İçeriğe geç

Başka Bir Evrende

Bölüm 21 · 2 dk okuma

Başka Bir Evrende

Bölüm 21

Kimsesiz

Jeongin'in ardından baktım, koridorda kaybolup gidene kadar. Söyledikleri zihnimde yankılanıp duruyordu.

Hyunjin yanımda duruyordu, sessizce. Kumaş hâlâ omuzlarımdaydı, serinliği vücuduma yayılıyordu.

Hyunjin: Taehyun... nasıl hissediyorsun?

Taehyun: Sanki... iki uçurumun arasında asılıyım. Hangi tarafa düşersem düşeyim, sonum aynı.

Hyunjin derin bir nefes aldı. Elini uzattı ve omzuma, kumaşın üzerine koydu. Dokunuşu hafifti ama sıcaktı.

Hyunjin: O zaman düşme. Asılı kalmayı öğren. Seungmin bir plan üzerinde çalışıyorsa, ona güven. Ama şimdilik... seni saklamam gerekiyor. Jeongin'in dediği gibi.

Taehyun: Nereye?

Hyunjin: Bana gel. Kimse seni orada aramaz.

Kumaşın serinliğiyle birlikte Hyunjin'in peşinden yürümeye başladım. Koridorlar tanıdık geliyordu ama bu sefer farklı bir yöne sapıyorduk. Daha az kullanılan, daha dar geçitlerden geçtik.

Hyunjin sessizdi, adımları emin ve kararlıydı. Onun bu dünyaya ne kadar ait olduğu her hareketinde belli oluyordu.

Oysa ben... bu koridorlarda yürürken bile kendimi bir hayalet gibi hissediyordum. Var olan ama aslında orada olmayan.

Birkaç dakika sonra, sıradan bir duvarın önünde durduk. Hyunjin elini duvara koydu, parmaklarıyla bir desen çizdi. Duvar hafifçe titredi ve bir kapı aralığı belirdi.

Hyunjin: Burası benim kişisel alanım. Kimse gelmez.

Kapı açıldı. İçerisi küçük, sade bir odaydı. Bir yatak, bir masa, birkaç raf.

Ama duvarlar... duvarlar Hyunjin'in yarattığı görüntülerle kaplıydı. Bir orman, deniz, gökyüzü... Sanki farklı dünyaların kapıları gibi.

Hyunjin: Burada güvendesin. Kimse seni bulamaz. Ama sadece birkaç saatliğine. Sonra Seungmin'i görmeye gideceğiz.

Hyunjin odadan çıktı ve beni yalnız bıraktı. Ben ise yere oturdum ve duvardaki resimlere bakmaya başladım. Her ne kadar baksam da resimlere odaklanamadım. Çünkü geleceğim hiç de iyi değildi...

Ya yok olacaktım... Ya da burada Stray Kids'in oyuncağı olacaktım... Yapayalnız... ve kimsesiz...

Evet, belki de gerçekten kimsesizdim. Hiçbir gücü olmayan, hiçbir yere ait olmayan, sadece başkalarının planlarında bir piyon...

Seungmin beni koruduğunu söylüyordu ama aslında belki de sadece merakını tatmin ediyordu. Karanlık Evren elçisi ise beni bir enerji kaynağı olarak görüyordu.

Peki ya diğerleri? Changbin, Felix, Minho, Jisung, Hyunjin... Onlar gerçekten yardım etmek mi istiyordu, yoksa sadece Seungmin'in emirlerini mi yerine getiriyorlardı?

Belki de hepsi benimle işleri bittiğinde beni yarı yolda bırakıp yaşamlarına devam etmeyi planlıyorlardı...

Belki de beni geçiştirip sonumun gelmesini bekliyorlardı...

Piyon. Hepsi buydu işte. Seungmin'in zamanı oynadığı büyük satranç tahtasında, Karanlık Evren'in elçisinin pusulasında, hatta belki de Stray Kids'in merhametinde bir piyondum. Bana yardım ettiklerini söylüyorlardı ama her birinin bir çıkarı vardı, her biri benden bir şey bekliyordu.

Peki ya ben?

Belki de Felix'in küresinin söylediği gibi, gerçekten hiçbir yere ait değildim. Hiçbir yerde izim yoktu. Varlığım bir hata gibiydi. Ve hatalar affedilmezdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.