İçeriğe geç

Basit Bir Komşu

Bölüm 9 · 4 dk okuma

Basit Bir Komşu

Bölüm 9

8.Bölüm🌸

Arka Bahçedeki Yabancı

Saat yedi buçuğa geldiğinde evin içinde bir ileri bir geri yürüyordum. Masanın üzerinde duran telefonuma her baktığımda aynı mesajı görüyordum. “Aras’a her konuda güvenme.” Altındaki buluşma saati ise zihnimde sürekli dönüp duruyordu. Saat sekizde apartmanın arka bahçesine gitmem isteniyordu. Kimin gönderdiğini bilmiyordum. Aras’ın bu mesajdan haberi olup olmadığını da bilmiyordum. En kötüsü, içimdeki merak korkumdan daha güçlüydü. Saat yedi ellide montumu giydim ve anahtarlarımı cebime koydum. Kapıyı açmadan önce bir an durdum. “Defne, aklını başına topla,” diye fısıldadım. Sonra koridora çıktım.

Apartmanın merdivenlerinden sessizce indim. Giriş katta kimse yoktu. Arka bahçeye açılan kapının önüne geldiğimde birkaç saniye bekledim. İçeriden hafif rüzgâr sesi geliyordu. Kapıyı açıp bahçeye çıktım. Bahçe, gündüz gördüğümden daha karanlık ve sessizdi. Binanın arka tarafında birkaç ağaç, eski bir bank ve küçük bir depo vardı. Etrafı dikkatlice inceledim. Kimse görünmüyordu.

“Buradayım.”

Ses arkamdan gelince irkildim. Hızla döndüm. Karşımda yaklaşık benim yaşlarımda bir kız duruyordu. Uzun saçları vardı ve ellerini montunun ceplerine sokmuştu. Yüzü tanıdık gelmiyordu.

“Mesajı sen mi attın?”

Kız başını salladı.

“Evet.”

“Sen kimsin?”

“Adım Selin.”

“Benden ne istiyorsun?”

Selin birkaç saniye sustu. Sonra etrafına bakıp sesini alçalttı.

“Aras’ı ne kadar tanıyorsun?”

“Daha birkaç gündür tanıyorum.”

“İyi. O zaman sana anlatacaklarımı baştan dinle.”

Kalbim hızlanmıştı. “Ne anlatacaksın?”

Selin bankın kenarına oturdu.

“Aras kötü biri değil. Ama senden sakladığı bir şey var.”

“Bunu zaten söyledin. Ne saklıyor?”

Selin gözlerini bana dikti.

“Senin bu apartmana taşınman tesadüf değil.”

Bir an konuşamadım.

“Ne demek istiyorsun?”

“Bu binadaki eski kiracılardan biriyle ilgili bir mesele var. Aras o meseleyi çözmeye çalışıyor.”

“Benim bununla ne ilgim var?”

Selin cevap vermeden önce derin bir nefes aldı.

“Çünkü senin tuttuğun daire daha önce onun ailesine aitti.”

Şaşkınlıkla etrafa baktım.

“Ne?”

“Bu apartman yıllar önce Aras’ın dedesinin üzerineydi. Sonra bazı nedenlerle el değiştirdi. Senin dairen de o zamanlardan kalma.”

“Bunları nereden biliyorsun?”

“Çünkü ben Aras’ın kuzeniyim.”

Gözlerim büyüdü.

“Kuzeni misin?”

“Evet. Ve Aras son birkaç aydır geçmişte yaşanan bir şeyi araştırıyor.”

Tam o sırada bahçenin kapısı açıldı. İkimiz de aynı anda oraya baktık. Aras içeri girdi. Bizi görünce yüzündeki ifade anında değişti.

“Defne?”

Selin ayağa kalktı.

“Ben anlatacaktım.”

Aras birkaç adım yaklaşarak Selin’e baktı.

“Sana bunu yapmamanı söylemiştim.”

“Bunu bilmeye hakkı var.”

Aras bana döndü.

“Ne kadarını anlattı?”

“Yeterince.”

Aras gözlerini kapatıp kısa bir nefes verdi.

“Defne, eve dön.”

“Hayır.”

“Şimdi değil.”

