İçeriğe geç

Bambaşka Bir Yol

Bölüm 9 · 7 dk okuma

Bambaşka Bir Yol

Bölüm 9

Bölüm 9 : Yeni Bir Başlangıç

Sabah saat tam 07.30'de Kumsal'ın alarmı çaldı.

Bu kez gözlerini ilk alarmda açtı.

Birkaç saniye tavana baktıktan sonra yatağından doğruldu. Son günlerde hayatı yavaş yavaş düzene girmeye başlamıştı. Adana'dan İzmir'e taşındığı ilk günkü korku artık yerini alışma duygusuna bırakıyordu.

Her ne kadar okulda Emir Ege'nin bitmek bilmeyen laf atmalarına katlanmak zorunda kalsa da...

Artık kendini eskisi kadar yalnız hissetmiyordu.

Doğa vardı.

Voleybol takımı vardı.

Annesi ve Kaan vardı.

Derin bir nefes aldı.

"Bugün güzel geçsin..."

diye mırıldandı.

Yatağını topladıktan sonra banyoya geçti. Hazırlanıp okul formasını giydi. Kumral ve dümdüz saçlarını dikkatlice taradı. Aynaya bakarken yüzünde hafif bir gülümseme oluştu.

"Kendine güven Kumsal."

"Her şey yoluna girecek."

Aşağı indiğinde annesi mutfakta çay koyuyordu.

"Günaydın."

"Günaydın anne."

Kaan da mutfağa yeni girmişti.

Motor anahtarını masaya bırakıp kardeşine baktı.

"Bugün keyfin yerinde."

Kumsal gülümsedi.

"Galiba."

Kaan kahvesinden bir yudum aldı.

"Gülmek sana yakışıyor."

Kumsal utandı.

"Abi..."

Annesi ikisine bakıp gülümsedi.

"Siz yine başladınız."

Birlikte kahvaltı yaptılar.

Evden çıkmadan önce annesi her zamanki gibi arkasından seslendi.

"Dikkatli git."

Kumsal başını salladı.

"Merak etme."

Otobüs her zamanki durağında durdu.

Kumsal cam kenarına oturup dışarıyı izlemeye başladı.

İzmir sabahları gerçekten çok güzeldi.

Denizden gelen hafif rüzgâr...

Koşturan insanlar...

Simit kokusu...

Bütün bunlar ona iyi geliyordu.

Yaklaşık yarım saat sonra otobüs okulun önünde durdu.

Doğa yine kapıda onu bekliyordu.

"Günaydın!"

"Günaydın."

"Bugün çok enerjik görünüyorsun."

"İnşallah nazar değmez."

İkisi gülerek sınıfa çıktılar.

Sınıfta öğrenciler henüz yerlerine oturmamıştı.

Altay arka sırada Emir'le konuşuyordu.

Emir'in saçları yine dağınıktı.

Üzerinde her zamanki gibi umursamaz bir ifade vardı.

Tam o sırada Kumsal içeri girdi.

Emir istemsizce kapıya baktı.

Bir an göz göze geldiler.

Sonra Emir hemen bakışlarını kaçırdı.

Altay bunu fark etmişti.

Dirseğiyle arkadaşını dürttü.

"Bak yine geldi."

Emir anlamamış gibi yaptı.

"Kim?"

"Kumsal."

"Ee?"

"Bakışını yakaladım."

Emir gözlerini devirdi.

"Boş konuşuyorsun."

Altay kahkaha attı.

"Tamam."

"İnanıyorum."

Tam o sırada öğretmen sınıfa girdi.

"Herkes yerine."

İlk iki ders oldukça sakindi.

Kumsal not alıyor...

Doğa ara sıra ona sorular soruyor...

Emir ise dersi dinlemek yerine kalemiyle oynuyordu.

Bir ara öğretmen tahtaya bir soru yazdı.

"Bunu kim çözer?"

Sınıf sessizdi.

Kumsal parmak kaldırdı.

Tahtaya çıkıp soruyu birkaç dakika içinde doğru çözdü.

