İçeriğe geç

Batuhan ve Sema

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Batuhan ve Sema

Bölüm 8

Sekizinci Bölüm

Ela yanıma gelip:

-Yarın balo var, ne giyeceksin?

Ben:

-Aa yarın mıydı?

Ela:

-Sen şimdiden hazırlanmaya başla o zaman.

Ben:

-Hazırlanmayı bırak da koltuk değneklerim çıkacak mı ki doktorumla konuşmalıyım.

Batuhan söze karıştı:

-Arkadaşlar baloda müzik öğretmeniniz ben ile Sema'nın Mozart'ın Türk Marşı adlı eserini çalmamızı istiyor. Çalar mıyız?

Ben:

-Tabiki de çalarız. Aslında sen çalarsın.

Okul bitmek üzereydi. Son dersimiz bittiğine göre artık eve gidebilirdim. Çok yorgundum. Biraz uyudum. Anneme:

-Anne yarın baloda ne giysem?

Annem:

-Sen çok hangi renkler giyiliyor?

Ben:

-Arkadaşlarım anlattığına göre siyah, beyaz ve mavi renkler giyiliyormuş.

Annem:

-O zaman sarı renkli elbiseni giy.

Ben:

-Peki neden bunun herkesle ne alakası var?

Annem:

-Düşün, bir kişi hariç herkes siyah renkli hangisine bakarsın?

Ben:

-Tabiki de o farklı renkte giyinen kişiye bakarım.

Annem:

-İşte sen baloda ışıl ışıl olacak ve parlayacaksın. Herkesin gözü senin üzerinde olacak.

Ben:

-Tamam anne ben biraz televizyon izleyeceğim.

Annem:

-Yarın okul var mı?

Ben:

-Yok anne saat 12.00'da balo başlayacak.

Annem:

-Tamam o zaman sabah erkenden duşunu alırsın saat 10.00 civarında giyeceğin giysini giyersin. Zaten saçına yapana kadar yarım saat olur. Gidiş zaten uzun, hazırlanırsın.

Ben:

-Tamam. Ben uyuyacağım...

Uyandım. Saate baktım, saate baktım saat 11.00'di. Olamaz ben nasıl bu kadar uyumuştum. Yine alarm kurmayı unuttum. Hemen hazırlanmalıydım. Lavaboya gittiğimde her tarafın karanlık olduğunu gördüm ama saat 11.00'di. Böyle birşey olamazdı.

Yanlışlıkla bir camı kırdım. Annem uykusundan kalkarak:

-Kızım niye uyumuyorsun, saat 01.00 niye hazırlanmaya başlıyorsun?

Ben:

-Ne saat 01.00 mi? Ben de neden karanlık olduğunu düşünüyordum.

Annem:

-Hadi kızım uyu. Ben buraları toplarım. Sen şimdi üzerine basabilirsin. Hadi yatağına geç.

Ben:

-Olmaz anne ben kırdım ben toplayacağım.

Yanlışlıkla su dolu bardağı kırmıştım. Ayağım kaydı ve camların üzerine düştüm. Arabamızla beni hastaneye götürdüler. Her tarafım kan içindeydi. Annemler doktorlardan durumumun iyi olduğunu sadece sağ dizimde 8 yerinden kırık olduğunu öğrendiler. Çok üzüldüler. Arkadaşım Ela'yı aradılar. Ela hastaneye geldi.

Ela annem ile babamdan benim telefonumu istedi. Annem ve babam verdi. Ela gelen aramalara baktı. Batuhan 10 defa aradı. Yirmiye yakın da mesaj attı. Ela hemen kendi telefonundan durumu anlattı. Batuhan hasteneye geldi. Doktorlara:

-Hastanın yanına girebilir miyiz?

Doktor:

-Şimdi tek kişi girebilir.

Batuhan:

-O zaman giriyorum.

Ben:

-Bu kim?

Batuhan:

-Beni hatırlamadın mı?

Ben:

-Hayır sen kimsin?

Batuhan:

-Olamaz

Ben:

-Şaka yapıyorum.

Batuhan:

-Gerçekten beni kandırmayı başardın. Geçmiş olsun.

Ben:

-Bacağım çok acıyor. Yarın ki baloya katılamam.

Batuhan:

-Olsun ben ve Ela da katılmayacağız.

Batuhan odadan çıktı. Bacağım alçıya alındı. Taburcu olduğumu söylediler. Yürüyemediğim için tekerlekli bir sandalye aldım. Eve gittiğimde yine uyuyordum. O kadar yorgundum ki. Saat 13.00'da Ayşe Öğretmen ve bizim sınıf bizim eve geliyordu. Kapıyı açtık. Salonda otururken ben:

-Bugün balo vardı,

Batuhan sözümü keserek:

-Olabilir ama biz arkadaşımıza ihanet etmeyiz. Sınıftaki arkadaşlarımıza durumu anlattık ve Ayşe Öğretmene de durumu anlattık. O da kabul etti ve buraya geldik.

Ayşe Öğretmen:

-Geçmis olsun.

Bu sözden sonra herkes:

-Geçmiş olsun Sema.

Herkese teşekkür ettim. Birkaç saat durdular ve gittiler. Televizyon izliyordum. Babam:

-Kızım istersen bacağını zorlama bir küçük masanın üzerine koyalım.

Ben:

-Tamam.

Babam bir masa buldu ve üzerine bacağımü yavaş bir şekilde yerleştirdi. Sonra ise kapı çaldı.

Kapıda ki kargoydu annem:

-Kime geldi?

Kargocu:

-Sema'ya.

Kargoyu aldım. Alışkanlık işte hediye paketini nazik bir biçimde değil de parçalayarak açtım. Herkes bunu yapıyordur bence diye düşünüyordum. Hediye paketinin içinden bir pasta ve ben ve Batuhan'ın fotoğrafı çıktı. İçinde bir not vardı ve şunlar yazıyordu; "Geçmiş olsun sevgilim."

Batuhan'a mesaj attım mesajda şunlar yazıyordu;

"Hediyeni aldım. ☺️☺️☺️"

Artık pastamı yemeliydim. Annemden pastayı kesmek için bıçak istedim. Annem verdi ve:

-Kızım bu pasta nereden çıktı?

Ben:

-Bir yakın arkadaşım geçmiş olsun hediyesi için getirdi.

Annem:

-Tamam kızım.

Pastamı yerken dizi izliyordum ve bir reklam çıktı. Reklamda dizi çikimleri için iki ay sonra iki partner aranıyordu. Ben bu fikri mantıklı buldum. Batuhan'ı aradım durumu anlattım ve bana:

-Aslında

Bölüm sonu

25 yorum