İçeriğe geç

AZRAK:AHTER YAĞMURU

Bölüm 4 · 2 dk okuma

AZRAK:AHTER YAĞMURU

Bölüm 4

Dosttan öte

Yaylana yaylana her bir lokmanın tadını çıkararak yerken annem, "kızım biraz hızlı olsan diyorum çocuklar gelir şimdi" dedi.

Ağzımdaki lokmayı çiğneyip yuttum. "Ne yapayım anne, hızlı yiyeyim de o lokmalar sonra soluk boruma kaçsın da sonra nefes alamayıp öleyim mi istiyorsun hm!?"

Babam hemen araya girip "tövbe tövbe sen yemeğini sakin sakin ye kızım." ardından anneme bakarak "Aynur! Sen de karışma şu kıza" dedi.

Canım babam hiç de kıyamazmış bana.

Annem gözlerini genişçe açıp, işaret parmağını babama doğru sallayarak "Bana bak Caner! Bu kızı sen hep böyle şımartıyorsun zaten" dedi.

Aşk olsun benim nerem şımarık.

Annem daha babama saydıracakken babamın kurtarıcısı olan kapı zili çaldı ve tahminimce bu Alpella salağının çalışı.

Sürekli hayatımın aşkını bulmama engel olan Alper'den bahsediyorum.

Kendisi çok cana yakın ve sevecendir. Belki biraz da gıcık...

Babam rahat bir nefes alırken ben tabağımdaki sucuklu yumurtanın hepsini ekmek arası yaptım, büyük bir ısırık alıp yemeye başladım.

Kafamı kaldırdığımda anne ve babamın bana şaşkınlıkla baktığını gördüm. Dolu ağzımla "Ne var ya Barış hayvanı hepsini yiyor" dedim.

Babam bu halime gülerken, annem kapıyı açmaya gitti.

Babam bana alaycı bir edayla "yavaş ye kızım, sonra hızlı yerken o lokmalar soluk boruna falan kaçar değil mi!?" dedi.

Omuz silkerek ekmek arası sucuklu yumurtamdan bir ısırık daha almak için ağzımı açtığımda ekmeğim elimden çekilip, Barış'ın ağzına girmesi bir oldu.

Sinirle ona baktım, "Öküzsün biliyorsun değil mi?" Dolu ağzıyla "hm hm" diyerek başını salladı ve önümdeki meyve suyunu alıp içmeye başladı. "Ya bari onu bıraksaydın hayvan..." saydırmaya devam edeceğim sırada yanağıma konan öpücük ile bakışlarımı Buse'ye çevirdim.

Arkadaştan öte kız kardeşim olan kişi.

Ona gülümsedim ve "Alper nerede?" diye sordum.

Buse kıkırdayarak başıyla arkamdaki koltuğu gösterdi. Arkamı dönüp baktığımda gözlerim şaşkınlıkla açıldı. "Aynur teyzeyle dedikoduya başladılar bile" dedi Buse.

Tekrar Buse'ye dönüp "Yuh yani onu anladım da kahveyi hangi ara yaptılar?" Buse tekrardan gülerek "Biliyorsun konu dedikodu olunca Alpella asla sınır tanımaz" dedi. Ona katılarak güldüm, "Doğru dedin" diyerek onu yanıtladım.

Babamın "Oğlum yavaş ye, boğulacaksın" demesiyle ona döndüm.

Babam Barış'a su içirmeye çalışıyordu, Barış ise sadece masadakileri yemekle meşguldü.

Barış dolu ağzıyla konuşmaya başlayınca bir ona bir masaya baktım, öküz resmen masayı yalayıp süpürmüş.

Sonunda ağzındaki lokmayı bitirip konuşabildiğinde "Hadi Hina hazırlan artık" dedi.

Hayır yanlış duymadınız, adım Henna ama çoğunlukla herkes bana Hina der.

Bunun sebebi de Alper'in sürekli bana Hina demesiydi, ona bana neden böyle hitap ettiğini sorsam da hiçbir zaman bu soruya cevap verme tenezzülünde bulunmadı.

Devamı 》》》》》

Bölüm sonu

13 yorum