İçeriğe geç

Basit Bir Komşu

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Basit Bir Komşu

Bölüm 5

4.Bölüm🌸

Komşuluk Savaşı Büyüyor

Akşam saatleri ilerledikçe yan daireden gelen sesler giderek artmaya başladı. Aras’ın birkaç dakika önce söylediği “daha başlamadık” cümlesi zihnimde yankılanıyordu. Elimdeki kitabı kapatıp tavana baktım. İçimden sakin olmaya çalışıyordum ama içimde küçük bir alarm çoktan çalmaya başlamıştı. Saat sekizi biraz geçiyordu. Önce birkaç konuşma sesi geldi. Ardından kahkahalar yükseldi. Sonra kapının açılıp kapanma sesleri duyuldu. Anlaşılan Aras’ın arkadaşları gelmişti. Kendime bir bardak su almak için mutfağa geçtiğim sırada telefonum titredi. Ece’den mesaj gelmişti. “Hazır mısın? Çocuklar geldi.” Hemen cevap verdim. “Ben hazır değilim. Evim hazır değil. Psikolojim hiç hazır değil.” Ece’nin cevabı saniyeler içinde geldi. “Merak etme, Aras bugün uslu duracak.” Mesaja baktım ve güldüm. “Aras ile uslu kelimesini aynı cümlede kullanmak büyük cesaret.” Tam telefonu bırakırken kapım çaldı. Kapıyı açtığımda Ece elinde bir kase patlamış mısırla duruyordu. “Film gecesine seni de çağırmaya geldim.” Şaşkınlıkla ona baktım. “Yan dairede mi?” “Evet.” “Aras da orada.” “Evet.” “Benim gelmemi gerçekten istiyor musunuz?” Ece gülerek başını salladı. “Aras özellikle bir şey söylemedi ama sen gelince daha az kavga edeceğinizi düşündüm.” “Yanlış düşünmüşsün.” Ece kolumdan tutup beni koridora çıkardı. “Bir saat oturursun, sonra dönersin.” Ayakkabılarımı bile doğru düzgün giymeden onunla yan daireye geçtim. Kapı açıldığında içeriden sıcak, kalabalık ve neşeli bir ortam karşıladı beni. Salonda üç erkek ve iki kız vardı. Aras koltuğun köşesinde oturuyor, elindeki kumandayla televizyonu ayarlıyordu. Beni görünce kaşlarını kaldırdı. “Sen de mi geldin?” Kollarımı göğsümde birleştirdim. “Davetsiz geldim. Sorun mu?” “Hayır, şaşırdım.” Ece araya girdi. “Defne bizimle film izleyecek.” Aras birkaç saniye bana baktı. Sonra hafifçe gülümsedi. “Başımızın üstünde yeri var yeni komşunun.” “Bunu söylediğine göre kesin bir planın var.” “Her şeyi kötü düşünme.” “Seni tanıdığım kadarıyla düşünmem gayet normal.” Salondakiler gülmeye başladı. Aras başını iki yana salladı. “Daha ilk haftadan itibarımı mahvettin.” “İtibarını sen mahvettin.” Film başladı. İlk yarım saat şaşırtıcı biçimde sessiz geçti. Ben koltuğun ucunda oturmuş, mısır yerken ekrana bakıyordum. Aras karşımdaki koltukta oturuyordu. Ne zaman gözlerimizi birbirimize çevirsek ikimiz de hemen başka tarafa bakıyorduk. Bir süre sonra filmde komik bir sahne çıktı ve herkes kahkahaya boğuldu. Ben de kendimi tutamayıp güldüm. Tam o sırada Aras bana baktı. “Demek gülebiliyormuşsun.” “Ne demek o?” “Seni ilk gördüğümde sürekli sinirliydin.” “Çünkü sen sinir bozucusun.” “Bunu kabul etmiyorum.” “Etrafındaki herkes kabul ediyor.” Yanımızdaki çocuk gülerek, “Ben şahsen onaylıyorum,” dedi. Aras ona yastık fırlattı. O an ortam tamamen rahatladı. Gece ilerledikçe herkes mutfağa geçip atıştırmalık hazırlamaya başladı. Ben