, destek veren bu kadın karşısında minnettarlığını ifade etti ve ikisi de o anda ortak bir acıyı ve umut dolu bir dayanışmayı paylaştılar. Aslı’nın içindeki yük bir nebze daha hafifledi.
---
---

