İçeriğe geç

Bambaşka Bir Yol

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Bambaşka Bir Yol

Bölüm 2

Bölüm 2 : Kendini Kanıtla

İlk dersin gerginliği henüz geçmemişti.

Kumsal, teneffüs boyunca arkadaşı Doğay'la bahçede dolaşmış, çalan zil ile birlikte beden eğitimi dersi için Doğay'la spor salonuna geçmişti.

Öğrenciler soyunma odasından çıkarken beden eğitimi öğretmeni düdüğünü çaldı.

"Bugün voleybol oynayacağız. İki takım oluşturacağım."

Sınıftan sevinç sesleri yükseldi.

Emir Ege ise futbol takımının kaptanı olduğu için kenarda arkadaşlarıyla konuşuyordu.

Kumsal salondaki voleybol sahasına bakınca yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

"En azından bu derste zorlanmam." diye geçirdi içinden.

Tam o sırada Emir'in sesi duyuldu.

"Hocam."

Öğretmen ona döndü.

"Efendim Emir?"

Emir alaycı bir ifadeyle Kumsal'a baktı.

"Yeni kızı bizim takıma almayın."

Salon sessizleşti.

"Neden?"

Emir omuz silkti.

"Daha topa vurmayı bile bilmiyordur."

Arkadaşları gülmeye başladı.

"Haklı."

"İlk serviste kaçırır."

"Belki top gelince kaçar."

Kumsal, Emir'e döndü.

Yüzünde en ufak bir sinir belirtisi yoktu.

"Bitirdin mi?"

Emir kaşını kaldırdı.

"Yoksa doğru değil mi?"

Kumsal sakin bir sesle cevap verdi.

"İnsanları tanımadan onlar hakkında konuşmayı alışkanlık hâline getirmişsin."

Sınıftan birkaç kişi "Ooo..." diyerek birbirine baktı.

Emir gülümseyerek yaklaştı.

"O zaman göster bakalım."

Beden eğitimi öğretmeni araya girdi.

"Yeter artık. Kumsal, sen kırmızı takımdasın."

Maç başladı.

İlk birkaç sayı normal geçti.

Sonra sıra Kumsal'a servis atmaya geldi.

Emir arkadaşlarına dönüp alçak sesle konuştu.

"Şimdi top fileye takılacak."

Birkaç kişi gülmeye başladı.

Kumsal topu eline aldı.

Derin bir nefes verdi.

Salon sessizleşmişti.

Topu havaya bıraktı.

Tak!

Top büyük bir hızla fileyi aşıp sahanın arka çizgisine düştü.

Kimse dokunamadı.

Öğretmen düdüğünü çaldı.

"Servis sayısı!"

Emir'in gülümsemesi yavaşça kayboldu.

"Şans..." diye mırıldandı.

Kumsal ikinci servisi kullandı.

Bu kez top tam çizgiye düştü.

Bir sayı daha.

Üçüncü serviste rakip takım topu karşılayabildi.

Ancak Kumsal ön tarafa geçti.

Pas yükseldiği anda zıpladı.

Herkes nefesini tuttu.

Tak!

Sert smaç rakip sahanın ortasına düştü.

Sayı.

Salonda alkış sesleri yükseldi.

Emir'in takım arkadaşlarından biri şaşkınlıkla konuştu.

"Abi... Bu kız bayağı iyi."

Bir diğeri,

"Bayağı iyi değil, profesyonel gibi oynuyor."

Öğretmen gülümseyerek Kumsal'a baktı.

"Bunu daha önce söylemedin."

Kumsal omzunu silkti.

"Sormadınız hocam."

"Kaç yıldır oynuyorsun?"

"Dokuz yıldır."

Salon tamamen sessizliğe büründü.

Öğretmen hayretle devam etti.

"Lisansın var mı?"

Kumsal başını salladı.

"Evet hocam. Adana'da okul takımının kaptanlığını yapıyordum."

Emir olduğu yerde donup kaldı.

"Kaptan mı?"

Az önce topa vuramaz dediği kız, okul takımının kaptanı çıkmıştı.

Arkadaşlarından biri hafifçe dirseğiyle Emir'e vurdu.

"Hani voleybol bilmiyordu?"

Emir cevap veremedi.

Kumsal topu eline alırken göz göze geldiler.

Dudaklarının kenarında hafif bir tebessüm vardı.

"İnsanları tanımadan yorum yapmak bazen insanı zor durumda bırakıyor."

Bu söz üzerine sınıftan hafif gülüşmeler yükseldi.

