İçeriğe geç

AYLA (Töre)

Bölüm 5 · 12 dk okuma

AYLA (Töre)

Bölüm 5

5.Bölüm (Arayış)

Herseyi başa sarmak... .....Zor .... ~~~  Zilan baş ağrısıyla yattığı yatakta gözlerini açtı. Etrafa göz gezdirmesiyle yabancı bi yerde olduğunu anlayıp hızla doğruldu. Sanki günlerdir uyuyordu vücudunda kocaman bi ağırlık vardı. Korkuyla gözleri büyürken "Burasıda neresi! nerdeyim ben"demişti. Yaşadıkları bir bir aklına gelince gözlerini kocaman açmış içi endişeyle dolmuştu .. "Hayır .. Hayır olamaz " Hızla yerinden kalkıp kapıya doğru koştu içinde ki korku bütün bedenini sarmıştı. Titreyen elleriyle kapıyı açmaya çalışmış açılmayan kapıyla korku ve nedişesi hızla yükselirken daha çok baskı uygulamaya ve vurmaya başlamıştı. Boğazını yırtarcasına bağırıyor sesini duyuramıyordu. "Açın şu kapıyı!!! Kimse yokmu!! Açın!!" Bir süre sonra kapının kilit sesi yankı yaptı odada. Göz yaşları donmuş bi iki adım geri gitmişti. Kalbi sıkıntı içindeydi. Kalpler de boğulurmuydu. Eğer boğulursa Zilan'ın sol yanın da hissettiği tam olarak buydu Kapı açılmış içeri iğrenç gülümsemesi ile azat girmişti. İğrenerek bakıyordu. Ondan kurtulması hiç mümkün olmayacaktı. Bir musallat misali her zaman bir yerden çıkıyordu. "Uyandın mı güzelim " Zilana yaklaşmaya başladı. Yüzünde ki saçma gülümseme yayılırken yaklaştığı genç kızın yanağını okşayacak iken. Genç kız öfkeyle geri itti adamı. Hiç düşünmeden odadan çıktı kaçmaya fırsatı olmadan Azat çoktan Zilan'ı kolundan tutup arkasından kollarını beline sarmıştı Genç kız çaresizlik içinde çırpınıyordu. Kim bilir Ferit ailesi onun hakkkında neler düşünüyordu. Hele ki annesi iyice perişan olmuştu kim bilir. "Bırak beni! Azat! Çek ellerini!" Azat daha çok sardı kadını. Burnunu boynuna daha çok sokup içine çekti. Tırnak uçlarından saç tellerine kadar seviyordu bu kadını. Herşeyi ile deli gibi aşıktı. "Sen benimsin Zilan" dedi genç adam burnuna dolan kokunun şarhoşluğu ile "Hiç bir yere bırakmam seni" Genç kız duyduklarıyla daha çok çaresizliğe düşmüştü sanki. Yüreğine dolan ızdırap onu yok edecek kadar büyüktü. Son bir güçle adamın ellerini çözmeye çalıştı ama öyle sıkı tutuyordu ki, ellerini ellerinden milim oynatamamıştı. "Senin filan değilim ben. Evliyim ben evli!Nasıl beni kaçırıp buraya getirirsin namus haysiyet yokmu sende!!!" diye çırpındı hayatı solduğu adamın ellerinde Omuzlarını çırpan kadını kendine sabitledi Azat, boynunun kokusunu içine çekerken "Kokun benim" Saçlarına derin bi öpücük kondurup "Rüzgarda uçuşan saçların benim" Yanağını yanağına birleştirip "Sen benimsin. Sen benim mavi uçurumumsun" Uçurumum demişti adam. Siz hiç bi kadının gözlerinde intiharı görmüşmüydünüz. O , Zilan'ın gözlerinde görmüştü.