İçeriğe geç

Batuhan ve Sema

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Batuhan ve Sema

Bölüm 9

Dokuzuncu Bölüm

Batuhan:

-Aslında olabilir ama küçük bir sıkıntı var. Senin ayağın iyileşene kadar o dizi seçmelerine gidebilir miyiz?

Ben:

-Evet bir süre sonra çıkacak ve yeterli zamanımız kalıyor o zaman ise seçmelere katılırız.

Batuhan:

-Tamam o zaman benim için sıkıntı yok. Sana üzülüyorum ben. Benim bacağımın birisi olmasa bile senin için o yarışmaya giderim.

Ben:

-Tamam.

Bu konuşmadan sonra uyudum.

Uyandım. Bugün biraz yürümekte zorlandığım için tekerlekli sandalye kullandım. Babam beni sınıfıma bıraktı. Sınıfta doğruluk mu cesaret mi oynuyorlardı. Ben sırama oturdum. Arkadaşım Rana bana:

-Canım zaten dışarı çıkmıyorsun. Doğruluk mu cesaret mi oynayacak mısın?

Ben:

-Olur. Teşekkür ederim.

Rana:

-Sen o zaman geç şuraya Sema.

Ben:

-Tamam.

Oyun oynarken bana soru sorma hakkı geldi Leyla'ya ise cevaplama hakkı geldi. Ben:

- İnsanları dış görünüşüne göre yargılamak nasıl bir his?

Leyla cadı gibi bir gülüşle:

-Hayatımda yaptığım en iyi şeydi. İnsanlar benim önüme ne makyajsız ne de bakımsız çıkmayacak. Karşıma öyle çıkarlarsa onları terk ederim.

Ben:

-Hayatımda senin kadar kötü bir insan ve yüzsüz bir insan görmedim. İnsan en azından bunu arkadaşlarının yanında söylemez ve sen bir cadı gibi gülüşle söylüyorsun. Yaz tatilinde acaba sana ne oldu melekten şeytana geçiş mi yaptın?

Leyla:

-İnsan kusursuz olmaya çalışır ama onlar istediğin gibi onun karşısına çıkarım. Yok öyle bir dünya, sen iyilik rolu yapmayı bırak.

Lara:

-Ben artık seninle bırak arkadaş olmayı ölüm döşeğindeyken yardım bile etmem.

Alara:

-Ben de seninle arkadaşlığımı kesiyorum.

Sahra:

-Bu kadar kötü bir insan olamaz, ben de seni iyi birisi zannetmiştim ben de seninle arkadaşlığımı kesiyorum.

Sude:

-Bencillik kraliçesi ile iletişimimi kesiyorum.

Mine:

-Canım herkesi yormaya gerek yok. Ben bütün kızlar adına konuşuyorum. Biz seninle arkadaşlığımızı kesiyoruz.

Ders başladı. Sıralarımıza geçtik. Öğretmenin bir işi çıktığı için ders iptal oldu. Batuhan ile havadan sudan konuşuyorduk. Sinan diye bir çocuk hep bana bakıyordu ve Seray'la konuşuyordu. Arada bana kağıt uzatıyordu. İçinde çizilmiş şekiller vardı. Batuhan bunları görüyordu ama sadece bana kağıt verdiğini. En sonunda ise Batuhan lavaboya gittikten sonra bana bir kağıt verdi. Kağıdı okumaya başlayacakken Batuhan geldi ve kağıdı elimden aldı. Bana:

-Senin bundan haberin var mı?

Ben:

-Sence?

Batuhan:

-Tamam sesli okuyorum ne konuştuğunuz duyulsun.

Kağıtta şunlar yazıyordu;

"Merhaba sevgilim öncelikle zaten bana aşık olduğunu biliyorum. Hatta çıkma teklifimi kabul ettiğini de biliyorum. Canım sevgilim seni çok seviyorum. O Batuhan denen çirkinden de yakın zamanda ayrılacağını bana söylediğini de biliyorum. Bugün saat 18.00'de buluşmayı unutmayalım sevgilim."

Benim yazım taklit edilerek cevabı ise;

"Canım sevgilim zaten Batuhan denen çirkinden de ayrılacağım. Buluşma teklifini kabul ediyorum canım sevgilim."

Batuhan bunları okudu ve bana:

-Senin bunları yazmadığını biliyorum çünkü sen bana böyle bir şey yapmazsın. Bu senin el yazın bile değil. Sinan ile Seray'ın konuştuğunu gördük zaten. Ben sana inanıyorum. Çünkü bunlar bizim arkadaşlığımızın bitmesi için bir komplo.

Ben:

-Bu benim el yazımda değil ki nasıl benim olacak ve ayrıca benim el yazımın kötü olduğunu da biliyorsun.

Batuhan:

-Evet biraz kötü.

Bu olaydan sonra biraz gülüştük. Bizi birbirine düşürmeye çalıştılar ama düşüremediler. Komikti yani.

Arada bir Seray'a baktım. En son kıskançlıktan saçlarını yoluyordu. Okul bitmek üzereydi. Sonunda bitti. Lavaboya gittim. Bir anda bir ses geldi. Benim olduğum kapıda bir anahtar sesi duyuldu. Kapıyı açmaya çalıştığımda açamadım. Zaten öğlen yemeğimi yemedim ve çok acıktım. Telefonumdan saate baktım. Saat 17.00'di ve okul kapanmak üzereydi. Temizlik görevlilerinin birisi içeri girdi. Ben:

-Abla lütfen bana yardım edin lütfen abla, burada mahsur kaldım.

Temizlik görevlisi:

-Ben bir adet anahtarı bir kıza verdim. Yedek anahtarı alıp açarım.

Ben:

-Tamam abla çok teşekkür ederim.

Abla bana kapıyı açtı. Çok kötüydüm. Zaten çok zor ayakta duruyordum. Eve gittim, anneme olanları anlattığımda annem:

- Bu Seray denen kız çok oldu. Artık ne olacağından sen sorumlu değilsin. Bu kız sana zorbalık yapıyor. Yarın bu konuyu müdür ile konuşacağım.

Ben uyudum.

Uyandığımda bacağımda çok kötü bir ağrı hissediyordum ve:

-Ahh...

Bölüm sonu

17 yorum