Azil urasın anlatımıyla :Elimi çekmiyorum.Nedenini açıklayamam ama çekmiyorum işte.Bırakırsam yine o boşluk gelecek gibi.Deniz önümde ama aklım onda.Yanımda duruşu sakin.Sanki acele etmezsem her şey dağılmayacak.Yürürken kalabalık artıyor.Bir adım yaklaşıyorum.Refleks değil bu, hesap da değil.Yanımda kalmasını istiyorum sadece.Bir şey söylemeliyim gibi geliyor.“Güçlü olmak yoruyor,” demek geçiyor içimden.Ama kelimeler ağır.Susmak daha doğru.Bana bakıyor.Bakışı soru sormuyor.Bu iyi geliyor.Birinin senden bir şey beklememesi…insanı hafifletiyor.Duruyoruz.Elimi hâlâ bırakmadığımı fark ediyorum.Fark etmesine seviniyorum.Gülümsüyor.Küçük bir gülümseme.Kal demiyor ama gitme de demiyor.İkisi de aynı şey zaten.İçimde bir cümle dönüp duruyor:Kaçmak zorunda değilim.İlk kez.Biraz daha yürüyoruz.Adımlarım yavaş.Hızlanırsam düşünmek zorunda kalacağım gibi geliyor.Elinin sıcaklığı değişmiyor.Bu da iyi.Bazı şeylerin sabit kalması insanı korkutmuyor aslında,rahatlatıyor.Bir an durup denize bakıyorum.Eskiden burada olsam, içim sıkılırdı.Şimdi…içimde bir boşluk yok.Sessizlik var ama eksik değil.Yanıma dönüyor.Bir şey söyleyecek sanıyorum.Söylemiyor.İçimden teşekkür etmek geçiyor ona.Beni zorlamadığı için.Olduğum yerde kalmama izin verdiği için.Derin bir nefes alıyorum.Göğsümdeki ağırlık biraz daha azalıyor.Güçlü durmam gerekmiyor artık.Yanında durmam yetiyor.Elimi hâlâ bırakmıyorum.Bu sefer bilinçli.Çünkü biliyorum:Bırakırsam hemen kaçmayacağım belkiama kalmak da bu kadar kolay olmayacak.Ve ilk kez,kalmak kolay geliyor.Güneş biraz daha yükseliyor.Gözlerimi kısıyorum.Yanımda oluşu değişmiyor.Bu da içimi sakinleştiriyor.Elimi hafifçe oynatıyorum.Parmaklarım onun parmaklarına daha net değiyor.Tesadüf değil.Bunu fark etmesini istiyorum.Bir an içimde bir korku kıpırdıyor.Alışmak.İnsan alışınca kaybetmekten korkuyor.Ama geri çekilmiyorum.“Böyle iyi,” diyorum.Sesim sandığımdan daha net çıkıyor.Ne demek istediğimi ikimiz de biliyoruz.Başını hafifçe eğiyor.Onay gibi.Zorlamıyor, büyütmüyor.Her şeyi olduğu yerde bırakıyor.Kalabalık sesleri uzakta kalıyor.Şu an sadece burası var.Onunla aramdaki mesafe kadar küçük bir dünya.İçimdeki cümle netleşiyor:Kaçmak bir seçenek değil artık.İstemiyorum.Ve bunu ilk kezkorkmadan düşünüyorum.Bir süre konuşmuyoruz.Sessizlik rahatsız etmiyor bu kez.Doldurulması gereken bir boşluk gibi durmuyor.Elini bırakmadan yürürken fark ediyorum:Omuzlarım gevşemiş.Hep tetikte durmaya alışmışım,şimdi gerek yok.Bir şey oluyor içimde.Büyük değil.Ama kalıcı gibi.İnsan bazen anlar;bu an geçse bile iz kalacak.Ona bakıyorum.Bakışımı yakalıyor.Kaçmıyor.Bu küçük şey…büyük geliyor bana.“Gidelim mi?” demek geliyor içimden.Ama nereye olduğunu bilmiyorum.Zaten önemli de değil.Onunla olan her yer aynı gibi.Adımlarımız yeniden başlıyor.Aynı hızda değil ama aynı kararda.Ben kalmayı seçiyorum.O da bunu hissediyor.Elimi biraz daha sıkıyorum.Bu kez tereddüt yok.Sadece niyet.Ve içimden geçen tek şey şu:Uzun zamandır ilk kezyarım hissetmiyorum.Adımlarımız yavaşlıyor.Ben mi yavaşlıyorum, o mu…ayırt etmiyorum.Zaten önemli değil.Rüzgâr yüzüme vuruyor.Soğuk değil.Eskiden böyle anlarda içim ürperirdi.Şimdi yerimdeyim.Elimi bırakmıyor.Bırakmadığını fark etmek garip bir güven veriyor.İnsan bazen tutulmaktan çokbırakılmadığını bilmek istiyor.Bir cümle daha dolanıyor içimde.Söylersem bozulacak gibi.Söylemezsem kalacak.Kalmasını seçiyorum.Duruyoruz.Yan yana.Ne tam karşı karşıya, ne uzak.Doğru mesafe bu.Derin bir nefes alıyorum.Göğsüm açılıyor.Kaçma isteği yok.Savunma yok.Sadece durmak.Ve anlıyorum:Bazı anlar ilerlemez.Olduğu yerde kalır.İnsanı da orada tutar.Ben de kalıyorum.
Arkadaşlar Devamı daha sonra inşallah beyenirsiniz iyi okumalar