İlk çarşıda gördüğünde vurulmustu gözlerine. Başka bir adama kaçtığını öğrendiğin de delirmiç hergün başka adamın koynuna girecek olan Zilan'ı düşününce silahı başına dayamış tam sıkacakken odasına giren adamının söyledikleri bilgi ile herşey tersine dönmüştü. Artık onu hiçbir şekilde bırakmazdı.. Ölse rahat mı edecekti. Mezar boğardı onu. Zilan'ın kokusunu daha fazla başkasına solutmayacak kadar deliydi Azat. Aşk delilikti. Sarhoşluktu. Beklemek istedi Zilan'ı, onu seveceği günü beklemek... Ama öyle olmamıştı işte planları Ferit denen adamın aşkına mağlup olmuştu. Hangi ara gönlünü ona kaptırmıştıda uçup gitmişti. "Bırak!Bırak beni!" Kulaklarına dolan çırpınışla kendine geldi genç adam. "Anlamıyormusun! istemiyorum seni, sevmiyorum, görmüyormusun halimi senin yanında ölüyorum, boğuluyorum! Bırak" Zilan acısını zehir yapıp diline dökmüştü.. Omzuna iki damla göz yaşı damladı kadının. Hissettiği ıslaklıkla çırpınışları durmuş derin derin nefes almaya başlamıştı Neden onu sevmiyordu. O, onun için neleri göze almıştı oysa. Aşk , kalbini parçalıyor, tam göğsünün ortasında koca bir sancı oluyordu. Ne zordu bu yükü tek başına taşımak. Ayakları daha fazla bu çaresizliğe dayanamamış yorulan kadınla yere çökmüşlerdi. Bu kadının diline döktükleri Azatı yıkıyor bir depreme sebep oluyordu. Ama kararlı idi asla! ne olursa olsun bırakmayacaktı. Bu sefer beklemeyecek ne istiyorsa bu sefer sorgusuz sualsiz almaya kararlı ve öfke dolu sesiyle "Buraya alış Zilan, çünkü benim sensizliğe alışmam imkansız olduğu için buradayız." demişti fısıltı misali çıkan sesiyle. Zilan ellerine damlayan göz yaşlarını daha çok akıttı. O kadar sıkı tutuyordu ki kadını kolları kaburgasına geçiyordu sanki. "Asla!" dedi dudaklarından bir hıçkırık kaçarken. "Anladın mı beni. Asla! ne sana ne de bu yere alışırım Azat ağa, imkansız dediğin şey asıl benim buraya alışmamı beklemen, ben Ferit'i seviyorum! Ben onunla bir yuva kurdum! Sen bana sadece yabancıdan ibaretsin" Zilan ne olursa olsun burdan kaçıp kurtulacaktı. Ferit'in o özlem koktuğu sevdiğine dönmeliydi. Ne bu eve ne de bu adama kesinlikle alışmayacaktı. İstemediği hiç birşeyi kabul edemezdi. Zilandi o yenilmeyi değil bilhassa savaşmayı yeğlerdi. Ama bilmedikleri tek şey aşk bi adama neler yaptırabilirdi.... Aşk bi kadına neler yaptıra bilirdi.... Azat öfkeyle kollarını çekip kızaran gözleriyle kadının önüne geçti. Gözlerinde ki ateş alev saçıyordu sanki... "Evlisin öyle mi! O Ferit denen yalancı kaypak itle evlisin, şunu aklına iyi kazı Zilan! Seni buraya sürüklerken sanma ki o Ferit itiyle evli kalacaksın bizzat kendi ellerinle boşanma dilekceni imzalayacaksın! Eğer" demiş duraksayıp biraz daha yaklaşmıştı kadına. "İmzalamazan o zaman gözlerinin görmeye dahi tahammül edemeyeceği şeyler yaparım! Gerekirse önüme çıkanı tek tek yakar! Yok ederim! anladın mı beni" Zilan kesik kesik nefes alıp gözlerini karşısında deliye dönmüş adama çevirdi. "Ben istesem de Ferit benden boşanır mı sanırsın he!! benim evde olmadığımı anlayınca beni bulamayacağını mı sanırsın!" İki insan dağları devirecek öfkeleriyle konuşuyordu. Azat dişlerini sıkarken gayet sakin şekilde kafasını yana eğmiş bu bakış Zilan'ı korkutmaya yetmişti. "Karısı ihanet etmiş