İçeriğe geç

AYNI ÇATI ALTINDA

Bölüm 2 · 4 dk okuma

AYNI ÇATI ALTINDA

Bölüm 2

Bölüm 2 — Gidecek Bir Yer

Bölüm 2 — Gidecek Bir Yer

Deniz o gece neredeyse hiç uyuyamadı.

Yatağında bir sağa bir sola dönüp durdu. Gözlerini kapattığında aklına aynı soru geliyordu.

Nereye gidecekti?

Ofise yakın bir yerde yaşamak onun için önemliydi. Sabahları fazla erken kalkmak zorunda kalmadan işe gidebiliyor, akşamları da yorulduğunda kısa bir yürüyüşle evine ulaşabiliyordu.

Şimdi ise bütün düzeni bir anda değişecekti.

Telefonunu eline aldı.

Saat 03.17'ydi.

Athel'e mesaj yazdı.

DENİZ:

Uyuyor musun?

Birkaç saniye sonra cevap geldi.

ATHEL:

Hayır. Ne oldu?

Deniz bir an durdu.

Sonra yazdı.

DENİZ:

Yarın sana anlatırım.

ATHEL:

Deniz, şimdi anlat.

Deniz gülümsedi.

Athel'i tanıyordu.

Merakını gidermeden uyumayacaktı.

DENİZ:

Apartmandan çıkmam gerekiyormuş.

Mesajın gönderilmesiyle telefonun ekranında "yazıyor..." işareti belirdi.

Athel:

NE?

Deniz istemeden güldü.

DENİZ:

Ben de aynı tepkiyi verdim.

ATHEL:

Nereye gideceksin?

DENİZ:

Bilmiyorum.

Bir süre cevap gelmedi.

Sonra:

ATHEL:

Yarın konuşuruz. Bir çözüm buluruz.

Deniz telefonu göğsünün üzerine bıraktı.

Bir çözüm.

Umarım.

Sabah olduğunda Deniz kendini yorgun hissediyordu.

Normalde sabahları sevmesine rağmen o gün yataktan kalkmak istemedi.

Yine de işe gitmesi gerekiyordu.

Hem belki çalışmak kafasını dağıtırdı.

Hazırlanıp evden çıktı.

Ofise girdiğinde Athel onu kapıda karşıladı.

"Anlat."

Deniz çantasını masasına bıraktı.

"Günaydın."

"Deniz."

Athel'in yüzündeki ciddi ifadeyi görünce Deniz iç çekti.

"Tamam."

Her şeyi anlattı.

Apartmanın boşaltılacağını, yalnızca bir gün süreleri olduğunu ve nereye gideceğini bilmediğini...

Athel konuşmadan dinledi.

Sonunda Deniz'in omzuna elini koydu.

"Biz bir çözüm buluruz."

Deniz başını salladı.

"Ofise yakın hiçbir yerde ev bulamam."

"Buluruz."

"Ya bulamazsak?"

"Buluruz dedim."

Deniz gülümsedi.

"Sen neden benden daha sakinsin?"

"Çünkü sen panik yapıyorsun."

"Ben panik yapmıyorum."

"Şu an çantanın fermuarını beş dakikadır açmaya çalışıyorsun."

Deniz aşağı baktı.

Gerçekten de çantanın fermuarını açmaya çalışıyordu.

İkisi de gülmeye başladı.

Tam o sırada Ahmet yanlarına geldi.

"Ne oldu?"

Athel Deniz'e baktı.

"Anlat."

Deniz kısa bir tereddütten sonra Ahmet'e de durumu anlattı.

Ahmet'in yüzündeki gülümseme kayboldu.

"Ne zaman çıkman gerekiyor?"

"Yarın."

"Yarın mı?"

"Evet."

"Başka bir yere baktın mı?"

"Hayır."

Ahmet düşünmeye başladı.

"Ben araştırırım."

"Ahmet, gerek yok."

"Var."

"Ben hallederim."

"Deniz."

Sesindeki ciddiyet Deniz'i susturdu.

"Tek başına halletmek zorunda değilsin."

Deniz cevap vermedi.

Tam o sırada Ata yanlarına geldi.

"Ne oluyor?"

Ahmet ona döndü.

"Deniz'in apartmanı boşaltılacakmış."

Ata'nın bakışları Deniz'e döndü.

"Ne zaman?"

