Suzy hâlâ endişeliydi. "Sen iyi misin? Hâlâ durgun görünüyorsun. İstersen bugün evde kal."
"Suzy sen ne dediğinin farkında mısın?" diye sordu Lucy. "Ayrıca ben iyiyim. Bir şeyim yok. Sadece bir rüya gördüm."
"İyi ama neden?"
"Son zamanlarda Stan için fazla endişe ediyorum. Başka bir şey yok." dedi Lucy sinirli bir şekilde.
"Sen öyle diyorsan öyle olsun." dedi Suzy tedirgin bir şekilde.
...
Lucy ve Marco beraber yürüyorlardı. "Biliyor musun? Stan bilgisayarı neredeyse tamir etmiş. Hunter ve Angel eve geri dönebilir."
"Bu harika bir haber. İyi tarafından bakacak olursak en azından onlarda bizi anladı." dedi Lucy.
"Bak bu konuda çok haklısın. Ne de olsa sürekli biz mi gideceğiz?" diye sordu Marco ukala bir şekilde.
"Ben her zaman haklıyım." dedi Lucy ukala bir şekilde.
"Sen iyice bana benzedin." dedi Marco ve Lucy'yi kendine çekti. "Yalnız sen biraz durgun görünüyorsun. İyi misin?"
"Bilmiyorum. Çok kötü bir rüya gördüm. Bana sarılır mısın? Gerçekten ihtiyacım var." dedi Lucy. Gözleri dolmuştu.
"Bunu söylemene bile gerek yok." dedi Marco ve Lucy'ye sarıldı. "İstediğin zaman istediğin yerde bana sarıl. Her ne olursa olsun ben senin her zaman yanında olacağım."
Geri çekildikten sonra "Teşekkür ederim. İyi ki varsın." dedi Lucy.
Marco onun elini tuttu. "Asıl sen iyi ki varsın." dedi ve onu öptü.
...
Travis ve Brenna beraber yürüyorlardı. "Bu arada Mary Mason ile konuşmuş. Hunter ve Angel eve geri dönebilirmiş." dedi Brenna.
"Bu harika bir haber... Acaba Violet ve Phillip burada olsaydı ne olurdu?" diye sordu Travis.
"Bak bunu ben de merak ediyorum. Ama en azından uyum sağlarlardı."
"Ben de öyle düşünüyorum."
...
"Hadi gidelim." dedi Lucy.
"Memnuniyetle." dedi Marco rahat bir şekilde.
"Sen iyi misin?"
"Hocayı sevmiyorum. Ben ne yapabilirim?" diye sordu Marco bıkkın bir şekilde.
"Tamam. Bir şey demedim."
"Ama tabi dersi seviyorum. Orası ayrı bir konu."
"Öyle mi diyorsun?"
"Evet öyle diyorum." dedi Marco ve Lucy'nin elini tuttu.
"Tamam öyle olsun."
"Bu arada okuldan sonra Stan bizi bekliyor." dedi Marco ve telefonu Lucy'ye gösterdi.
"Büyük ihtimalle Hunter ve Angel ile ilgili bir şey."
"Sana bir şey soracağım ama anlatmak istemezsen anlarım..."
"Rüyamda ne olduğunu anlatmak istemiyorum. Ama sana söz veriyorum. Hazır olduğumu hissettiğim anda önce sana anlatacağım."
"Tamam o zaman."
...
"Nasılsınız arkadaşlar?" diye sordu Travis.
"İyiyiz sen nasılsın?" diye sordu Lucy.
"Ben de iyiyim." dedi Travis.
"Hunter ve Angel eve geri dönebilirmiş." dedi Brenna.
"Evet kesinlikle. Uzun zamandan sonra güzel bir haber almak iyi geldi." dedi Lucy.
"Neden öyle dedin?" diye sordu Brenna.
"Nedeni yok." dedi Lucy ve Marco onun elini tuttu.
"İsterseniz biz gidelim." dedi Travis imalı bir şekilde.
"Sen harbiden kafayı yedin." dedi Lucy.
"Ayrıca ben kız arkadaşımın elini tutamaz mıyım?" diye sordu Marco.
"Tamam. Bir şey demedim."
"İkisi de çok haklı." dedi Brenna.
"Tamam özür dilerim." dedi Travis.
"Dur bir dakika ben bu saçmalığın ilacını biliyorum." dedi Brenna ve Travis'in yanağını öptü.
"Merak ettim. Sen bu ilacı ne zaman buldun?" diye sordu Lucy ve kahkaha attı.
"Beni ilk kez kıskandığı zaman." dedi Brenna.
"Bak kabul ediyorum kıskandım ama haklıydım. Sen de gayet iyi biliyorsun. O oğlan seni..." dedi Travis.
"Kıskanmayı bırak. Onu sen dövdün. Bunun farkında mısın?" diye sordu Brenna.
"Ne yaptı dedin?" diye sordu Lucy şaşkın bir şekilde.
"Dövdü." dedi Brenna.
"Videosu falan var mı? O anı görmek isterdim." dedi Lucy ve kahkaha attı.
"Sen de ne güzel bir arkadaşsın." dedi Travis.
"Yalnız eğer Lucy'nin kıskandığı ilk kişi kuzenim olmasaydı. Herhalde Lucy onun saçını başını yolardı." dedi Marco.
"Yok öyle bir şey." dedi Lucy.
"Ben her şeyi unuturum ama o bakışları unutmam." dedi Marco ukala bir şekilde.
"Sen ciddi misin? Ben o anı görmek için neler vermezdim." dedi Travis.
"Bak bunun ilacı da bende." dedi Lucy ve ikisinin de kafasına vurdu.
"Bana bunu bir daha yapmayacağına dair söz verdin." dedi Travis.
"Yalnız bunu ben de yaparım." dedi Brenna.
"Bunun acısını unutmuşum." dedi Marco üzgün bir şekilde.
"Çok mu ağrıdı?" diye sordu Lucy ve Marco olumlu anlamda kafasını salladı. Lucy Marco'nun omuzundan tuttu. Marco kafasını eğdi ve Lucy onun kafasını öptü. "Daha iyi mi?"
"Evet." dedi Marco utangaç bir şekilde.
"Önce kafaya vur. Sonra öp. Böyle bir şey olabilir mi?" diye sordu Travis.
"Evet olabilir. Çünkü ben onu çok seviyorum." dedi Lucy ve Marco'nun saçını okşadı.
...
"Herhalde bugün Hunter ve Angel eve geri dönebilir." dedi Suzy.
"Bu çok güzel bir haber." dedi Daniel.
"Görüşürüz Darcy." dedi arkadan bir ses ve telefonu kapattı.
Daniel arkasını döndü ve "Kuzenimi üzmüyorsun değil mi?"
"Merak etme... Bugün Hunter ve Angel'ı uğurlamaya gidiyor muyuz?" diye sordu Chris.
"Tabi ki de." dedi Suzy.