bi adam" kaşları yükselirken "Sence karısını aramaya ne için çıkar Zilan?" Genç kız gözlerini karartıp adama bir tokat atmıştı. Gözleri titriyordu. Bu adam neyden bahsediyordu böyle "Ne diyorsun sen!" Azat sağ elini yanağına sürerken korkutucu şekilde gülümseyip ayağa kalktı. Ellerini cebine sokup. Yukardan Zilan'a gözlerini dikmişti. "Arkandan onu terk ettiğine dair bir not bırakmış olabilirsin. İkna edici bi not. Birde aynı uçakta iki kişilik biletimiz olduğunu anlayınca kesinlikle senin benimle kaçtığına inanmıştır." Zilan duyduklarıyla hızla ayağa kalkıp "Hayır" demişti. Başını olumsızca sallayıp göz yaşları akarken. "Yapamazsın" "Kendi yaptığın namussuzlugu nasıl bana yıkarsın! Öldürürüm seni azat inan ki ellerimle parcalarım seni!!"demiş. Deliye dönmüş gibi etrafı dağıtmaya başladı. Eline ne geçerse fırlatıyor bağırmalarının ardı arkası kesilmiyordu. Sinir bütün vücuduna yayılmıştı . Bu yer onu yok ediyordu. Azat onu canlı canlı gömmüş toprak altında boğuluyordu ... Azat; "Gülsüm!" diye bağırmış Kendine zarar vermesini engellemek için Zilan'ı sıkıca sarmıştı. Odaya nefes nefese bi kız girip elinde ki iğneyi Azat'ın kollarında çırpınan kadına enjekte etti. İki gün onu böyle uyutup kaça bilmişlerdi. Yoksa ne yapar eder rahat durmazdi Zilan bunu iyi biliyordu. Zilan koluna yapılan iğneden sonra vucudu ağırlaşmaya başlamış kızarmış gözlerini Azat'a dikerek "Senin aşkın benim sana olan nefretimle eş değer Azat" demesiyle Azat'ın kollarına yığılmıştı. Genç adam kucağında küçülen kadına baktı uzun uzun. "Ben senin nefretine razıyım " dedi. Başına bi öpücük koyup kucağına aldı. Yatağına doğru yavaş adımlarla götürüp yatırdı. Yanına uzanırken kadının saçlarını okşadı. Azata huzur Ziland'ı! "Ne olursa olsun seni bırakmam. Sen beş para etmez bir adam için ölümü göze aldın. Seni nasıl ona bırakırdım Zilan. Herşeyi zamanı geldiğin de öğreneceksin. O zaman yine ona gitmek isteyecek misin" Aşk akıl kaybıydı... Aşk acıydı.. Sevdiği kadını bu halde görmek ona ağır gelsede onu haketmeyen bir adamın yanına da burakamazdı. Azat ağa Aşk'a tutsak olmuştu. ~~~~' Ayla aileyle gece yarısına kadar oturmuş özlem gidermişti. Bi insan duvarında ki tabloyu bile özleye bilirmiydi. Çay içtiği kupasını. Yemek yediği kaşıgın desenini ,özlüyordu iste. Ayrılık en küçük ayrıntıyı bile özletiyordu. Ayla sıcak bi duşumn ardından kollarını iki yanına açıp derin bi nefes çekmişti. Nefes almanın güzelliğini ilk defa hissetmisti. Aklına Baran gelmesiyle yüzümde ki gülümseme soldu. Yatağına oturup olanları düşünmeye başladı. "Gerçekten beni sevmiş mi" diye düşündü. Yatağına yatıp sağına döndü. Kendi kendine konuşmaya devam ederek "Hayır tabi ki de sadece bi takıntı biz zorla bir araya gelen kurbandık Ssevmesinin imkanı yok eminim onunda mutlu olacağı bi eşi olacaktır" Aklı bu sefer abisinin yaşadıkları ile hüzne boyanmıştı. "Ah abim bir kadın umutlarını yıktı. Umarım daha iyi bir yol arkadaşı karşına çıkar onunla mutlu