"Yarın."

Ata birkaç saniye düşündü.

"Sen nerede kalacaksın?"

"Henüz bilmiyorum."

"Bizim apartmanda..."

Ata cümlesini yarıda bıraktı.

Deniz ona baktı.

"Ne?"

"Bir dakika."

Ata cebinden telefonunu çıkardı.

"Athel, sen biliyor musun?"

Athel başını salladı.

"Hayır."

Ata bir şeyler düşünüyordu.

Sonra telefonunu cebine koydu.

"Ben akşam sana haber vereceğim."

Deniz kaşlarını çattı.

"Neyle ilgili?"

"Bir ihtimal var."

"Nasıl bir ihtimal?"

Ata gülümsedi.

"Akşama kadar bekle."

-

Gün boyunca Deniz çalışmaya devam etti.

Her ne kadar aklı sürekli evinde olsa da işine odaklanmaya çalışıyordu.

Dosyalarını tamamladı.

Toplantıya katıldı.

Öğle arasında arkadaşlarıyla kahve içti.

Ama kafasının içinde tek bir düşünce vardı.

Ev.

Akşam olduğunda herkes yavaş yavaş ofisten çıkmaya başladı.

Deniz bilgisayarını kapatırken Ata yanına geldi.

"Konuşabilir miyiz?"

Deniz başını kaldırdı.

"Tabii."

Ata biraz bekledi.

Sonra:

"Bizim apartmanda boş bir daire var."

Deniz'in gözleri büyüdü.

"Gerçekten mi?"

"Evet."

"Ofise yakın mı?"

"Bizim apartman zaten ofise senden daha yakın."

Deniz'in yüzüne ilk kez bütün gün süren gerçek bir gülümseme yayıldı.

"Dalga geçmiyorsun, değil mi?"

"Hayır."

Athel de yanlarına gelmişti.

"Ne oldu?"

Ata ona baktı.

"Bizim apartmanda boş ev varmış."

Athel'in yüzü anında aydınlandı.

"Şaka yapıyorsun!"

"Hayır."

Athel Deniz'e sarıldı.

"Tamamdır! Sorun çözüldü."

Deniz gülmeye başladı.

"Bir dakika, daha ev benim olmadı."

"Olacak."

Ata başını salladı.

"Ev sahibine ulaşacağız. Ben konuşurum."

Deniz derin bir nefes aldı.

İlk kez o günden beri rahatlamış hissediyordu.

"Teşekkür ederim."

Ata ona baktı.

"Ne demek."

O sırada Ahmet de yanlarına geldi.

"Ne oldu?"

Athel heyecanla anlattı.

"Deniz bizim apartmanda kalacak!"

Ahmet'in yüzünde önce şaşkınlık, sonra büyük bir gülümseme oluştu.

"Gerçekten mi?"

Deniz başını salladı.

"Sanırım."

"Bu harika."

Ahmet gerçekten mutlu görünüyordu.

Deniz bunu görünce o da gülümsedi.

Birkaç dakika sonra altı kişilik grup yeniden bir araya geldi.

Herkes aynı anda konuşmaya başladı.

"Parti yapalım."

"Kesinlikle."

"Deniz artık bizden biri."

"Zaten sizden biriydim."

"Hayır, artık aynı apartmandasın."

Deniz hepsine bakıp güldü.

Dün gece evini kaybettiğini düşünmüştü.

Şimdi ise yeni bir ev bulma ihtimali vardı.

Belki de her şey düşündüğü kadar kötü değildi.

-

Akşam eve döndüğünde Deniz bu kez üzgün değildi.

Çantasını yere bıraktı.

Dolabının kapaklarını açtı.

Eşyalarına baktı.

Yarın taşınması gerekecekti.

Ama artık nereye gideceğini biliyordu.

Arkadaşlarının apartmanına.

Aynı koridorlarda yürüyecek, aynı binaya girip çıkacak, belki sabahları birlikte işe gideceklerdi.

Deniz gülümsedi.

Henüz bilmediği bir şey vardı.

Yeni evinin kapısının hemen birkaç metre ötesinde...

Ahmet'in evi vardı.

Ve onun da biraz daha ilerisinde...

Ata'nın kapısı.

Deniz'in hayatı değişmek üzereydi.

Hem de tahmin ettiğinden çok daha fazla.

Bölüm sonu

1 yorum