İçeriğe geç

Banu

Bölüm 20 · 2 dk okuma

Banu

Bölüm 20

Son belge

BÖLÜM 20

Banu, avukatın elindeki siyah dosyaya baktı.

“Bunu neden şimdi getiriyorsun?”

Adam birkaç saniye sustu.

“Çünkü büyükannen bana, ancak herkes gerçeğin peşine düştüğünde bunu sana vermemi söyledi.”

Mert öne çıktı.

“Dosyada ne var?”

Avukat gözlerini Mert’e çevirdi.

“Seninle de ilgili.”

Mert’in yüzü gerildi.

Banu dosyayı aldı.

Kapağın üzerinde tek bir tarih vardı:

20.04.2007

Banu’nun parmakları titredi.

“Doğduğum gün…”

“Evet.”

Dosyayı açtı.

İlk sayfada hastanenin adı vardı.

Altında dört isim:

Banu’nun annesi.
Emir.
Emir’in kardeşi Kerem.
Ve Mert’in babası olarak bilinen adam.

Banu’nun nefesi kesildi.

“Dördü aynı gece oradaymış.”

Kerem başını eğdi.

“Evet.”

“Niye?”

Bu kez avukat cevap verdi.

“Çünkü o gece bir çocuk doğdu ve iki aile arasındaki yıllardır süren savaşın kaderi değişti.”

Banu sayfaları çevirdi.

Bir sonraki belgede bir kayıt vardı.

Ama bebeğin adı yazmıyordu.

Sadece:

“Kız çocuk.”

Banu’nun kaşları çatıldı.

“Benim ismim neden yok?”

Avukat cevap vermedi.

Banu daha hızlı sayfaları çevirmeye başladı.

Sonunda eski bir hastane fotoğrafı çıktı.

Banu fotoğrafa baktı.

Annesi yatağın üzerinde yatıyordu.

Yanında Emir vardı.

Ve kucağında bir bebek.

Banu’nun gözleri doldu.

“Bu benim.”

Annesi başını salladı.

“Evet.”

Banu fotoğrafı ters çevirdi.

Arkasında büyükannesinin el yazısıyla tek bir cümle vardı:

“Bu çocuğun kimliğini değiştirmek zorundaydık.”

Banu’nun gözleri büyüdü.

“Kimliğimi neden değiştirdiniz?”

Annesi ağlamaya başladı.

“Çünkü seni öldürmek isteyen biri vardı.”

Mert bir anda annesine baktı.

“Kim?”

Annesi cevap veremedi.

Kerem konuştu.

“Ben.”

Herkes sustu.

Banu yavaşça Kerem’e döndü.

“Sen mi?”

Kerem başını eğdi.

“Bana seni öldürmem söylendi.”

Mert öfkeyle öne çıktı.

“Ne?”

“Emir’in kızı dünyaya geldiğinde, anlaşmanın bozulacağından korktular. Bana seni ortadan kaldırmam için emir verdiler.”

Banu’nun gözlerinden yaşlar süzüldü.

“Peki neden yapmadın?”

Kerem’in sesi kırıldı.

“Çünkü seni gördüm.”

Kısa bir sessizlik oldu.

“Ve yapamadım.”

Banu’nun elindeki dosya yere düştü.

Mert Kerem’e baktı.

“Sonra ne oldu?”

“Büyükannen beni durdurdu. Anneni ve Banu’yu hastaneden çıkardı. Emir’i de uzaklaştırdı.”

“Peki benim kimliğim?”

“Büyükannen başka bir kayıt oluşturdu. Seni yıllarca başka bir ailenin çocuğu gibi büyüttüler.”

Banu fısıldadı:

“Babam sandığım adam…”

Kerem başını salladı.

“O adam seni korumak için değil, anlaşmanın devam etmesi için yanında tuttu.”

Banu’nun yüzü sertleşti.

“Peki neden şimdi herkes gerçeği anlatıyor?”

Avukat araya girdi.

“Çünkü dosyanın son sayfası henüz okunmadı.”

Banu dosyayı aldı.

Son sayfayı açtı.

Sayfanın ortasında yalnızca bir cümle vardı:

“Banu’nun gerçek kimliğini yalnızca bir kişi biliyor.”

Altında bir isim vardı.

Banu ismi okuyunca nefesi kesildi.

Emir.

“Babam biliyor.”

Mert başını kaldırdı.

“Emir zaten her şeyi biliyor.”

Avukat başını salladı.

“Hayır.”

Banu ona baktı.

“Ne demek hayır?”

Adam dosyadan son bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafta Emir, Banu’nun annesi ve bebek Banu vardı.

Ama fotoğrafın arka planında bir kadın daha görünüyordu.

Banu kadına baktı.

Yüzü yabancıydı.

Ama boynundaki kolye…

Banu’nun büyükannesinin yıllardır sakladığı kolyenin aynısıydı.

Avukat sessizce söyledi:

“Emir senin baban.”

Bir an durdu.

“Ama seni doğuran kadın…”

Banu’nun gözleri büyüdü.

“…annen değil.”

Mezarlığın içindeki sessizlik bir anda ağırlaştı.

Banu annesine baktı.

Annesi ağlayarak başını öne eğdi.

Ve ilk kez hiçbir şey söyleyemedi.

Çünkü Banu’nun bütün hayatını değiştirecek son gerçek, artık bir adım uzağındaydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.