İçeriğe geç

Başka Bir Evrende

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Başka Bir Evrende

Bölüm 14

Elçi

Ana salona girdiğimde, her zamankinden farklı bir atmosfer vardı. Hava elektrik yüklü gibiydi. Seungmin, masanın başında oturuyordu. Karşısında ise... onu ilk kez görüyordum.

Siyah, neredeyse ışığı yutan bir pelerin giymişti. Yüzü solgundu, gözleri ise karanlıkta parlayan iki yıldız gibiydi. Elinde hâlâ o pusula vardı. Beni görür görmez dudaklarında ince, tehlikeli bir gülümseme belirdi.

Elçi: İşte buradasın. Küçük kayıp.

Sesi tuhaf geliyordu. Sanki aynı anda iki farklı kişi konuşuyor gibiydi. Derin ve yankılı.

Seungmin: Taehyun, bu Karanlık Evren'in elçisi. Adı... Ne söylemiştin?

Elçi: İsmimin bir önemi yok. Ben sadece bir haberciyim. Ve habercinin görevi, mesajı iletmektir.

Minho yanıma yaklaştı. Sesi fısıltı gibiydi.

Minho: Sakin ol. Ne olursa olsun, konuşma.

Elçi: Merak etme, Taehyun. Sana zarar vermek için gelmedim. Aksine... bir teklifle geldim.

Seungmin: Hangi teklif?

Elçi gözlerini benden ayırmadan konuştu. Pusulayı havaya kaldırdı; ibresi hâlâ beni gösteriyordu.

Elçi: Bu genç, hiçbir evrene ait değil. Ne sizinkine, ne de bizimkine. O, boşlukta süzülen bir enerji. Ama boşlukta kalan her şey... ya yok olur, ya da bir evren tarafından sahiplenilir.

Elçi'nin sözleri salonun içinde yankılandı. Herkes sessizdi.

Seungmin soğukkanlılığını koruyordu. Parmakları masanın üzerinde hafifçe vuruyordu; her dokunuşta havada küçük zaman kırıkları oluşuyor ve kayboluyordu.

Seungmin: Sahiplenilmek mi? Taehyun zaten burada. Bizim evrenimizde.

Elçi: Geçici olarak. Ama siz onu ne kadar saklayabilirsiniz? Enerjisi sistemde bir uyumsuzluk yaratıyor. Her geçen gün daha da belirginleşiyor. Zamanla, sizin evreniniz onu reddedecek. Ve reddedilen her şey... boşluğa düşer.

Felix: Boşluk mu? Yani onu alıp götürecek misiniz?

Elçi: Alıp götürmek mi? Hayır. Ona bir evren teklif edeceğim. Karanlık Evren, hiçbir yere ait olmayanları kabul eder. Çünkü biz zaten karanlığın çocuklarıyız. Onun gibi yabancılar, bizde evlerini bulur.

Elçi'nin teklifi odanın içinde ağır bir sessizlik bıraktı. Kimse konuşmuyordu. Gözler bana, sonra Seungmin'e, sonra tekrar bana kayıyordu. Ben ise ne diyeceğimi bilmiyordum.

Karanlık Evren... kulağa korkutucu geliyordu. Ama belki de orada gerçekten ait olabileceğim bir yer vardı?

Taehyun: Peki... orada ne var?

Elçi başını hafifçe yana eğdi. Pusuladaki ibre hafifçe titredi.

Elçi: Orada her şey var. Ve hiçbir şey. Karanlık Evren, ışığın olmadığı yerdir. Ama karanlık, sandığın gibi düşman değildir. Sadece... farklıdır. Senin gibi yabancılar, orada kendi dengelerini bulabilir. Çünkü orada hiç kimse seni "ait değilsin" diye yargılamaz.

Changbin: Bu bir tuzak olabilir.

Elçi: Her teklif bir tuzak olabilir. Ama bu, Taehyun'un seçimi. Ben sadece kapıyı gösteriyorum. O kapıdan geçip geçmemek ona kalmış.

Seungmin: Ve eğer gitmek istemezse?

Elçi sessizce gülümsedi. O gülümseme, ne sıcaktı ne de soğuk. Sadece... var olan bir şeydi.

Elçi: O zaman burada kalmaya çalışsın. Ama evren onu er ya da geç kusacak. Ve kusulan her şey... boşluğa düşer. Boşlukta ne zaman ne de mekan vardır. Sadece sonsuz bir hiçlik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.