İçeriğe geç

AYLA (Töre)

Bölüm 6 · 8 dk okuma

AYLA (Töre)

Bölüm 6

6.Bölüm

Umutlara dayanır insan... Soluklanıp nefes almak için ... ~~~~~ Gülsüm yemeği hazırlamış Zilan'ın yanına çıkmıştı. Odasının kapısına vurup içeri girdi. "Sana çorba yaptım bunu içtikten sonra ilacını da içebilirsin" dedi "Tamam sağol" Zilan'ın yüzünde saklamaya çalıştığı endişe vardı. Gülsüm "Bir sorun mu var " derken Zilan yalancı bir gülümseme yayıp yüzüne "Hayır ayağım biraz ağrıyor" dedi ayağını ovarak Gülsüm buna kaş kaldırıp "Peki ben odama gidiyorum bi sorun olursa söylersin" Zilan elinde ki kaşıkla "Tabi " demiş. Endişesini göstermemeye çalışıyordu. Burdan kurtulup sevdiği adama kavuşmak için şimdiden dakikaları saymaya başlamıştı. Gülsüm odadan çıkıp kendi odasına doğru gitti.Yatağına oturup eline telefonunu alacağı zaman telefonunun ters ve koruma kabı kapalı olduğunu gördü . Oysa Zilan'ın yanına giderken heyecandan sadece telefonunu kapamış ama koruma kabını kapatmamıştı. İçine giren kuşkuyla hemen son arama listesine baktı ama kimse yoktu. Derin bi nefes verip telefonu yerine koyacaktı ki aklına gelenle internet üzerinden telefonunun dökümanına baktı. Liste gözler önüne serildiginde son arama listesinde başka bi numara kayıtlıydı. İçine kocaman bir korku girmişti şimdi. Hemen bunu Azat beye söylemeliydi yoksa Azat ne yapar eder hayatını mahfederdi. O öyle psikopat bi adamdı. Hiç vakit kaybetmeden elinde ki telefonla yukarıya çıktı. Azat'ın odasının kapısına vurup "gel" demesini duyunca hızla içeri girdi. Kalbi güm güm atıyor ayakları titriyordu. Azat ona mesleğini kazanması için cok yardımcı olmuştu. Abisi gibi severdi Ama sinirli yani onu deli gibi korkutuyordu. Elinde ki telefonu Azat'a. doğru uzatıp "A.Azat... S.sanırım Zilan.. " demiş devamını getirememisti. Azat hızla yerinden kalkıp "Zilan ne" diye sordu. Öfkesi Gülsüm'ün bile yerinden hoplamasına sebep olmuştu.. "Zilan galiba ... Benim ...telefonumdan birini aramış." Azat'ın çenesi seğirirken "Kimi!!" Hızla elinden telefonu almıştı. Numarayı kontrol ettikten sonra bu numaranın Botan'a ait olduğunu anlamış Öfke bütün vücuduna yayılırken elinde ki telefonu duvara fırlatmıştı. Öfkeli gözlerini genç kıza çevirip Gülsüm'ün kolunu sertçe tuttu. Sanki gözlerinden ateş püskürüyordu adamın. "Ben sana demedim mi telefonuna sahip çık diye!!!" Gülsüm canının açısıyla inlemiş "Zilan'ı o halde görünce düşünemedim" Azat Gülsüm'ü kenara savurup cebinden telefonunu çıkardı. "Alo Ali hemen arabayı hazırla gidiyoruz" Demesiyle odadan çıktı. Öfke kusuyordu sanki onca yaptığı plan bi çırpıda altüst olmuştu. Zilan'ın odasına hızla girip başını yatağa yaslamış kadını ,kolundan tutup yataktan paldur küldür kaldırılmasıyla kadın neye uğradığını şaşırmıştı "Yavaş! napıyorsun!"demişti genç kız Azat öfke saçan gözlerini Zilan'a çevirdi. Zilan'ın içinden bi ürperti geçti bu adam bakışlarıyla bile yerindebine sokabiliyordu insanı. Kesin dedi kesin öğrendi abisini aradığını. Gözleri dolmaya başlarken Azat "Zilan! Yaptığım bütün planı altüst ettin yerinde olsam fazla sorun çıkartmam" Burnundan soluyan Azat ,Zilan ile burun buruna gelip belini tuttu "Yoksa, hemen