"Harika."

öğretmen memnuniyetle gülümsedi.

"Teşekkür ederim hocam."

Yerine dönerken Emir istemsizce onu izliyordu.

"Sadece voleybolda değil..."

"Dersleri de iyi."

diye düşündü.

Kendi düşüncesine sinirlendi.

"Bana ne ya."

Öğle teneffüsü...

Doğa ve Kumsal kantinde oturuyordu.

Tam o sırada okul müdürü anons yaptı.

"Bütün futbol ve voleybol takımı üyeleri on dakika içinde konferans salonunda toplansın."

Doğa heyecanla ayağa kalktı.

"Kesin maçlarla ilgilidir."

Kumsal da meraklanmıştı.

İkisi birlikte salona gittiler.

Salon kısa sürede doldu.

Futbol takımı bir tarafta...

Voleybol takımı diğer tarafta oturuyordu.

Emir, Altay'ın yanına geçmişti.

Birkaç sıra ileride ise Kumsal ile Doğa vardı.

Müdür kürsüye çıktı.

"Arkadaşlar."

"Bu yıl okulumuz, bölgesel spor kampına katılmaya hak kazandı."

Salonda alkış sesleri yükseldi.

Müdür devam etti.

"Futbol ve voleybol takımları üç gün boyunca Foça'daki spor kampında birlikte kalacak."

"Kamp boyunca antrenmanlar, turnuvalar ve takım etkinlikleri yapılacak."

Kumsal'ın gözleri parladı.

Doğa heyecandan kolunu sıktı.

"Kampa gidiyoruz!"

Kumsal gülmeye başladı.

"Evet."

Alt tarafta oturan Altay ise Emir'e döndü.

"Kanka."

"Ne?"

"Üç gün."

"Eee?"

"Kumsal da geliyor."

Emir omuz silkti.

"Bana ne."

Altay sırıttı.

"Tabii."

"Hiç umursamadın."

Emir cevap vermedi.

Toplantı bittikten sonra herkes salondan çıkmaya başladı.

Koridor oldukça kalabalıktı.

Kumsal ile Doğa yürürken arkadan gelen biri yanlışlıkla Kumsal'a çarptı.

Kumsal dengesini kaybedince tam düşecekti ki güçlü bir el kolundan tuttu.

Emir...

"İyi misin?"

diye sordu.

Kumsal şaşkınlıkla ona baktı.

"Evet."

"Teşekkür ederim."

Emir hemen elini çekti.

"Bir dahaki sefere dikkat et."

Sesi yine her zamanki gibiydi.

Tam uzaklaşacakken Kumsal arkasından seslendi.

"Bu sefer teşekkür etmeme izin verdin."

Emir arkasını dönmeden cevap verdi.

"Alışma."

Sonra yürüyüp gitti.

Kumsal istemsizce gülümsedi.

Doğa ise her şeyi görmüştü.

"Bence o çocuk eskisi kadar kötü değil."

Kumsal omuz silkti.

"Bilmiyorum."

"Ama hâlâ çok sinir bozucu."

~~~

Öğleden sonraki beden eğitimi dersinde futbolcular sahaya, voleybolcular ise salona geçti.

Antrenör kısa bir hazırlık maçı yaptırdı.

Kumsal yine oldukça başarılıydı.

Takım arkadaşlarını sürekli motive ediyor, sayı kaybedildiğinde kimsenin moralinin bozulmasına izin vermiyordu.

Antrenör bunu sessizce izliyordu.

"Liderlik özelliği..."

diye düşündü.

"İşte bu önemli."

Salonun kapısında ise tanıdık iki kişi vardı.

Emir ve Altay.

Futbol antrenmanı erken bitmişti.

Altay yine gülüyordu.

"Bakıyorum yine buradayız."

Emir başını çevirmeden cevap verdi.

"Sadece zaman geçiriyorum."

"Tabii."

"Kız voleybol oynarken zaman geçirmek daha eğlenceli geliyor."

Emir hafifçe omzuna vurdu.

"Kes artık."

Altay kahkahasını zor tuttu.

"Kanka..."

"Senin işin zor."

Emir hiçbir şey söylemedi.

Çünkü gözleri yine file önünde yükselen Kumsal'daydı.

Kumsal topa vurduğu anda sanki bütün salon susuyordu.

Ve Emir bunun nedenini anlamaya çalışıyordu.

"Neden sürekli ona bakıyorum?"

Bu sorunun cevabını kendisi bile bilmiyordu.

