İçeriğe geç

Başka Bir Boyutta

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Başka Bir Boyutta

Bölüm 2

Başka Bir Boyut

Kardeşler yemyeşil bir yerde uyandı. "Biz neredeyiz?" diye sordu Suzy.

Lucy etrafa baktı ve karanlık tarafı gördü. Daha sonra su kenarındaki tek boynuzlu atı gördü. "Bu mümkün değil." dedi ve ayağa kalktı.

"Ne mümkün değil?" diye sordu Suzy şaşkın bir şekilde.

O sırada gökyüzünden bir ejderha geçti. "Fire?" dedi Lucy gözlerine inanmayarak.

"Fire mı?"

"Beni takip et." dedi Lucy ve koşmaya başladı.

"Lucy Long! Nereye gidiyorsun?"

"Saraya gidiyorum!" diye seslendi Lucy.

"O da ne demek?" diye sordu Suzy kendi kendine ama yine de kardeşini takip etti. "Sen bizim nerede olduğumuzu biliyor musun? Ayrıca nasıl biliyorsun?"

"Tam olarak bilmiyorum ama tahmin ediyorum. Bir kez olsun bana güven."

"Ama hâlâ anlamadım. Nasıl tahmin edebiliyorsun?" diye sordu Suzy ısrarcı bir şekilde.

"Benimle çok ilgili olduğun için teşekkür ederim canım ablam." dedi Lucy alaycı bir şekilde.

"Bana laf sokmaya çalışma!"

"Sen de bana tokat atma!" dedi Lucy sinirli bir şekilde. "Sanırım Melez Prens çizgi filminin içindeyiz."

"Saçmalama istersen o sadece bir çizgi film."

"O zaman bunu nasıl açıklayabilirsin?" diye sordu Lucy sarayı göstererek.

Suzy gözlerine inanamadı. Bir saraya bakıyordu. "Herhalde şu anda bir rüya görüyorum."

"Bu imkansız. Ne de olsa ikimizde aynı anda aynı rüyayı göremeyiz. Hadi gidelim." dedi Lucy ve saraya doğru gitmeye devam etti.

"Merhaba, prensimizin taç giyme törenine hoş geldiniz." dedi Kadın.

"Teşekkür ederim." dedi Lucy ve Suzy' nin kolundan çekerek içeri girdi. Suzy şaşkın bir şekilde bakmaya başladı. "Ağızını kapat ve benim yaptığımı yap."

"Bana emir verme."

"Melez Prens çizgi filmini milyonlarca kez izleyen kim?" diye sordu Lucy kendinden emin bir şekilde. Suzy sessiz kalmak ile yetindi. "Ben de öyle düşünmüştüm."

O sırada Hunter Lucy' yi gördü. "Acaba bu kız kim?" diye sordu kendi kendine.

"Heyecanlı mısın oğlum?"

"Belki biraz... iyi tamam çok fazla. Baba ben ne yapacağım? Çok korkuyorum. Krallık çok büyük ve bundan sonra en ufak bir şey olduğu zaman herkes bana bakacak. Ben buna hazır değilim."

"Sakin ol. Tamam mı? Sen bugün için doğdun." dedi Babası ve oğluna bir fotoğraf verdi. "Bunu hatırlıyor musun?"

"Evet bana ilk kez kılıç kullanmayı öğrettiğin günden."

Lucy o anda Hunter'a baktı. "En sevdiğim baba ve oğul sahnesi." dedi hayranlıkla.

"Efendim?" dedi Suzy.

"Yok bir şey."

...

Tören bitmişti ve Suzy Lucy' ye "Şimdi ne olacak?" diye sordu.

"Bilmiyorum."

"Ne demek bilmiyorum! Sen bu çizgi filmin her bölümünü ezbere biliyorsun." dedi Suzy sinirli bir şekilde.

"Bilmiyorum çünkü bu final bölümüydü."

"NE!" diye bağırdı Suzy.

Hunter Suzy' nin bağırdığını duydu ve onların yanına gitti. "Burada ne oluyor?" diye sordu.

"Önemli bir şey değil prensim... yani kralım. Sadece ablam biraz heyecanlı biridir. Onun adına sizden özür dilerim." dedi Lucy hafif eğilerek. Suzy eğilmeyince Lucy Hunter'ın fark etmeyeceği bir şekilde dirsek attı.

"Evet özür dilerim." dedi Suzy hafif eğilerek.

"Önemli değil ama siz niye evinize gitmediniz?"

"Şeyden... bizim anne ve babamız korsan.Bir kaç günlüğüne gemiye bindiler. Benim sakar ablam da anahtarı suya düşürdü." dedi Lucy tedirgin olduğunu belli etmeden.

"Neden deniz kızlarına sormadınız?" diye sordu Hunter.

"Sorduk ama onlarda bulamadı."

"Anladım. Peki kalacak bir yeriniz var mı?"

Lucy bir şey demeden Suzy öne atıldı. "Malesef yok kralım."

"Tamam o zaman. Merak etmeyin sarayda kalabilirsiniz. Ben sizin odanızı hazırlattıyorum." dedi Hunter ve gitti.

"Sen ne yapıyorsun?" diye sordu Lucy sinirli bir şekilde.

"Bize kalacak bir yer ayarladım. Bunda ne var? Ayrıca neden ben sakar oluyorum?"

"Abla sen ciddi misin? Ben konuyu zaten burada kalmaya getirecektim. Neden erken davranıyorsun?"

"Ne fark eder? Zaten soracağı belliydi."

"Beni böyle tanısın istemiyorum. Tamam mı?" dedi Lucy huzursuz bir şekilde.

"Yoksa sen ona hâlâ aşık mısın?"

"Ne ilgisi var?"

"Umarım değilsin. Ne de olsa o bir kurgu karakteri."

O sırada Hunter geldi ve "Odanız hazır."

"Teşekkür ederiz kralım." dedi Lucy hafif eğilerek.

"Önemli değil. Ayrıca bana Hunter de... Bu arada adın ne?"

"Lucy ve ablam Suzy."

"Memnun oldum." dedi Hunter ve kardeşleri odasına götürdü. "İşte bu oda."

"Teşekkür ederiz Hunter." dedi Lucy utangaç bir şekilde.

"Evet çok teşekkür ederiz." dedi Suzy ve Lucy' yi odanın içine sürükleyip kapıyı kapattı. "Kardeşim sen iyi misin? Yeniden söylüyorum. O bir kurgu karakteri."

"Tamam abartma abla. Hangi yatakta yatmak istersin?" diye sordu Lucy yatakları göstererek.

"Ondan önce bana bu çizgi filmin konusunu anlatır mısın? Çünkü az önce konuştuğunuz şeylerden hiç bir şey anlamadım." dedi Suzy utangaç bir şekilde.

Lucy hayatı boyunca ablasından bu cümleyi duymayı bekliyordu. "Ne öğrenmek istiyorsun?"

"Bu çizgi filmde kaç tane efsane vardı?"

"8... krallar ve kraliçeler, tanrılar, korsanlar, deniz kızları, büyücüler, periler, vampirler, kurt adamlar."

"Yok artık. Hunter bunların hepsini taşıyor mu?"

"Evet, bu yüzden lakabı 'melez prens'."

"Ama hiç kimse buna dayanamaz."

"O sıradan biri değil. O krallığı korumak zorunda olan bir prens. Sence hangisi daha çok ağır?" diye sordu Lucy. Suzy ona cevap veremedi. "Ben de öyle düşünmüştüm."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.