şimdi sana tüm kapıları en kısa yoldan kapatırım" Adamın iması ile genç kızın nefesi kesilmiş gözleri dolmuştu.Bu adamın ona bakmasına bile tahammülü yoktu. Bu kadar yakınlık bile midesini altüst etmişti.Nasıl öğrenmişti şimdi umutları bir bir yıkılmışmıydı. Nolurdu sussaydı Gülsüm, neden onu bu kadere mahkum etmişti.Oda kadın değilmiydi. Hiç sevmemişmiydi. Adamın kolundan tutup sürüklemesine izin verdi. Göz yaşları bir birini kovalıyordu şimdi. Arabaya bez parçası gibi atılıp kapının kapanmasıyla ellerini önünde birlestirmiş. Göz yaşlarını izliyordu. Acı küçücük bi damlaya nasılda sığıyordu. Azat'ın öfkeli sesini duymasıyla yerinden sıçradı. "Nasıl lan! Nasıl ararsın abini!" Azat bütün planlarının yerle bir olmasıyla deliye dönmüş direksiyona kıracak gibi bütün öfkesiyle vuruyordu. "Neden lan neden sevmiyorsun beni! Neden en uzağa gitmek için bu kadar çabalıyorsun! Neden!neden!neden!!"" Zilan' Azat'ın delirmis haline şimdi hıçkırarak ağlıyordu. Delirmişti. Bu adam hastaydı başka açıklaması olamazdı. "Öldüreyim mi he!öldüreyim mi abini, Fırat'ı! hepsini öldürüp gözlerinin önüne sersem o zaman vazgeçecekmisin onlardan !! He!!" Zilan bunları duymasıyla göz yaşları donmuş kafasını hızla sağa sola sallamaya başlamıştı. "Hayır...hayır sakın..sakın dokunma onlara" Kelimeler hıçkırıklarına karışıyor umut ışığı görünemeyecek kadar küçülüyordu. Neden oydu ki başka kız mı yoktu. Güzel bile değilim diye düşündü Zilan oysa bir kuğu gibi zarif gök yüzü gibi kusursuzdu. Şairlerin çoğuda erkeklerden ibaret değilmiydi. Aşk yıkıyordu. Kasıp kavuruyor. Ama hayatı yine aşkta buluyordu. Mutluluğu ,neşeyi vaad ederken acıyı peşinde sürüklüyordu. Aşk ne tuhaftı dimi .Seviyorsun gidince özlüyor geceler boyu ağlıyorsun. Seneler geçsede sen bir gülüşü iki çift gözü unutamıyorsun. Aşk Ömrüne işlemiş bi yaraydı Azat'ın... ~~~~~~~~~ Baran, Botan'dan duyduklarıyla hızla hazırlanıp konaktan çıktı.. Şimdi intikam vaktiydi. Şimdi yanan yüreğin hesabını sorma vaktiydi. Şimdi Azat'a ölüm vaktiydi. Araba yol almaya başladığında Baran'ın gözlerinde saf bir öfke vardı. Yumrugunu torpidoya geçirip. "Fırat!!" dedi hem kardeşine sahip çıkamamış hemde kadısını elinden alıp götürmüştü. En kötüsü de o kadının arkasına bile bakmadan gitmesi yakmıştı canını . İnsan oğlu acımasız insafsızdı. Kimse merhameti haketmiyordu. Hava alanına gelip uçağa bindiler Baran ,artık canının yanmasını değil ,yanan canının hesabını soracaktı.  Baran ağa bi kadında kaybolmuş bi kadına nefret dolmuştu şimdi. Aşk nefreti sermisti gözlerinin önüne. Aşkı nefrette vucüt bulmuştu. Gidişi.. Ayla'nın gidişini asla unutmayacaktı. Uçağın inmesiyle kendilerini bekleyen arabaya bindiler. Baran yolların gidişini öfkeyle izlerken yüzünde ki nefreti bütün bedenini sarmıştı sanki. Arabanın durmasıyla indiler, önde Baran arkasında Botan ve adamları. Kapının kırılırcasına vurulmasıyla yerinde hopladı Ayla. Annesi elinde havlu mutfaktan çıkmış . Ayla kapıyı açmaya giderken abisi merdivenlerden iniyordu hızlı adımlarla. "Geldim geldim" Kapıyı açmasıyla karşısında öfkeli iki çift göz gördü. "Baran" Baran Ayla'ya nefretle bakıp kenara yitti "Çekil!" Ferit'ın "Hayırdır Baran ağa" Demesine kalmadan bi yumruk yemişti. "Ulan şerefsiz " Yerde yatan Ferit'e tekrar yumruk atıp "Hem karına sahip çıkamıyorsun hemde üste çıkıp yuva dağıtıyorsun lan!" Annesi bir çığlık atmış . Ayla koşarak Baran'ın kolunu tutmuştu. "Dur ne yapıyorsun bırak" Abisini o durumda görünce korku içine işlemiş birşey olmasından korkarak Baran'ın koluna sarılmıştı . Baran kolunu tutan kadını iterken yere düşürmüştü. Ayla düştüğü yerden "Yeter!! Napıyorsun sen hemen çık git yoksa polisi çağıracağım!!" dedi Genç adamın yumruğu hava da kalırken yüzünü Ayla'ya çevirdi. Yerinden doğrulup histerik bi gülümseme attı "Ara polisi ambulansı da ara çünkü bi iki güne bu evden bi cenaze çıkacak! " Ayla karşısında öfkeden deliye dönen adama baktı bu adam ne diyordu böyle, delirmişmiydi yoksa , yokluğunu mu kabullenememişti. "Ne diyorsun sen Baran ağa!" Ayla'ya bi adım atıp parmağıyla Ferat'ı gösterdi . "Bu adamı diyorum öldükten sonra morga kaldırmaları lazım dimi!" Ayla yüreği azında dili tutulmuştu sanki. Kelimeleri zorla toplayıp "Açık konuş, üstü kapalı konuşma" Baran gözlerinde ki nefretle Ayla'nın çenesini tutmuş. "Üstü kapalı kelimelere saklanmayı siz iyi bilirsiniz Ayla hanım. Bu adam karısının daha nerede olduğunu doğru düzgün bilmeden bi notla seni alıp buraya getirdi. Şimdi gerçekleri birbir önünüze serdiğimde acaba ne halt yiyeceksiniz." "Abi!ane diyor bu" Ferit aldığı darbelerle yerden kalkarken. "Ne diyorsun lan sen" demiş Baran konuşan adamın yanına kadar gelip. Baş parmağını onun göğsüne bastırarak. "Sen bacıma sahip çıkamadın Ferit bey!" Ferit göğsüne bastırılan parmağı eliyle sağa itip başını dikti "Senin bacın başka bi adamla kendi isteğiyle kaçtı! Simdi gelipte bana hesap soramazsın!" Baran karşısında ki adamın yakasından tutup çekerken "Lan şerefsiz Zilan Botan'ı aramış Azat şerefsizi kaçırmış onu. Kurtar beni abi diye bizi arıyor lan!" Ferat duyduklarıyla elinin ayağının feri kesildi sanki gözleri kocaman, uzandığı yerden Baran'a bakıyordu şaşkınca. "N..ne" Baran yüzünde ki nefretle baktı Ferit'e "Şimdi Zilan'i bulmaya gidiyorum Ferit bey eğer kaçırılması doğruysa bunu canınla yada" parmağıyla Ayla'yı gösterip "Kardeşinle ödersin" Ferit yerinden hızla kalkıp giden Baran'ın arkasından koşmuş ona yetişmişti. Zilan kaçmamışmıydı yani. O Azat iti mi kaçırmıştı. Burda oturupta bekleyemezdi. "Bende geliyorum" dedi Ferit. Baran burnunun üstünden bakıp "Sen bu kadar akılla anca takipte kalırsın zaten!" Ferit öfkeyle "Ben bu kadar akılla takip ederimde, sende inandığın bir notla Ayla'yı bıraktın bende umutlarımı"demişti Baran kafasını olumsuzca sallayarak evden çıktılar . Arayan numaranın en son nerede olduğunu bulmak için Botan araya bir çok kişiyi sokup en son alınan sinyalle yola koyulmuşlardı. İstanbul'a gelmelerinin sebebi buydu. Uçak istanbul'dan kalkacaktı.Uzun yollcugun ardından istedikleri yeri buldular. Burası ormanlık bi alandı. Etrafında tek tük evler var yok denecek kadar az bir kaç tane insan vardı. Ferit arabadan firlayarak indi evin kapısına çoktan dayanmıştı. "Aç lan kapıyı namussuz" Ağzına gelen küfürü savurup kapıyı yumrukluyordu. Baran