Sınava bir gün kalmıştı. Çok fazla çalışmıştı ve emeğinin karşılığını almak istiyordu. Sınava kadar ailesi “Yaparsın, sana güveniyoruz.” gibi uyduruk şeyler söylediler. Eda ile biraz daha görüşmeye başladılar fakat Eda bu durumu sevmiyordu. Sadece iki dakika birbirlerini görüyorlardı ve bu yetmiyordu. Eda zaten sınav yüzünden daralmıştı. Yanında olacak kimse olmadığı için duvar ile konuşacak hale gelmişti.
Sınava girdiler ve çıktılar. Cemre iyi bir Fen Lisesine gidebilecek kadar puan kazandı. Ailesi gurur duyduğuna dair bir şeyler söyledi fakat Cemre onları duymamazlıktan geliyordu. Hâlâ aklında babasının “Sen o sınavdan düşük al ben sana yapacağımı biliyorum.” dediği cümle dolaşıyordu...
Eda ise sınavdan çok düşük bir puan almıştı. Biliyordu zaten böyle bi puan alacağını. Ailesi çok bir şey demedi sadece “Senin böyle alacağını biliyorduk zaten.” gibi şeyler ile geçiştirdiler.
Sıra Lise yerleştirmelerine gelmişti. Cemre iyi bir Fen Lisesini kazandı. Eda ise Meslek Lisesiyle yetindi fakat sevecekti okulunu, onu seveceği gibi..
Sınavdan sonra dışarı çıkmaya başladılar. Ferhat her türlü bakıyordu Cemreye ve baktıkça yakıyordu canını. “Bir insanın duyduğu şu aşka bakın. Saf kız kaptırdı gönlünü bir oğlana, oğlan ise sadece umutlandırmak ile yetindi.”
Zaman buldukça bakıyordu umutlandırıcı adam. Oyun oynar gibi. Önce umut verip sonra ‘ben seni zaten sevmiyordum’ hissiyatıyla evinin önünde üşümüş kızı daha da uzaklaştırıyordu. Kız direniyor kalmaya çalışıyordu kapısının önünde fakat oğlan her seferinde elini uzatıyor ve kız tam tutacakken geri çekiyordu. Bir nevi oyun gibiydi her zaman böyle sürdü bu. Kız bekledi gelmesini, elini uzattığında ise hiç tereddüt etmeden güvenerek tutmak için uzattı elini fakat gene aynı şey oldu. Güveni boşa çıktı...
Güven bir suya benzer. Birine ne kadar güvenip o suyu içersen senin güvenini boşa çıkarır ve su azalır. Sen günden güne daha fazla güvenerek o suyun üzerine su eklersen bir sel oluşur kalbine doğru. O sel kalbini vurur ve güveni boşa çıkarır.
Ferhat ise her defasında kapısında oturarak güveninin üzerine güven ekleyen kız çocuğu ile oynadı. O oyundan ise keyif aldı...