İçeriğe geç

Başka Bir Boyutta

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Başka Bir Boyutta

Bölüm 3

Korsan Eğitimi

Kardeşler sabah uyandıkları zaman kapı tıklatıldı. "Kahvaltı 5 dakika sonra hazır." dedi Kadın ve gitti.

"Bunu unutmuştum." dedi Lucy kendi kendine.

"Neden? Ne oldu? Ne güzel kahvaltı yapacağız."

"Kolay kolay deniz yemeklerinden başka bir şey yeme. Ayrıca kırmızı içecekleri asla içme."

"İlk söylediğini az çok anladım ama benim yaşım 20, senin yaşın 17 asıl sen içme."

"Ben onu mu diyorum? Hunter'ın 1/8 kısmı vampir ve masada kan olabilir." dedi Lucy ve Suzy tamam anlamında kafasını salladı. "Ayrıca senin kafan tam olarak nerede?"

"Abartma alt tarafı yanlış anladım."

...

"Her şey çok güzeldi. Teşekkür ederiz Hunter." dedi Lucy.

"Gerçekten önemli değil. Bu arada bugün arkadaşım Jake ile birlikte korsan eğitimi vereceğim. Gelmek ister misiniz?"

"Neden olmasın?" dedi Lucy.

"O zaman birazdan hep beraber gideriz."

O sırada Lucy ablasını hatırladı ve "Belki ablam gelmek istemez. Çünkü bir kaç yıl önce sakatlandı. O günden beri kılıç kullanamıyor."

"Çok üzüldüm. Gelmek istemezsen anlarım." dedi Hunter.

"Aslında ben gelmek istiyorum. En azından kız kardeşimin nasıl kılıç kullandığını görürüm."

...

"Sen ne yapıyorsun?" diye sordu Lucy sinirli bir şekilde.

"Seni onunla yalnız bırakmam."

"Ben artık 9 yaşında değilim. Tamam mı? Ayrıca o zaman çocuktum ve çocuklar herkese aşık olabilir. Bu yüzden lütfen konuyu kapat."

O sırada Hunter kapıyı tıklattı. "Hadi kızlar gidelim."

...

"Nasılsın Jake?" diye sordu Hunter.

"İyiyim sen nasılsın?"

"Ben de iyiyim... Bunlar Lucy ve Suzy senin gibi korsanlar."

"Öyle mi? Ne güzel."

"O zaman hadi gidelim." dedi Suzy.

"Abla zaten geldik." dedi Lucy fısıldıyarak. Geldikleri yer su kenarıydı.

"Yani hadi yapalım."

O sırada diğer öğrenciler geldi. "O zaman kiminle başlayalım?" diye sordu Jake. "Lucy sen benimle savaşmak ister misin?"

"Olur ama yenilirsem gülmek yok."

"Sen ne yapıyorsun?" diye sordu Suzy fısıldıyarak.

"Bana güven." dedi Lucy fısıldıyarak. Eline bir kılıç aldı. "Tamamdır."

İlk saldırıyı Jake yaptı. Lucy hemen savunmaya geçmişti. Ne de olsa Jake bilmese bile onu tanıyordu. "Güzel refleks."

Lucy onu ittirdi ve "Teşekkür ederim." dedi.

"Önemli değil."

Lucy saldırıya geçti. Ama Jake onu yere düşürdü. Lucy Jake'in açığını gördü ve yeniden saldırdı. Bu sefer Jake yere düştü. "Beni hafife almadın değil mi?" diye sordu Lucy.

"Almamam gerektiğini öğrendim."

Suzy şaşkın bir şekilde bakmaya başladı. Kız kardeşinin kılıç kullanmayı nasıl öğrendiğini bilmiyordu. Lucy onun yanına gitti. "Bunu nasıl yaptın?" diye sordu Suzy fısıldıyarak.

"Çizgi film izlemenin ve oyun oynamanın faydaları." dedi Lucy fısıldıyarak.

