Herkes Stan'in dükkanına gitti. "En önemli kişiler nerede?" diye sordu Chris.
"Mason beni aradı. Geliyorlar. Bizimkiler malum..." dedi Marco.
"Normal bir insan olmadıkları için." dedi Lucy.
"Doğru. Ben bunu bir anda düşünemedim." dedi Chris.
"Sen hâlâ Melez Prens izlemedin mi?" diye sordu Lucy.
"Hayır ben sadece Benim Dünyam kitabını okudum." dedi Chris.
Lucy Travis'e dik dik bakmaya başladı. "Bana öyle bakma. Ben sadece seninle beraber izlemek zorunda kaldım. Son sezonu da hiç izlemedim." dedi Travis.
"O zaman neden bana yalan söyledin?" diye sordu Lucy.
"Çünkü benden başka hiç kimse seni dinlemiyordu. Bunu nasıl bildiğimi sorarsan..." dedi Travis.
"Çünkü seni de benden başka kimse dinlemiyordu." dedi Lucy ve Suzy ona sarıldı. "Ne oldu?"
"Öylesine. Sadece artık seni dinleyecek birinin olduğunu biliyorsun." dedi Suzy ve geri çekildi.
"Bu kadar duygusal olma. Ama yine de teşekkür ederim." dedi Lucy.
"Aslında sadece Suzy'nin değil. Benimde çok hatam oldu." dedi Chris.
"Önemli değil. Biz sizi çoktan affettik." dedi Travis.
"O yüzden bundan sonra kendinizi suçlu hissetmek yok. Ne de olsa siz hata yaptığınızı biliyorsunuz. Önemli olan da bu." dedi Lucy.
O sırada Mason Hunter ve Angel'ı getirdi. "Hoş geldiniz." dedi Stan.
"Her şey yolunda mı?" diye sordu Hunter.
"Birkaç dakika sonra geri dönebilirsiniz. Çünkü aşırı yüksek bir patlama olabilir." dedi Stan.
"Bu tehlikeli bir şey mi?" diye sordu Angel tedirgin bir şekilde.
"Merak etmeyin sadece yeni tamir olduğu için biraz ısındı. O yüzden beklemesi gerekiyor." dedi Stan.
"Tamam o zaman... Bir de onlar gittikten sonra benim bilgisayara bir şey olmaz değil mi?" diye sordu Mason.
"Sen rahat ol. Ayrıca eğer senin bilgisayara bir şey olursa Hunter ve Angel geri dönseler bile orası yok olur." dedi Stan.
"Bizi ne güzel cesaretlendiriyorsun. Teşekkür ederiz." dedi Hunter alaycı bir şekilde.
"Gerçekten korkacak bir şey yok. Yalan söylediğim zaman zaten ilk sen anlarsın." dedi Stan.
"Bak bu konuda çok haklısın." dedi Lucy.
"Tamam bir şey demedim." dedi Hunter.
"Hunter ve Angel bu arada ben sizden çok özür dilerim. Ne de olsa hepsi benim yüzümden oldu. O gün abime olan sinirim olmasaydı..." dedi Mason üzgün bir şekilde.
"Öyle bir şey yok. Sakın kendini suçlama." dedi Angel.
"Evet çünkü hepsi benim yüzümden oldu." dedi arkadan bir ses.
Mason arkasını döndü. "Senin burada ne işin var?" diye sordu.
"Hunter ve Angel'ın gelmesi benim suçum. O yüzden özür dilemek istedim." dedi Jason.
"Bak bu konuda çok haklısın. Bu tamamen senin suçun." dedi Hunter.
"Hunter!" diye uyardı Mason.
"Hunter'ın haklı olduğunu biliyorsun. O yüzden ona kızma." dedi Jason.
"Özür dilediysen gidebilirsin." dedi Suzy.
"Sen kimsin?" diye sordu Jason.
"Eğer Stan olmasaydı hâlâ senin gibi kardeşinden nefret edecek olan bir ablayım. Ama iyi ki var. Ne kadar büyük bir hatadan döndüğümü anladım." dedi Suzy.
"Yanlış anlamayın ama ben sizi anlamıyorum. Her ne olursa olsun siz kardeşsiniz. Ben kardeşimin ölümüne şahit oldum. Benim için bundan daha ağır bir şey yok." dedi Stan.
"Sen kendi kardeşinin... Bizim bundan neden haberimiz yok?" diye sordu Mason şaşkın bir şekilde.
"Zaten daha yeni başka bir boyuttan geldiğimi öğrenmiştiniz. Ben hâlâ kabullenmek istemiyorum." dedi Stan. Gözleri dolmuştu. "Tüm evrenlerde en önemli olan şey ailedir. İster bir kişi olsun. İster bin kişi olsun."
"Geçmişi unutmak o kadar kolay değil." dedi Mason.
"Ama geleceği birlikte kurmak çok kolay." dedi Jason pişman bir şekilde.
"Logan... Ona ne demeyi düşünüyorsun?" diye sordu Mason.
"Tüm gerçeği... Benim büyük bir hata yaptığımı ve amcasının çok haklı olduğunu söyleyeceğim." dedi Jason. "Hatta beraber söyleyelim."
"Jason sana bir şey soracağım." dedi Lucy ve Jason ona baktı. "Çocuğun sana bir sürü soru sormayacağından nasıl bu kadar emin olabilirsin? Yani yıllardır sırf kardeşin efsane kitapları okuyor diye küs olan sensin."
"Lucy çok haklı bir şey söyledi. Logan da efsane kitapları okuyor değil mi? Daha sonra onu terk etmeden korkarak büyürse o zaman ne olacak?" diye sordu Marco.
"Ben böyle bir şey olmasına asla izin vermeyeceğim. Her ne olursa olsun o benim oğlum. Her zaman öyle olacak." dedi Jason.
"Mason da her ne olursa olsun senin kardeşindi. O zaman neden aynı şeyi yapmadın? Yani neden şu anda gösterdiğin hoşgörüyü o zaman göstermedin?" diye sordu Chris ve Travis ona dik dik bakmaya başladı. Chris ona bakmadan "Bana öyle bakma."
"O zaman doğru olan o gibi gelmişti... Ayrıca..." dedi Jason.
O sırada bilgisayardan bir ses geldi. "Evet... Hazır mısınız?" diye sordu Stan.
"Evet kesinlikle." dedi Hunter.
"Nasıl gideceğiz?" diye sordu Angel.
"Benim arkada bir depo var." dedi Stan ve bir bardağa su koyup yolu gösterdi.
"Bu arada Lucy verdiğim mesajı unutma." dedi Hunter ve Angel ile gitti.