Ferit'ı kenara çekip bi kaç darbeden sonra kapıyı kırmış Hızla eve girip odaları aramaya başlamışlardı ama kimse yoktu. Ferit sinirle önünde ki masayı tekmelemiş. "Yoklar" Diyerek bi küfür savurmustu. "Ama bir kişi var" Diyerek üst kattan inen Botan'a baktılar.Botan elinde ki silahı kadının kafasına dayamış diğerlerinin yanına sürüklüyordu.Abisinin önüne kadını savurup cebinden telefonunu çıkarıp numarayı tuşladı. Telefon kadının cebinde öterken gülümsedi. "Demek sensin " Gülsüm korkuyla adama bakmış nefesleri kesik kesik çıkmaya başlamıştı . Azat'ın evi terk etmesiyle burdan oda kaçıp gitmeliydi ama biletlerini bi kaç gün sonraya anca alabilmiş her zaman kaldığı bu evde durmasının sorun olmayacağını düşünmüştü. Ama cok yanlış yapmıştı "B..ben birsey yapmadım. s.sadece bu evde çalışanım lütfen bana birşey yapmayın" Baran rahat bi şekilde yerde dizlerinin üzerine düşen kadına baktı. Rahatsız edici gülümsemesiyle arkasından silahını çıkarıp "Şimdi söyle bakalım o Azat iti Zilan'ı nereye götürdü" Kadın, adamın öfkeli görüntüsünden titremeye başlamış kekelerken "B..be..ben bilmiyorum."demişti. Baran elinde ki silahı daha da bastırarak "Söyle lan! Kardeşimi kaçırıp buraya getirdi. Sende göz yumdun şimdide yerini bilmiyorsun öylemi!" Korkudan göz yaşları dökülürken daha fazla dayanamamıştı. "T..te..telefondan başka numara arandığını görünce " yutkundu "Azat'a söyledim ... O.oda Zilan'ı alıp vakit kaybetmeden evden çıktı." Ferit duvara bi yumruk geçirip Okkalı bi küfür savurmuştu. Kadınını nasıl kaçırabilirdi . Ne namus vardı bu adamda nede haysiyet ,şerefsizlik içine işlemişti. Baran hızla yerinden kalkıp silahı Ferit'e dayadı. "Senin yüzünden lan! Senin yüzünden bu halde" Ferit alnına dayanan silahla yerinde dikilmiş ağzından hiç bir kelime çıkmıyordu. Baran Fırat'ın bu haline histerik bir gülümsemiş atarken "Doğru bu sana mükafat olur sana! Yaktığın gibi yanacaksın" Ferit silahı alnına daha cok bastırıp "Vur beni Baran! Vur! ama kardeşime dokunma" Baran konuşmasına karşılık vermeden evden çıktı. Bu insanlar ailesini perişan etmişti simdi sıra onlardaydı. Annesi kaç gündür uyumamış babası günlerce Zilan'ı aramıştı. Birde berdel bozulmuş aşirete rezil olmuşlardı. Şimdi baş kaldırma vaktiydi. Uçarlar ailesi daha fazla rezil olmayacaktı. Ertesi gün Ayla'nın bulunduğu eve gelip kapıyı annesinin açmasıyla içeri girdiler. Ferit öne atılıp "Baran yapma beni vur ama onu götürme " Baran onu dinlemiyor mutfaktan çıkan kadına doğru yürüyüp elinde ki silahı Ferit'e doğru çevirerek keskin gözlerini endişeli genç kıza dikti. "Ayla hanım elimde iki bilet var. Biri morga biri Mardin'e şimdi sen abinin morga gidecek biletini mi kullanacaksın yoksa Mardin biletini mi" Ayla bu durumu iki kere yaşıyordu . kaderi ona bu anı ona mühürlemişmiydi. Yoksa çok büyük bir günah mı işlemişti . O hayallerine ulaşamayacaktı. Hayallerine attığı her adımda önüne ucu bucağı görünmeyen bi uçurum çıkıyordu. Kader onu delirtircesine oyunlar oynuyacaktı belli ki. Güldürürken boğazına dizecekti umutlarını.O içinde kalan ukteyle acısına gömülecekti... 11 Şubat 2018

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.