“Bana sürekli bir şeyleri saklayıp sonra da eve dönmemi söylüyorsun. Artık yeter.”

Aras sustu. İlk kez gerçekten çaresiz görünüyordu.

“Tamam,” dedi sonunda. “Her şeyi anlatacağım.”

Selin geri çekildi. “Ben gideyim.”

Aras başını salladı. Selin bahçeden çıkınca Aras bankın yanına geldi. Ben karşısında durdum.

“Bu daireyi neden bana kiraladılar?”

Aras gözlerini yere indirdi.

“Çünkü ev sahibi daireyi satmak istiyordu. Sen de kiralamak istedin.”

“Bunun neresi gizli?”

“Ev sahibi sana söylemedi ama ben biliyordum.”

“Neyi?”

Aras birkaç saniye sustu.

“Dairenin eski sahibi babamdı.”

Bir anda her şey daha da karıştı.

“Baban mı?”

“Evet.”

“Peki neden senin ailenin evi şimdi benim?”

“Çünkü babam yıllar önce evi satmak zorunda kaldı.”

“Niye?”

Aras cevap vermedi.

“Aras.”

“Borçlar yüzünden.”

Sessizlik çöktü.

“Peki benim taşınmamla bunun ne ilgisi var?”

Aras bana baktı.

“Çünkü sen taşınmadan önce dairede bazı eski eşyalar kaldığını biliyordum.”

“Ne eşyaları?”

“Bir kutu.”

“Nasıl bir kutu?”

“Babamın sakladığı belgelerin olduğu bir kutu.”

Kalbim yeniden hızlandı.

“Ve o kutu nerede?”

Aras doğrudan gözlerimin içine baktı.

“Senin evinde.”

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

“Benim evimde mi?”

“Evet.”

“Bunu neden daha önce söylemedin?”

“Çünkü kutuyu bulduğumuzu bilmesini istemediğim insanlar var.”

“Kim?”

Aras cevap vermeden önce apartmana baktı.

“Bilmiyorum.”

“Nasıl bilmiyorsun?”

“Çünkü kutu kaybolduktan sonra babam bazı insanlarla sorun yaşadı. Sonra evi sattı. Yıllar geçti. Ben birkaç ay önce kutunun hâlâ burada olabileceğini öğrendim.”

“Peki şimdi ne yapacağız?”

Aras yaklaşarak sesini alçalttı.

“Önce evine çıkacağız.”

“Şimdi mi?”

“Evet.”

Birlikte apartmana girdik. Merdivenleri çıkarken tek kelime konuşmadık. Kapımın önüne geldiğimizde anahtarı çıkardım. Kapıyı açtım. Aras içeri girdi ve doğrudan salondaki kolilere baktı.

“Son kez gördüğümde kutu burada değildi.”

“Belki başka yerdedir.”

Aras odaları tek tek kontrol etmeye başladı. Ben de kolilerin arasına baktım. Dakikalar sonra yatak odasındaki dolabın arkasından hafif bir tıkırtı geldi. İkimiz de aynı anda durduk.

Aras bana baktı.

“Duydun mu?”

Başımı salladım.

Dolabın arkasına eğilip baktığımızda duvarın dibinde küçük, eski bir kutu duruyordu.

Aras kutuyu eline aldı.

Üzerinde tek bir isim yazıyordu.

Benim ismim.

Aras’ın yüzündeki ifade bir anda değişti. Kutuyu açmak için elini kapağa götürdü fakat durdu. “Bunu daha önce hiç görmedim,” dedi. Ben ismimin yazılı olduğu kutuya bakarken içimde kötü bir his oluştu. “Ben de görmedim.” Aras kapağı yavaşça kaldırdı. İçeride eski fotoğraflar, birkaç belge ve sararmış bir mektup vardı. Mektubun üzerinde de benim adım yazıyordu. Aras mektubu eline aldı ama açmadan önce bana baktı. “Bunu birlikte okuyacağız.” Tam cevap verecekken kapımızın önünden bir ayak sesi geçti. İkimiz de sustuk. Sonra kapı kolu yavaşça aşağı indi. Birisi dışarıdaydı. Ve anahtar olmadan kapımızı açmaya çalışıyordu. Aras hemen ışığı kapattı ve beni sessizce kendi arkasına doğru çekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.