“Ee, söyle o zaman neymiş bu plan?” dedi. Eda kolundan tuttu ve “Bilmediğin şeyi neden söyleyeyim? Sen öğrenene kadar söylemem.” dedi Eda ve elini Emrenin kolundan çekip kalktı. Elini sıkmak için uzattı ve “Neler öğrenmişsin söyledin, teşekkürler ama tamamını bilmeden konuşmana veya konuşma açmana hiç gerek yok. Eğer başka şeyler biliyorsan söyle ya da ben gidiyorum.” dedi. Emre Eda’nın elini tuttu ve oturması için hafifçe yardım etti. “Anlatayım o zaman. Cemre Ferhata olan aşkı yüzünden hastaneye düştü, bunu biliyorum.”
“Hastanede 3-4 serum yemiş diye duydum. Sanırım baya kaldı hastanede. Sen zaten hiç iyi değildin ve değilsin sana girmek bile istemiyorum. Ve Cemre Ferhat bunu bilip üzülmesin diye sakladı. hastaneden çıktığında hem onu görüp peşinden gelsin diye Antalyaya taşındı. Ferhat bu tuzağa direkt düştü ve Antalyaya gitti. Antalya da Cemreyle biraz kaldılar 1-2 yıl arası. Sana gelelim. Senin planın ise Cemre sevgilisi olduğunda seni satmış gibi davranmaktı. Yani sanki Cemre sırf Ferhatla sevgili olmak için konuşmuştu arkadaş olmuştu sende satılmıştın. Etrafta ölü gibi geziyordun ve rolünü iyi oynuyordun. Bildiğim bir şey daha var o da bana olan aşkın. Şu an olmasa da bir zamanlar vardı.”
“Evet, bir zamanlar aşıktım sana, ama ben sana en son ‘Öldürdün.’ demiştim hatırlıyor musun?”
“Evet, hepsi doğru fakat şurada bir yanlış var. Ölü gibi geziyordun ve rolünü iyi oynuyordun dedin ama, ben orada rol oynamıyordum..”