~~~

Antrenman sona erdiğinde herkes yorgundu ama mutluydu.

Kumsal havlusuyla alnındaki teri sildi. Tam çantasını alıp çıkacakken antrenör onu yanına çağırdı.

"Kumsal."

"Efendim hocam?"

"Bugünkü performansın çok iyiydi."

"Teşekkür ederim hocam."

"En çok da takım arkadaşlarını motive etmen dikkatimi çekti."

Kumsal şaşkınlıkla gülümsedi.

"Ben sadece herkesin moralini yüksek tutmaya çalışıyorum."

Antrenör başını salladı.

"İşte iyi bir sporcuyu farklı yapan da budur."

Bu sözler Kumsal'ın çok hoşuna gitmişti.

Salondan çıkarken Aleyna onu sert bakışlarla izliyordu.

Yanındaki arkadaşlarından biri fısıldadı.

"Yeni kız bayağı iyi."

Aleyna kollarını bağladı.

"Bir iki iyi oynadı diye kendini bir şey sanmasın."

"Kaptan hâlâ benim."

Koridorda Doğa, Kumsal'ın yanına koştu.

"Nasıl geçti?"

"Çok güzeldi."

"Belli oluyor."

Tam o sırada Emir ve Altay karşı taraftan geliyordu.

Altay gülümseyerek,

"Voleybol yıldızı geliyor."

dedi.

Kumsal hafifçe gülümsedi.

"Futbol yıldızları yol versin o zaman."

Altay kahkaha attı.

"Sevdim bu cevabı."

Emir ise her zamanki ciddi hâliyle Kumsal'a baktı.

"Bugün şanslıydın."

Kumsal hiç düşünmeden cevap verdi.

"Şans sürekli benim yanımda galiba."

Emir kaşını kaldırdı.

"Öyle mi?"

"Evet."

"İstersen birazını sana verebilirim."

Altay bir kez daha gülmeye başladı.

"Kanka..."

"Bugün yine kaybettin."

Emir istemsizce gülümsedi.

"Bir dahaki sefere."

Kumsal omzunu silkti.

"Bekliyorum."

İki grup birbirinin yanından geçip gitti.

Emir birkaç adım attıktan sonra arkasına dönüp baktı.

Kumsal ile Doğa gülerek uzaklaşıyordu.

Altay bunu yine fark etti.

"Bakmaya devam et."

Emir hemen önüne döndü.

"Bir şey yok."

