İçeriğe geç

Basit Bir Komşu

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Basit Bir Komşu

Bölüm 8

7.Bölüm🌸

Sakladığı Şey

Gece boyunca Aras’ın son mesajı aklımdan çıkmadı. “Bunu duyduğunda bana kızabilirsin.” Ne demekti bu? Defalarca telefonu elime alıp mesajı yeniden okudum. Sonunda cevap yazmaya karar verdim. “Beni merakta bırakmayı özellikle mi seviyorsun?” Mesajı gönderdikten sonra ekranın başında bekledim. Birkaç dakika geçti. Cevap gelmedi. “Harika,” diye söylendim. “Bir de mesaj atıp ortadan kayboluyor.” Telefonu yatağın üzerine bırakıp uyumaya çalıştım ama başarılı olamadım. Sabah olduğunda gözlerimi açar açmaz aklıma gelen ilk şey yine Aras oldu. Yataktan kalkıp mutfağa geçtim. Kahve hazırlarken kapım çaldı. Bir an durdum. Saate baktım. Daha dokuz bile değildi. Kapıyı açtığımda Aras karşımda duruyordu. Elinde benim dün gece giydiğim ceket vardı. “Günaydın,” dedi. “Günaydın. Ne söyleyecektin?” Daha içeri bile girmeden soruyu yapıştırmıştım. Aras gülümsedi. “Önce kahve.” “Hayır, önce açıklama.” “Sen gerçekten sabahları da böyle misin?” “Sen gerçekten insanları merakta bırakıp sabah kahvesine mi geliyorsun?” Aras başını iki yana salladı. “Tamam. İçeri girebilir miyim?” Birkaç saniye tereddüt ettikten sonra kapıyı açtım. Aras içeri girdi ve salondaki kolilere baktı. “Hâlâ yerleşemedin mi?” “Senin yüzünden zamanım kalmıyor.” “Benim yüzümden mi?” “Evet.” “Ben iki gündür sana kahvaltı ve gezi ayarlıyorum.” “Bunları istemedim.” “Ama geldin.” Cevap veremedim. Aras gülümseyerek mutfağa geçti. “Kahve yapıyordun.” “Evet.” “Bana da yap.” “Kendin yap.” “Misafirine böyle mi davranıyorsun?” “Sen misafir değilsin.” Aras durdu. “Neyim?” “Komşumsun.” “Şimdilik.” O kelime havada asılı kaldı. Aras birkaç saniye sustu, sonra sandalyeye oturdu. Ben de karşısına geçtim. “Tamam. Söyle artık.” Aras ellerini masanın üzerinde birleştirdi. “Dün gece söyleyeceğim şey aslında biraz garip.” “Beni daha fazla meraklandırma.” “İki hafta önce bu apartmana taşınmadan önce seni tanıyordum.” Kaşlarım çatıldı. “Ne?” “Seni tanıyordum demek fazla iddialı. Daha doğrusu seni görmüştüm.” “Nerede?” Aras bir an durdu. “Okulun yakınındaki kafede.” Şaşkınlıkla ona baktım. “Ben seni hatırlamıyorum.” “Hatırlaman gerekmiyor. Bir gün arkadaşlarınla oturuyordun. Masanın yanında bir kitap vardı. Kitabın üzerine adını yazmıştın.” “Defne.” “Evet.” İçimde tuhaf bir his oluştu. “Peki bunun benimle ne ilgisi var?” Aras cevap vermeden önce derin bir nefes aldı. “Sen taşınmadan birkaç gün önce apartman yöneticisi yeni kiracının geleceğini söyledi. İsmini duyunca sen olduğunu düşündüm.” “Yani ilk gece beni görünce beni tanıdın?” “Evet.” “Ve hiçbir şey söylemedin.” “Söyleseydim daha ilk geceden hakkımda ne düşünürdün?” “Şu an ne düşünüyorum biliyor musun?” “Tahmin edebiliyorum.” “Sen normal değilsin.” Aras güldü. “Bunu daha önce de söylemiştin.” “Peki neden bunu şimdi anlatıyorsun?” Aras’ın yüzündeki gülümseme kayboldu. “Çünkü dün gece seni ilk kez gerçekten tanımaya başladım.” Bu cümleyle birlikte sessizlik oldu. Ne diyeceğimi bilemedim. Aras da birkaç saniye sustu. Sonra ayağa kalktı. “Neyse. Söylemem gereken buydu.” “Bir dakika.” O da durdu. “Başka bir şey var mı?” Aras bana baktı. “Var.” “Ne?” “Sana söylemediğim başka bir şey daha var.” Kaşlarımı kaldırdım. “Neden söylemiyorsun?” “Çünkü onun zamanı gelmedi.” “Aras.” “Defne.” İkimiz de birkaç saniye birbirimize baktık. Sonra Aras ceketini sandalyeden aldı. “Bunu almaya gelmedim.” “Ne için geldin?” “Sana bunu söylemek için.” Kapıya doğru yürüdü. Ben peşinden gittim. “Peki diğer şeyi ne zaman söyleyeceksin?” Aras kapının önünde durdu. “Yakında.” Kapıyı açtı. Tam çıkacakken arkasını dönüp bana baktı. “Ama bir konuda bana güven.” “Neye güveneceğim?” “Seni buraya tesadüfen taşınmış biri gibi görmüyorum.” Cümlesiyle birlikte kapı kapandı. Olduğum yerde kaldım. Birkaç saniye sonra kapının arkasından ayak seslerini duydum. Sonra kendi kapıma yaslandım. Aras’ın söyledikleri kafamı iyice karıştırmıştı. Onu daha önce görmüş olması bir tesadüf sayılabilirdi. Fakat “Seni buraya tesadüfen taşınmış biri gibi görmüyorum” demesi başka bir şeydi. Masaya dönüp kahvemi aldım. Tam ilk yudumu içecekken telefonuma bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi. “Aras’a her konuda güvenme.” Ekrana birkaç saniye boyunca baktım. Mesajın altında ikinci bir cümle daha belirdi. “Sana anlatmadığı şeyi öğrenmek istiyorsan bu akşam saat sekizde apartmanın arka bahçesine gel.” Telefonu elimde sıkıca tuttum. Kim olduğunu bilmiyordum. Aras’ın haberi var mıydı, onu da bilmiyordum. Fakat artık bir şeyden emindim. Bu apartmana taşınmamın ardından yaşananların hiçbiri sandığım kadar basit değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.