İçeriğe geç

AZRAK:AHTER YAĞMURU

Bölüm 5 · 2 dk okuma

AZRAK:AHTER YAĞMURU

Bölüm 5

Dosttan öte-2

Buse ile beraber odama çıktım, o benim akşamdan hazırladığım eşyalarımı toparlarken ben de giyinmeye başladım. Beyaz bir tişört ve altına da kiremit rengi bir kargo pantolon giydim. Ayrıca açık kumral saçlarımı dağınık topuz yapıp Buse'ye baktım. Buse kitaplığımdaki kitaplardan birkaçını çantama sıkıştırmaya çalışıyordu.

"Onları almana gerek yok, okumayacağım" dedim. Kitaplıktan bir kitap daha alıp çantaya koymaya çalışırken "Senin için değil zaten, kendim için alıyorum" dedi. Çantaya koymaya çalıştığı kitabı görünce kaşlarımı çatıp soğuk kanlılıkla kitabı onun elinden aldım ve "Bunu yeni aldım, ben okumadan okuyamazsın" gözlerimi kaçırıp elimdeki kitaba baktım. "Hatta bu kitap hediye olduğu için asla okuyamazsın" dedim.

Şaşkınlıkla bana baktı, "Ben... özür dilerim, düşünemedim" dedi. Sesindeki o kırgınlığı asla gizleyemezdi.

"Aptalım, neden o kitabı aldım ki?" diye düşündüm. Gülümseyerek, "Sorun değil, kitaplıktan başka bir kitap alıp ona uzatırken"bunu Bunu alabilirsin" dedim. Yüzüme baktı, ve kitabı elimden alıp kitaplığa koydu ve "Gerek yok, hadi gidelim" dedi. Cevap verme şansı tanımadan kapıdan çıktı. Elimdeki kitaba baktım ve sessizce mırıldandım, "Ben sadece seni tramvanı tetikleyecek şeylerden korumak istedim."

"Kardeşini doğurmak" bu kitabı hiç almasaydım,daha iyi olurdu diye düşünerek onu yerine koydum.

Bir şekilde Buse'nin gönlünü alacağım, zaten o benimle küs kalamaz. Telefonumu ve akşamdan hazırladığım çantalarımı alıp aşağıya indim.

Hepsi kapı girişinde beni bekliyordu, Buse burada değildi, arabada bekliyor olmalı. Barış beni görünce alkışlamaya başladı, "Prenses sonunda gelebildi" dedi. Gözlerimi devirip hemen role girdim ve alayla onları selamlayarak, "Naber alt tabaka" dedim.

Barış dışında herkes bana anlamayan yüzlerle baktı. Somurtarak, "Biraz güncel şeyleri takip etseniz ölmezsiniz" dedim ve Barış'ın yanına gittim. Barış alkışlamayı bırakıp güldü, "Vallahi bende senin bana gönderdiğin videolardan biliyorum" dedi. Elimdeki eşyaları alırken, "En azından izliyormuşsun" dedim. Çantaları arabaya götürmek üzere kapıdan çıkarken, "İzlemediğimde küsüyorsun da ondan" dedi. Arkasından, "Hiç de küsmüyorum" diye mırıldandım.

Babam yanıma gelip yüzümü avuçları arasına alıp alnımdan öptü. Gülümseyerek, "Dikkatli ol, tamam mı? Bir şey olursa mutlaka bizi ara, arkadaşlarından ayrılma" dedi. Alper'e baktı, "Kızım sana emanet" dedi.

Alper başıyla onayladı.

Devamı 》》》》》

Bölüm sonu

14 yorum