Lucy ve Marco beraber yürüyorlardı. "Hunter sana ne demek istedi?" diye sordu Marco.
"Bilmiyorum." dedi Lucy tedirgin bir şekilde.
"Tamam sakin ol." dedi Marco ve Lucy'nin elini tuttu. "Ben senin her zaman yanında olacağım."
"Teşekkür ederim."
Marco Lucy'yi öptü. "Daha iyi misin?"
"İyiyim." dedi Lucy ve başını Marco'nun omzuna koydu.
Marco Lucy'nin saçını okşadı. "Acaba Mason ne yapacak?" diye sordu.
"Bu kadar olan şeyden sonra... Jason'ı affetse bile yeğenine ne söyleyecek?"
"Bak onu hiç bilmiyorum."
...
"Nasılsın Stan?" diye sordu Marco.
"İyiyim siz nasılsınız?" diye sordu Stan.
"Biz de iyiyiz." dedi Lucy.
"Bu arada ben birkaç gün dükkanı kapatmaya karar verdim." dedi Stan ve öksürmeye başladı.
"Neden diye sormayacağım." dedi Lucy.
"Teşekkür ederim." dedi Stan. Lucy ve Marco'nun elini tuttu. "Siz benim için çok değerlisiniz. Bunu asla ama asla unutmayın."
Lucy ve Marco'nun içi kıpır kıpır olmuştu. "Birden bir şey oldu." dedi Marco.
"Evet bana da oldu." dedi Lucy.
"Aslında size doğruyu söylemek gerekirse kendi güçlerimin birazını size aktardım."
"Dur bir dakika yani bizim şimdi özel güçlerimiz mi var?" diye sordu Marco heyecanlı bir şekilde.
"Teknik olarak yok ama gelecekteki çocuğunuzun ya da çocuklarınızın olacak." dedi Stan.
"O ne demek?" diye sordu Lucy şaşkın bir şekilde.
"Biliyorsunuz bu yaştan sonra benim bir çocuğum olamaz. Zaten olsam olsam büyükbaba olurum. O yüzden de benim güçlerimin birazını size aktardım. Bunun anlamı ise sizin gelecekteki çocuğunuzun ya da çocuklarınız benim güçlerime sahip olacak. Bir daha söyletmeyin." dedi Stan.
"İyi ama böyle bir şeyi neden yaptığını anlamadım?" diye sordu Lucy şaşkın bir şekilde.
"Çünkü bir varis istiyorum ve onu ya da onları en iyi siz büyütürsünüz... Ayrıca bunu Travis ve Brenna asla bilmesin."
"Neden?" diye sordu Lucy.
"Onlara aynı şeyi Edalyn yapacak ve sürpriz olsun istiyor."
"Benim daha iyi bir sorum var. Neden biz senin güçlerini kullanamıyoruz?" diye sordu Marco ukala bir şekilde.
"Çünkü siz bu sihir ile doğmadınız."
"İyi tamam öyle diyorsan." dedi Marco bıkkın bir şekilde.
"O zaman biz gidelim. Daha sonra görüşürüz." dedi Lucy. Marco ile dükkandan çıktılar. Biraz yürüdükten sonra "Stan iyi değil."
Marco Lucy'nin yüzüne baktı ve ağladığını gördü. "Sakin ol. Ayrıca sen bunu nasıl biliyorsun? Ne de olsa Stan bir yerde haklı. Bu özel güçlere bir varis gerek."
"Ben rüyamda galiba Stan'in babasının ölümünü gördüm. O rüya değil bir aynıydı. Herhalde Hunter bir şekilde öğrendi ve bana gösterdi."
...
"Merak etme baba. Çok iyi olacaksın." dedi Stan.
"Oğlum bak ben iyi değilim. Çok yakında ölebilirim."
"Lütfen öyle deme baba. Biz sensiz ne yaparız?" diye sordu Stan ve babası öksürmeye başladı. "Su ister misin?"
"Çok iyi olur."
...
"Dur bir dakika sen ciddi misin?" diye sordu Marco.
"Evet hem de çok ciddiyim. Birkaç bir şey daha gördüm ama ana fikir buydu." dedi Lucy üzgün bir şekilde.
"Tamam sen merak etme. Yine de bunu birine söylemek lazım."
"Önce durumu doğru anlayıp anlamadığımızı bulmaya çalışalım. O yüzden büyüklere söylemek yok. Boşuna telaş olmasınlar."
"Travis ve Brenna zaten bilmemeli."
"O zaman kim kalıyor?"
...
"Size şimdiden iyi geceler. Çünkü uyumanız lazım. Bunun farkında mısınız?" diye sordu Suzy.
"Suzy ben çok ciddi bir şey söylüyorum. Asıl sen bunun farkında mısın?" diye sordu Lucy.
"Evet kesinlikle. Çünkü parçaları birbirine birleştirince Lucy haklı olabilir ve bu bir şaka değil." dedi Marco.
"Bakın biliyorum siz Stan'e benden daha fazla yakınsınız ama bu konu saklanacak bir konu değil."
"Aslında bunu kanıtlamak için sadece Hunter gerekli. Ama bilgisayar... Mason aldı değil mi?" diye sordu Lucy bıkkın bir şekilde.
"Ofisin yedek anahtarı bende var. Çünkü Mason bana güveniyor." dedi Marco ukala bir şekilde.
"Siz ciddi misiniz?" diye sordu Suzy bıkkın bir şekilde.
"Evet öyleyiz." dedi Lucy ve Marco aynı anda.
"Şu anda çok büyük bir şekilde saçmalıyorsunuz?"
"Belki öyle ama bir yolunu bulup Stan'i iyileştirmek lazım." dedi Lucy.
...
Marco kapıyı açtı. "Hadi gelin." dedi.
Lucy ve Suzy içeri girdi. "Lucy doğru bir şey yaptığımıza inanıyor musun?" diye sordu Suzy korkak bir şekilde.
"Suzy biraz sakin olur musun? Mason'ın bizi polise ihbar edecek hali yok." dedi Lucy.
Marco bilgisayarı açtı. "Merhaba. Orada biri var mı?" diye sordu.
Birkaç dakika sonra Hunter geldi. "Ne oldu?"
"Merhaba Hunter. Sana bir şey soracağım ama lütfen doğru söyle." dedi Lucy.
"Dinliyorum ama galiba ne soracağını da biliyorum." dedi Hunter.
"Bana o rüyayı yani anıyı sen gösterdin değil mi?" diye sordu Lucy.
"Evet öyle oldu. En azından sen bunun peşini bırakmazsın diye düşündüm." dedi Hunter.
"Normal bir şekilde de söyleyebilirdin." dedi Suzy.
"Şu anda önemli olan Stan." dedi Lucy.