olursun" Oysa bilmiyordu Ayla. Bu oyunun piyonu Zilan'dı. Onu seçme mecburiyetinde kalan ise abisi. Derin bi nefes alıp yorganını üzerine çekti. Hayat sadece bir insanı mutlu ederken birden çok insanı enkaza çevirmişti. Kurtulan selamet bulurken kurtulamayan sabır çekiyordu... ~~~~ Zilan gözlerini açtığından beri buradan nasıl kaça bileceğini düşünüyordu. Kaçsa bile burası neresiydi hiç bir fikri yoktu.Daha fazla bu odada kalmamak için bi umut yatağından kalkıp kapıya doğru ilerledi. Muhakkak bir yolu olmalıydı. İçinde ki umutla kapı kolunu indirmesiyle açıldı. Buna şaşırmıştı.Yüzünde gülümseme yayılırken sessizce odasından çıktı . üst kata ve alt kata inen merdivenler vardı.. Önce üst kata sürükledi ayakları onu merdivenleri çıktığında karşısına 3 kapı çıktı. Ilk kapı acıktı ve burası üst katlarda bulunan salon gibiydi. Odayı gezdikten sonra diğer odaya girdi sessizce. Sonuçta odasının kapısını açık bırakmışlardı bu odasından çıkabileceği anlamına geliyordu dimi ama yine de sessiz olmalı bir yol bulmalıydı. Diğer girdiği odanın ortasın da büyük bi yatak vardı. Burası kesin Azat'ın odasıydı çünkü duvar da kendine ait bir resim vardı. "Manyak" Bir ara resmi yırtıp atmayı düşünsede şuan dikkat çekmek istemiyordu. Etrafta gezinip işine yarayacak birseyler aramaya devam etti. Gardolabın kapağını açıp çekmeceleri karıştırdı. İşine yarayacak birsey bulamayınca komidinlere baktı. Ama klasik eşyaları vardı. Burdan kaçmak için pencereden atlayamazdı aşağısı koruma doluydu. Odadan çıkmak için arkasını döndüğünde Azat ile yüz yüze geldiler. Korkuyla bir kaç adım ilerlerken gözleri büyümüş dudaklarından küçük bir iç çekiş çıkmıştı. Azat kollarını bağlamış karşısında ki kadını inceliyordu. "Beni özledin anlaşılan odama kadar geldiğine göre " dedi pişkince. Zilan şaşkınca gözlerini açmış içinde büyüyen öfkeyle gözlerini karartmıştı. "Görmek istediğim son kişi bile değilsin!" Genç adam Zilan'a doğru adım atmaya başlamış Zilan'ı duvara sıkıştırmıştı kaçacak yeri kalmamış Azat burnunun dibine kadar girmişti. Zilan anın verdiği korkuyla saçma da olsa "Kokuyorsun" dedi. Azat bu sözlerin ardından kaşları çatılmış kafasını geriye çekerek"Kim ben mi" demişti parmağıyla kendini göstererek .. Zilan burnunu tutmuş diğer eliylede yelpaze yapıyordu . "Arada duş filan al kokuya bire bir " dedi karşısında ki adamı alaya alarak Onunla dalga geçtiğini anlamıştı genç adam. Kıza biraz daha yaklaşırken "Uzaklaşırmısın gerçekten bu kokuya tahammül edemiyorum" demesiyle. Azat yarım gülümsemiş. "Hmm o zaman ben yıkanmayı bilmiyorum. Belki sen yıkarsan büyük ihtimalle kokmam he" Zilan ima ettiği şeyle gözleri yerinden firlayacakmış gibi oldu. Hızla Azat' iterken "Gerçekten igğrencsin bedeninin iğrenç kokusuna çare bulursunda Ruhun çoktan çürümüş Azat ağa " deyip odadan çıkmıştı. Hemen aşağı kata inmesiyle kendi odasının karşısında ki odaya takıldı gözü. Kapısı açık Gülsüm denen kadının odasındaydı. Elinde ki telefon ile