İçeriğe geç

Başka Bir Evrende

Bölüm 12 · 3 dk okuma

Başka Bir Evrende

Bölüm 12

İşaretli

Felix: Onu tanımıyorum. Ama pusulası... seni gösteriyor. Hemen buradan uzaklaşmalıyız.

Felix kolumdan tuttu ve hızla bir sokağa daldı. Arkamızdan adım sesleri geliyordu. Kalbim hızla çarpıyordu.

Sokaklar labirent gibiydi. Felix bir sağa bir sola sapıyor, beni arkasından sürüklüyordu. Sonunda dar bir geçide girdik ve Felix bir kapıyı açıp beni içeri itti. Kapıyı kapattı ve nefes nefese kaldı.

Felix: Sanırım... atlattık. Ama bu iyiye işaret değil. Biri seni arıyor, Taehyun.

Taehyun: Kim? Neden?

Felix: Bilmiyorum. Ama bu dünyada senin gibi bir yabancının peşine düşenler genellikle iyi niyetli olmaz.

Bir süre o dar odada bekledik. Sessizlik içinde sadece nefes seslerimiz duyuluyordu. Felix, duvarın yanındaki küçük pencereden dışarıyı gözetliyordu.

Felix: Gitti. Ama dikkatli olmalıyız. Seni hemen Kule'ye geri götürmeliyim.

Kule'ye döndüğümüzde, herkes bizi endişeyle karşıladı. Jeongin kitabını kapatıp ayağa kalktı. Changbin kaşlarını çattı. Hyunjin ise elindeki fincanı masaya bıraktı.

Jeongin: Ne oldu? Yüzünüz bembeyaz.

Felix: Birisi Taehyun'u takip ediyordu. Pusulalı bir adam. Onu tanımıyorum.

Changbin: Pusulalı mı? Bu... iyi değil. Sadece belirli kişilerin erişebildiği bir alet bu.

Minho: Ve onlar genellikle kaçak avcılarıdır. Bu evrende kaybolanları, kaçakları ve... yabancıları yakalayan kişiler. Seungmin'in emriyle çalışırlar. Ama eğer biri Seungmin'den habersiz seni arıyorsa, bu çok daha tehlikeli.

Tüm gözler üzerimdeydi. Bir kez daha kendimi bir hedef tahtasının ortasında bulmuştum...

Hyunjin: O zaman Taehyun'u daha sıkı korumalıyız. Seungmin'e de haber vermeliyiz.

Bang Chan: Seungmin şu an meşgul. Ama akşam görüşmesinde konuyu açacağım. Taehyun, bu akşam sen de geleceksin.

Başımı salladım. Başka seçeneğim yoktu. Bu dünyada hayatta kalmak için onlara güvenmek zorundaydım.

Ama içimde bir ses, belki de bu güvenin bir gün beni yıkacağını fısıldıyordu...

O akşam, Kule'nin ana salonunda toplandık. Seungmin, masanın başında oturuyordu. Gözleri her zamankinden daha derindi, sanki gün boyunca görmediği zaman dilimlerini taramıştı.

Seungmin: Felix bana olanları anlattı. Pusulalı bir adam, öyle mi?

Felix: Evet. Taehyun'u işaret ediyordu. Onu tanımıyorum.

Seungmin derin bir nefes aldı. Parmakları masanın yüzeyinde gezindi; her dokunuşta, havada küçük zaman kırıkları oluşuyordu.

Seungmin: Pusulalı adam... bu iyi değil. Bu dünyada sadece üç kişinin böyle bir alete erişimi var. Biri benim, diğeri Minho, üçüncüsü ise...

Minho: Karanlık Evren'in elçisi.

Oda buz kesti. Hyunjin'in elindeki fincan hafifçe titredi. Jeongin kitabını kapattı. Felix'in nefesi kesildi. Ben ise bilmediğim için anlamadım.

Taehyun: Karanlık Evren mi? O ne?

Seungmin: Bizim evrenimizin... gölgesi. Her evrenin bir dengi vardır, tıpkı bir maddenin antimadde ile karşılıklı olması gibi. Karanlık Evren, bizimkinin tam zıttıdır. Orada her şey ters işler.

Changbin: Ve onların elçisi neden Taehyun'u arıyor?

Minho: Çünkü Taehyun hiçbir evrene ait değil. Bu, Karanlık Evren için... eşsiz bir fırsat olabilir.

Hyunjin: Ne tür bir fırsat?

Minho: Eğer Taehyun'u yakalayıp enerjisini çözebilirlerse, belki kendi evrenlerine ait olmayan bir varlık yaratabilirler. Bu onlara sınırsız bir güç verir.

Bang Chan: O zaman onu hemen şimdi daha güvenli bir yere taşımalıyız.

Seungmin: Hayır. Onu saklamak, zaten arandığını kanıtlamak olur. Taehyun, yarın her zamanki gibi Jisung'la çalışmaya devam edecek. Ama bu sefer... yanında Changbin ve Minho olacak.

Seungmin'in sözleri güven vericiydi, ama gözlerindeki ifade başka bir şey söylüyordu. O da tedirgindi. Ve eğer Seungmin tedirginse... hepimiz tedirgin olmalıydık.

Hyunjin: Peki ya Taehyun'un kimliği? Jisung, ne durumda?

Jisung: İlerleme var. Ama Taehyun'un enerjisi çok karmaşık. Sanki katman katman, her birinde farklı bir evrenin izi var. Bu bir haftadan uzun sürebilir.

Seungmin: Zamanımız var mı bilmiyorum. Ama elimizden geleni yapacağız.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.