"Oyun mu?"

"Benimle ilgilendiğin için teşekkür ederim abla." dedi Lucy imalı bir şekilde.

...

"Gerçekten çok iyiydin." dedi Hunter.

"Teşekkür ederim." dedi Lucy.

"Sen benim açığımı nereden buldun? Yoksa sen mi söyledin Hunter?" diye sordu Jake.

"Tabi ki de hayır." dedi Hunter.

"Yenilgine bahane arama." dedi Lucy.

"Bence de." dedi Suzy.

"Üzgünüm ama ben de aynı fikirdeyim. Ne de olsa ilk defa biri seni yendi. O da ben değilim."

"İyi tamam öyle olsun... Bu arada sen niye şavaşmadın?"

"Sen sormadın." dedi Hunter.

"Yoksa yenilmek mi istemedin?" diye sordu Jake.

"Ne ilgisi var?"

"Saçmalama Jake. O bir kral. Ayrıca daha önce neler yaptığını herkes biliyor. Benim gibi sıradan bir kıza yenilmekten korkmuyordur değil mi?" dedi Lucy.

"Tamam o zaman." dedi Hunter ve eline bir kılıç aldı. "Hazır mısın?"

"Elbette." dedi Lucy ve saldırmaya başladı.

"Çok iyisin." dedi Hunter savunma yaparken. Lucy'yi ittirdi ve saldırmaya başladı. Lucy savunma yaparken elini kesti. Hunter geri çekilip "İyi misin?" diye sordu. O sırada Lucy Hunter'ın açığını gördü. Saldırmaya başladı ve Hunter yere düştü.

Lucy kılıcını ona doğru tuttu. "Merak etme iyiyim." dedi ve kolunu Hunter'a uzattı.

Hunter "Teşekkür ederim." diyerek yerden kalktı. "Bu arada yanlış anlama ama..."

Lucy Hunter'ın vampir dişlerini gördü. Kanlı elini uzatarak "Yavaş çek." dedi.

"Teşekkür ederim." dedi Hunter ve kanı emmeye başladı. Sanki bir su gibi içiyordu. "Kanın çok tatlı. Buralardan değil gibi." Asasını çıkarıp Lucy'nin yarasına büyü yaptı.

"Teşekkür ederim." dedi Lucy şaşkın bir şekilde.

"Tamam o zaman. Hadi gidelim." dedi Suzy Lucy'nin kolundan çekerek.

"Ne yapıyorsun?" diye sordu Lucy fısıldıyarak.

"Galiba ne dediğini duymadın. Bizim hemen evimize gitmemiz lazım."

"Demesi kolay."

Kardeşler önden giderken Hunter Lucy'ye bakıyordu. "Kardeşim iyi misin?" diye sordu Jake.

"Evet iyiyim." dedi Hunter dudağında kalan kanları silerken.

"Yoksa sen bu kızdan hoşlanıyor musun?"

"Ne? Hayır."

"Bana öyle gelmedi."

"İyi tamam belki biraz hoşlanıyorum. Ama Suzy yanından hiç ayrılmıyor. Sanki bizim beraber olacağımızı biliyor ve bunu engellemek istiyor."

"Sen az önce ne dedin? Yani onunla birlikte olmak istiyorsun." dedi Jake. Hunter kafasını olumlu anlamda salladı. "Yanlış anlama ama senin 1/8 kısmın büyücü değil mi? Zihin okuma büyüsü yok mu?"

"Evet ama başka birinden hoşlanıyorsa. Ben o zaman ne yapacağım?"

...

"Ne dediğini duydun mu?" diye sordu Suzy tedirgin bir şekilde.

"Evet ama sakin ol."

"Hunter'ın 1/8 kısmı büyücü değil mi? Bir zihin okuma büyüsü var mı?"

"Var ama merak etme Hunter insanın özeline saygı duyar."

"Emin misin?"

"Evet."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.