de yardım etmek için ayağa kalktım. Buzdolabından içecek alırken Aras yanıma geldi. “Senden bir şey isteyeceğim.” “Ne?” “Şu üst raftaki tabağı verir misin?” “Boyun uzun, kendin al.” “Elim dolu.” Ellerine baktım. Gerçekten iki tabak taşıyordu. İstemeden tabağı uzattım. “Teşekkürler.” “Rica ederim.” Birkaç saniye sessizlik oldu. Sonra Aras alçak sesle, “Sabah gerçekten çok uykusuzdum,” dedi. “Belli oluyordu.” “Tencereler yüzünden sana kızdım ama komikti.” Gülümsedim. “Ben de seni biraz fazla kızdırdım.” “Biraz mı?” İkimiz de güldük. O an aramızdaki gerginlik ilk kez tamamen kaybolmuş gibiydi. Fakat tam mutfaktan çıkacakken salondan bir ses geldi. “Aras, kardeşim, yeni komşuya ne zaman çıkma teklif edeceksin?” Bir anda herkes sustu. Ben olduğum yerde kaldım. Aras’ın yüzü kızarmıştı. “Kes sesini.” Çocuk kahkaha attı. “Ne var oğlum, kız güzel.” Benim yüzümün de ısındığını hissedince hemen mutfağa döndüm. Aras arkamdan geldi. “Kusura bakma, saçmalıyor.” “Sorun değil.” “Gerçekten.” “Aras, rahat ol.” Göz göze geldik. Birkaç saniye boyunca ikimiz de konuşmadık. Sonra ben gülerek, “Ama sakın bunu yanlış anlama. Hâlâ senden hoşlanmıyorum.” dedim. Aras da gülümsedi. “İçim rahatladı. Ben de senden hoşlanmıyorum.” “Harika.” “Harika.” Salona döndüğümüzde herkes bize bakıyordu. Ece kaşlarını kaldırıp gülümsedi ama hiçbir şey söylemedi. Gece yarısına doğru film bitti. Ben eve dönmek için ayağa kalktığımda Aras kapıya kadar geldi. “İyi geceler, yeni komşu.” “İyi geceler, gürültü makinesi.” Kapıyı açtıktan sonra arkasından seslendim. “Bu arada yarın sabah tencereleri kullanmayacağım.” “Teşekkür ederim.” “Ama sen de gece gürültü yapmayacaksın.” “Söz.” Eve girip kapıyı kapattım. Sırtımı kapıya yasladığımda yüzümde istemsiz bir gülümseme vardı. Aras hâlâ sinir bozucuydu. Fakat artık onu yalnızca yan dairedeki baş belası olarak görmüyordum. Belki de İstanbul’daki yeni hayatımın en beklenmedik kısmı, tam yan dairemde yaşayan o ukala çocuk olacaktı. Tam yatağıma uzanmıştım ki telefonum yeniden titredi. Ekranda Aras’ın adı vardı. Mesajı açtım. “Bu arada yarın sabah kahvaltı yapıyoruz. Ece seni de çağırıyor.” Hemen cevap yazdım. “Saat kaçta?” Birkaç saniye sonra cevap geldi. “On.” “Gelirim.” Mesajı gönderdikten sonra telefonu yatağın yanına bıraktım. Ardından tekrar aldım. Neden bu kadar hızlı kabul ettiğimi ben de bilmiyordum. Belki Ece yüzündendi. Belki yeni taşındığım şehirde tanıdığım ilk insanlardan biri olduğu içindi. Ya da Aras’la kavga etmenin, onunla konuşmaktan daha eğlenceli hale gelmeye başlamasıydı. Telefon bir kez daha titredi. “Ve Defne?” diye yazmıştı. “Efendim?” diye cevap verdim. “Sabah tencere getirme.” Gülerek telefonu kapattım. “Söz vermiyorum.” O gece ilk kez İstanbul’daki evimde huzurlu bir şekilde uykuya daldım. Fakat sabah beni bekleyen kahvaltının, yeni bir tartışmanın başlangıcı olacağından henüz haberim yoktu. Üstelik bu kez tartışmanın konusu gürültü değil, Aras'ın söylediği bir cümle olacaktı yine.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.