biriyle konuşuyordu. Buna gülümsemişti Zilan burdan nasıl kaçacağını bulmuştu. O telefonu ne olursa olsun almalıydı. Hemen merdivenleri tekrar çıkıp düşmüş numarası yapacaktı. Yalan bi çığlıkla kendisini iki basamaktan aşağı attı. Ayağını tutarak "Aa bacağım" diye bağırmaya başladı.Bu hayat ne yalanlara sevk ediyordu insanı. Gülsüm sesi duymasıyla telaşa kapılmış telefonunu kapatıp komidinin üzerine koyarak hemen merdivenlerin ucunda gözüken Zilan'ın yanına koşmuştu Azat'ta yukardan telaşla inerken İkiside endişeyle yanına çökmüş. Genç adam "Zilan iyimisin" diye sorular soruyordu. Kucağına aldığı genç kızı odasına taşırken Gülsüm'e gerekli malzemeleri getirmesini söylemişti. Bacagına dokunacağı vakit kendini geri çekti Zilan "Sen çık Gülsüm halleder!" dedi otoriter sesiyle Azat sinirle derin bir nefes alırken "Daha dikkatli olsan bunlar başına gelmez" "Evet her kötülüge karşı daha dikkatli olsaydım şuan kendi evimde olurdum Azat ağa üzgünüm" dedi ima ettiği şeyle kaşları çatılmıştı genç adamın. Zilan bacağını tutarak "Şimdi çık " dedi. Azat daha fazla kalırsa elinden bi kaza çıkmasından korktuğu için odadan çıktı. Bu kadın çok inatçıydı. Genç adamın odadan çıkmasıyla Zilan planını hayata geçirmeye başlayacaktı. Gülsüm odaya girdi. Ayağını tutup "Çok acıyormu" diye sordu. "Evet acıyor sanırım kırıldı " dedi yalandan mızmızlanarak. Gülsüm gülümsemiş "kırık değil öyle olsa duramazsınız" Zilan bu sefer başını tutarak "Başımda çok ağrıyor" dedi Gülsüm ayağında ki bandaji sarmayı bitirip yerinden kalktı "Stresten olmalı sen burda dur ben ağrı kesici getireyim" dedi Odadan çıkmasıyla hızla Gülsüm ün odasına gitmek için ayaklandı Zilan. O muhtemelen aşağı kata inecekti. Çünkü yukarıda 3 oda vardı. Bu katta ise iki oda. Sağlık malzemeleri kesinlikle aşağıda olmalıydı. Sessizce odasından çıkıp sessiz ve hızlı adımlarla Gülsüm'ün odasına girdi. Telefonu alıp vakit kaybetmeden odasına gitmişti. Çok şükür ki odalar birbirine çok yakındı kimseye de yakalanmamıştı. Telefonu sessize alıp Gülsüm'ün gelmesini bekledi. Gülsüm elinde ilaçla odaya girdi. Gülümseyerek bi elinde su diğer elinde ki ilacı uzatmıştı. "Al bakalım bu iyi gelecektir" Zilan tam hapı atacağı zaman "Açım sorun olmaz dimi" demiş Gülsüm yüzünü ekşitip "Doğru kaç gündür doğru düzgün birsey yemedin sen dur ben birseyler hazırlayıp getireyim ondan sonra ilacını içip dinlenirsin" dedi Planı kusursuzca işliyordu. Zilan sadece başını sallayarak onaymış Gülsüm'ün kapıdan çıkmasıyla kendini odasında bulunan banyoya atmıştı. İ Eline telefonu alıp ezbere bildiği Botan abisinin numarasını tuşlamaya başladı . Numarayı tuşladıktan sonra ar.ama tuşuna bastı. Kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Kulağına götürüp açması için dualar ediyordu. Polisi ararsa Azat'ın onlar gelmeden herşeyden haberi olacağını adı gibi biliyordu her yerde eli vardı o psikopatın. Gülsümden bile yardım istememişti. Çünkü hepsi ona bağlıydı. Ikinci çalışta