Heyecanlı mıyım?
Hayır.
Korkuyor muyum?
Evet.
Çünkü ne zaman bizim çeteyle bir plan yapıp bir şeyler yapmak istesek mutlaka benim başıma bir felaket geliyor.
Belayı çekmiyor adeta yaratıyordum.
Annemin kulağımı tekrar çekmesiyle düşüncelerimden sıyrılıp acıyla inledim, "Tamam tamam, yeter artık kulağımı çekme." Annem tam cevap verecekken arkama baktı ve kulağımı bırakıp söylendi, "İşte geldi kahramanın."
Kapıya baktım ve ayakta sağ omzunu kapıya yaslayan babamı gördüm. Bana ve anneme bakarak aramızdaki sorunu anlamaya çalışıyordu.
Hemen dudaklarımı büzüp yavru köpek bakışımı takındım ve babama dönerek "Baba, annem kulağımı çekiyor" dedim. Başımı eğerek ekledim "Bir de yüzüme terlik fırlattı."
Annem kafama bir fiske vurup konuştu, "Şu tavırlara bak! Bu hareketleri yapan da 18 yaşında genç kız olacak." Ah cidden...
Babam bu halime dayanamayarak yanımıza gelip güler yüzle annemin elini nazikçe tutup üzerini öptü ve "Sabah sabah neyi paylaşamıyorsunuz?" dedi.
Kısık sesle kıkırdayıp "Üzgünüm babacım, bu sefer konu sen değilsin" dedim.
Annem tekrar kaşlarını çatıp bana bakınca dudaklarımı birbirine bastırıp yerimde küçülerek gözlerimi kaçırdım. Hemen ardından babam annemin iki kaşının tam ortasına bir öpücük kondurdu ve ben annemin gazabından, annemin kaşları da sonsuza kadar çatık kalmaktan kurtuldu.
Canım babam boşuna kahramanım demiyorum.
Anne ve babamı ne zaman böyle birbirlerine aşkla baktıklarını görsem elimde olmadan duygulanıyorum çünkü onlar aşık olup evlenmişler.
Bana soracak olursanız ben hiç aşık olmadım, zaten aşka da inanmıyorum.
Şaka yapıyorum hani, kedi ulaşamadığı ciğere mundar der ya, benimki de o mesele işte. Belki bir ihtimal ben de bir gün aşık olurum, sonuçta annem de eskiden aşka inanmazmış ta ki babamla tanışıncaya kadar.
Gerçi o beni sürekli kenara sıkıştırıp aşk hayatımı sorguluyor ama onun için sonuç hep hüsran.
~~~~~~~~☆~☆~☆~○~☆~☆~☆~~~~~~~~
Devamı》》》》》