"Tabii."

~~~

Son ders tarih dersiydi.

Öğretmen dersi işlerken Emir'in dikkati yine dağılıyordu.

Kalemini masaya vuruyor ama gözleri istemsizce ön sıraya kayıyordu.

Kumsal ise her zamanki gibi not alıyordu.

"Neden sürekli gözüme çarpıyor?"

diye düşündü.

"Daha önce böyle biriyle karşılaşmadım mı?"

Kafasını iki yana salladı.

"Saçmalama Emir."

Ders zili çaldığında okul bahçesi birkaç dakika içinde doldu.

Doğa ve Kumsal otobüs durağına doğru yürürken Doğa heyecanla konuşuyordu.

"Foça Kampı için şimdiden valiz hazırlamaya başlayacağım."

Kumsal güldü.

"Daha günler var."

"Olsun."

"Ben çok heyecanlandım."

Kumsal da heyecanlıydı.

Hayatında ilk kez yeni okuluyla birlikte böyle bir etkinliğe katılacaktı.

Belki de yeni arkadaşlıklar kuracaktı.

Belki de...

Aklına istemsizce Emir geldi.

"Yok artık."

diye mırıldandı.

Doğa dönüp baktı.

"Ne oldu?"

"Hiç."

Emir ile Altay da okuldan çıkmıştı.

Altay ellerini cebine soktu.

"Kamp güzel olacak."

"Evet."

"En çok da seni izleyeceğim."

Emir kaşlarını çattı.

"Beni niye?"

"Çünkü Kumsal da orada olacak."

Emir derin bir nefes verdi.

"Şu konuyu kapat artık."

Altay sırıttı.

"Tamam."

"Şimdilik."

Akşam...

Kumsal eve geldiğinde annesi salondaydı.

"Hoş geldin."

"Hoş buldum anne."

Üzerini değiştirdikten sonra mutfağa geçti.

Annesine sofrayı hazırlarken yardım etti.

Bir süre sonra kapı açıldı.

Kaan eve gelmişti.

Motor montunu çıkarırken gülümsedi.

"Benim voleybolcu nasıl?"

Kumsal sevinçle anlattı.

"Bugün kampa gideceğimizi öğrendik."

Kaan şaşırdı.

"Kamp mı?"

"Evet."

"Foça'da üç gün."

Kaan birkaç saniye düşündü.

"İlk kez ailenden bu kadar uzak kalacaksın."

"Evet."

"Korkuyor musun?"

Kumsal başını iki yana salladı.

"Biraz heyecanlıyım."

Kaan kardeşinin omzuna dokundu.

"Sen her yerde ayakta durabilecek kadar güçlüsün."

Bu sözler Kumsal'a iyi gelmişti.

Yemekten sonra odasına geçti.

Valizini dolabın önüne çıkardı.

Henüz erkendi ama içine birkaç eşya koymaya başladı.

Tam yatağına uzanmıştı ki telefonu çaldı.

Doğa mesaj atmıştı.

Doğa:

"Kamp için alışverişe çıkacağız, sen de geliyorsun. 😍"

Kumsal gülümseyerek cevap yazdı.

Kumsal:

"Tamam ama çok abartma."

Telefonunu kapattı.

Camdan dışarı baktı.

İzmir gecesi sakindi.

Aklına bugün koridorda kendisini düşmekten kurtaran Emir geldi.

"Garip çocuk..."

diye fısıldadı.

"Bir gün kavga ediyoruz..."

"Bir gün yardım ediyor."

Kendi kendine kızdı.

"Ben neden onu düşünüyorum ki?"

Başını yastığa koydu.

Birkaç dakika sonra gözleri yavaşça kapandı.

Aynı saatlerde...

Emir odasında futbol topunu ayağıyla sektiriyordu.

Topu bir kenara bıraktı.

Yatağına uzandı.

Tavana bakarken gün boyunca yaşananlar gözünün önünden geçti.

Konferans salonu...

Koridordaki karşılaşmaları...

Voleybol antrenmanı...

Ve Kumsal'ın gülümsemesi...

Telefonu titredi.

Altay'dan mesaj gelmişti.

Altay:

"Kanka, Foça Kampı çok eğlenceli geçecek gibi duruyor. 😏"

Emir kısa bir cevap yazdı.

Emir:

"Bakarız."

Altay hemen tekrar yazdı.

Altay:

"Asıl sen Kumsal'a bakarsın."

Emir istemsizce güldü.

Telefonu kapatıp komodine bıraktı.

"Pek komik..."

diye söylendi.

Ama gözlerini kapattığında aklına yine aynı kahverengi gözler geldi.

Ve ilk kez...

İçinden geçen düşünceyi susturmakta zorlandı.

"Acaba Altay haklı olabilir mi?"

Bu düşünceyle birlikte derin bir nefes aldı.

Henüz bunun cevabını bilmiyordu.

Ama Foça Kampı...

Hem onun hem de Kumsal'ın hayatında birçok şeyi değiştirecekti.

Bölüm sonu

5 yorum