açılmıştı telefon "Alo" Zilan'ın eli ayağı titriyor gözleri dolmaya başlamıştı tanıdık sesle "Alo abi benim Zilan" Botan duyduğu sesle hem şok olmuş hemde yaşadıkları aklına gelince öfke dolmuştu. "Zilan!..." Zilan hemen sözünü kesip "Abi sözümü kesmeden beni dinle. biliyorum kaçtığımı düşünüyorsunuz ama hepsi yalan abi. Azat beni kaçırdı nerdeyim bilmiyorum gözlerimi açtığımda başka bi evdeydeydim " "Ne ne diyorsun sen Zilan bu numara kimin " Daha fazla konuşamazdı abisiyle, Zilan ondan hızlıca "Abi biliyorum.. biliyorum n'olur beni kurtar bu adamdan bu telefonu da arama sakin burada çalışan bi kadına ait. Seni aradığımı anlarsa direk Azat'a yetiştirir şimdi kapatıyorum abi." Demiş telefonu kapamıştı.Hiç vakit kaybetmeden numarayı silmis. banyodan hızla cıkmıştı.Merdivenlerden aşağıyı gözetleyip telefonun sesini tekrar açtı. Komidinin üzerine koyup odadan çıkmıştı derin bi nefes alıp sesizce odasına girdi. Şimdi abisini beklemekten başka şansı yoktu. İnşallah vakit kaybetmeden bulabilirlerdi Zilan'ı. Botan abisiydi o ne yapar eder bulur Azat'a birakmazdı. Damlamak üzere olan göz yaşlarını silip yatağına girmişti. "Abi nolur bul...Nolur" ~~~' Botan gelen telefonla şaşkına dönmüş eli ayağı kesilmişti. Hemen yerinden doğrulup ceketini aldı .Burnundan soluyordu. Şirketten çıkmasıyla Arabasına binip konağa sürdü. Ferit karısına sahip çıkamamış hem bacısını hem abisini yakmıştı. O Azat'ı eline geçirsin kendi elleriyle bogacaktı. Konağın kapısını kırarcasına açıp abisinin odasına doğru koşarak gitti. Kapıyı vurmadan açmış abisi elinde bi kaç dosyayı incelerken bulmuştu. "Hayırdır Botan bune acele" Botan nefesini düzenlemeye çalışarak "Abi.." "Abi Zilan aradı"dedi. Baran elinde ki dosyayı sıkmış Botan'a öfkeyle bakıyordu şimdi "Nerdeymiş o namussuzlar lan! Hangi yüzle aramış seni" Kaç gündür her yeri aramıştı Baran eline geçen en küçük bilgiyi incelemiş ama sonuç bulamamıştı. Botan abisinin omzunu tutup "Azat...Azat Zilan'ı kaçırmış abi" "Ne..Ne diyorsun sen Botan". Botan Zilan'la konuşmasını abisine teker teker anlatıyor. Anlattıkça Baran'ın sinirden çenesi seğriyordu. Kaç gündür yaşadığı hayatı cehenneme çevirmişlerdi. Öfkeyle "Azat! kendi ellerimle geberticem seni" Elinde ki dosyayı duvara doğru fırlatıp "Ferit senin de hesabın yakın! Nasıl sahip çıkamazsın lan kardeşime " Adeta kükremişti. Öfke bütün bedenini sarmış şimdi kendisine acı çektiren herkesten intikam alma vaktiydi. Nasıl ki hiç düşünmeden çekip gitmişti Ayla onada artık merhamet etmeyecekti. Şimdi umuda yol aldıklarını sananlara bir cehennem sunacaktı.. Hastalıklı bi Azat'ın aşkı insanların gerçek yüzünü ortaya dökmüştü oysa bunlar sadece ön gösteri gerçekler kimsenin aklına gelemeyecek kadar başkaydı. Nasıl ardına bakmadan gittiklerini.Nasıl başkalarına inandıklarını Herşeyi gözler önüne sermişti. Şimdi herseyin hesabını sorma vaktiydi... Voteve yorumlarınızı bekliyorum

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.