Emir ilk kez söyleyecek bir söz bulamamıştı.

Hayatında ilk defa biri, onu iki gün üst üste bütün sınıfın önünde susturmayı başarmıştı.

Ve o an içinde garip bir his oluştu.

Bu kız, tanıdığı hiç kimseye benzemiyordu.

~~~

Beden eğitimi dersi bittiğinde öğrenciler soyunma odalarına doğru ilerliyordu.

Tam o sırada spor salonunun kapısı açıldı.

İçeri, okul voleybol takımının oyuncuları girdi.

En önde yürüyen kız, daha salona adımını atar atmaz dikkatleri üzerine çekiyordu.

Bembeyaz teni, beline kadar uzanan platin sarısı saçları ve keskin yeşil gözleri vardı.

Yürüyüşünden bile kendine fazlasıyla güvendiği belliydi.

Takım arkadaşları onun arkasından sessizce ilerliyordu.

Kumsal, kızın kim olduğunu merak ederken yanındaki Doğa fısıldadı.

"İşte geldi..."

"Kim?"

"Aleyna."

"Kim Aleyna?"

"Okul voleybol takımının kaptanı."

Bir an durup ekledi.

"Ve Emir Ege'nin sevgilisi."

Kumsal'ın bakışları istemsizce Emir'e kaydı.

Emir, Aleyna'yı görünce hafifçe gülümsedi.

Aleyna ise doğruca Emir'in yanına gidip koluna girdi.

"Antrenmanı izleyemedin."

Emir omuz silkti.

"Ders vardı."

Aleyna'nın bakışları bir anda Kumsal'a döndü.

Onu baştan aşağı süzdü.

Dudaklarının kenarında küçümseyici bir gülümseme belirdi.

"Yeni kız sen misin?"

"Evet."

"Demek voleybol oynuyormuşsun."

Kumsal sakinliğini korudu.

"Oynuyorum."

Aleyna alaycı bir kahkaha attı.

"Bu okulun kaptanı benim."

"Burada kurallarımı öğrenmen uzun sürmez."

Spor salonunda kısa bir sessizlik oluştu.

Kumsal gözlerini kaçırmadan cevap verdi.

"Merak etme."

"Ben kimsenin kurallarıyla değil, saygıyla ilgileniyorum."

Takım arkadaşlarından bazıları şaşkınlıkla birbirine baktı.

Aleyna'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.

Hayatında ilk kez biri ona çekinmeden karşılık vermişti.

Emir ise sessizce olanları izliyordu.

İçinden geçen tek düşünce şuydu:

"Bu kız gerçekten hiçbir şeyden korkmuyor."

Kumsal çantasını omzuna takıp salondan çıktı.

Arkasında ise hem Emir'in hem de Aleyna'nın merak dolu bakışlarını bırakmıştı.

O gün kimse fark etmese de...

Bu üç kişinin yolları artık geri dönülmez şekilde kesişmiştı.

Ve henüz kimsenin bilmediği bir gerçek vardı.

Dışarıdan kusursuz görünen Emir Ege ile Aleyna'nın ilişkisi, sandıkları kadar sağlam değildi.

Bir gün ortaya çıkacak tek bir sır, her şeyi değiştirecekti.

~~~

Akşam olmuştu okul bitmişti ve Kumsal eve gitmişti.

Odasında oturup ders çalışırken abisi bir anda içeri girdi Kumsal buna sinirlendi ve abisine

"Abiciğim öküzmüsün de içeriye destursuz giriyorsun" dedi.

Abisi yani Kaan onun bu çıkışına güldü.

"Neyse ne kızım boşver sen onu ilk okul günün nasıl geçti " diye sordu

Kumsal'ın bir anda modu düştü ama yine de abisine çaktırmamaya çalıtı ve gülümsedi

"Güzel geçti abi "

" Emin misin pek öyle gözükmüyor ama"

" Yok abi gerçekten güzel geçti "

" Neyse daha fazla uzatmıyorum her zaman yanında olduğumu da bil güzelim "

Kumsal abisinin bu sözüne içten bir gülümseme sundu ve abisine kocaman sarıldı.

Abisi onu kucakladı ve saçından öptü .

" Hadi artık yat fazla çalışma zaten yorulmuşsundur" dedi

" Tamam abi yatarım ben şimdi "

Kaan gitti ve kumsalda çok zaman kaybetmeden pijamalarını giydi , dişlerini fırçaladı ve yattı.

Bölüm sonu

3 yorum