İçeriğe geç

Banu

Bölüm 16 · 3 dk okuma

Banu

Bölüm 16

Başlangıcın olduğu yer

BÖLÜM 16

Banu ve Mert, eski evin önünde durdu.

Banu arabadan indiğinde uzun süre kapıya baktı.

Burası onun çocukluğuydu.

Aynı duvarlar, aynı pencereler…

Ama artık hiçbir şey eskisi gibi görünmüyordu.

Mert yanına geldi.

“Hazır mısın?”

Banu başını salladı.

“Bu kez evet.”

Kapıyı açıp içeri girdiler.

Salon bomboştu.

Banu birkaç adım attı.

Bir anda çocukluğundan bir anı aklına geldi.

Büyükannesinin onu kucağına alıp söylediği söz:

“Bir gün her şeyi öğreneceksin.”

Banu’nun gözleri doldu.

“Bunu daha önce hatırlamıyordum.”

Mert ona baktı.

“Belki de şimdi hatırlaman gerekiyordu.”

Büyükannesinin odasına girdiler.

Mert duvarları kontrol ederken Banu eski aynanın önünde durdu.

Aynanın kenarında küçük bir çizik fark etti.

Elini üzerine götürdü.

Ayna yerinden hafifçe oynadı.

“Bunu gördün mü?”

Mert yanına geldi.

Birlikte aynayı kaldırdılar.

Arkasında küçük bir bölme vardı.

İçinden eski bir zarf çıktı.

Zarfın üzerinde Banu’nun adı yazıyordu.

Banu’nun elleri titredi.

Zarfı açtı.

Büyükannesinin mektubuydu.

Bu kez mektup daha uzundu.

“Banu,

Eğer buraya kadar geldiysen artık sana yalan söylemeyeceğim.

Senin doğduğun gece yalnızca bir çocuk dünyaya gelmedi.

Bir gerçek de doğdu.

Annen Emir’i sevdi.

Ama seni korumak için ondan uzaklaştırıldı.

Seni büyüten adam seni kendi kızı gibi göstermeye çalıştı.

Çünkü seni kaybetmekten değil, gerçeğin ortaya çıkmasından korkuyordu.

Mert ise bütün bunların arasında bırakılan tek kişiydi.

Onu senden uzak tutmak istediler.

Çünkü bir gün birbirinizi bulursanız, geçmişin üzerindeki bütün yalanlar ortaya çıkacaktı.”

Banu mektubu okurken Mert sessizce yanında duruyordu.

“Büyükannem bizi biliyordu…”

Mert başını salladı.

“Evet.”

Banu mektubun devamını okudu.

“Banu, senden tek bir şey istiyorum.

Kimsenin senin adına karar vermesine izin verme.

Ne ailene dön.

Ne de geçmişinden kaç.

Kendi kararını ver.

Çünkü özgürlüğün, sana verilen bir şey değil.

Kendin aldığın bir şeydir.”

Banu mektubu kapattı.

Gözlerinden yaş süzülüyordu.

Mert elini tuttu.

“Bunu yapacaksın.”

Banu ona baktı.

“Artık eminim.”

Tam o anda evin dışından bir ses geldi.

Kapı sertçe kapandı.

Mert hemen ayağa kalktı.

“Biri geldi.”

Banu’nun kalbi hızlandı.

Ayak sesleri koridora doğru yaklaşıyordu.

Mert Banu’nun önüne geçti.

Kapı açıldı.

Karşılarında Banu’nun yıllardır babası sandığı adam duruyordu.

Bu kez yalnızdı.

Ve elinde bir silah vardı.

Banu korkuyla geriye çekildi.

Adamın bakışları Mert’e döndü.

“Bu iş burada bitecek.”

Mert Banu’nun önüne geçti.

“Bitti zaten.”

Adam silahı kaldırdı.

“Sen hiçbir şeyi anlamadın.”

Banu ilk kez onun gözlerinde korku gördü.

Ve o anda anladı.

Bu adam yıllardır herkesi korkutmuştu.

Ama aslında en çok kendisi korkuyordu.

Banu bir adım öne çıktı.

“Silahını indir.”

Mert ona döndü.

“Banu!”

“Hayır.”

Banu adamın gözlerinin içine baktı.

“Ben artık senden korkmuyorum.”

Adamın eli titredi.

“Sen hiçbir şey bilmiyorsun.”

Banu mektubu kaldırdı.

“Büyükannem her şeyi biliyordu.”

Adamın yüzü değişti.

Ve o anda dışarıdan siren sesleri duyuldu.

Adam pencereye baktı.

Mert şaşkınlıkla Banu’ya döndü.

“Polisi sen mi aradın?”

Banu başını salladı.

“Hayır.”

Dışarıdan Emir’in sesi geldi.

“Ben aradım.”

Adamın yüzü düştü.

Siren sesleri giderek yaklaşıyordu.

Banu derin bir nefes aldı.

Yıllardır korktuğu evin içinde, ilk kez kendini güçlü hissediyordu.

Ama henüz her şey bitmemişti.

Çünkü adam polislerin gelmesini beklemeden silahını yere bıraktı.

Sonra Banu’ya baktı.

“Bir şeyi hâlâ bilmiyorsun.”

Banu’nun kalbi yeniden hızlandı.

“Ne?”

Adam acı bir gülümsemeyle cevap verdi:

“Annen sana gerçek babanın kim olduğunu söyledi.”

“Evet.”

“Peki…”

Bir an durdu.

“…Mert’in gerçek babasının kim olduğunu hiç sordun mu?”

Banu’nun bakışları Mert’e çevrildi.

Mert’in yüzü bembeyaz olmuştu.

Ve Banu ilk kez onun da bilmediği bir gerçeğin olduğunu anladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.