İçeriğe geç

AY VE GÜNEŞİN GÖLGESİNDE

Bölüm 19 · 2 dk okuma

AY VE GÜNEŞİN GÖLGESİNDE

Bölüm 19

19. BÖLÜM: ZEHİRLİ MASKE VE SOĞUK TEBESSÜM

Hastaneden taburcu olan Rüzgar, geçirdiği kazanın ve zihnini kemiren o kâbusların ardından bitkin durumdaydı. Onu hastaneden çıkaran ve evine kadar getiren kişi Mina’ydı. Ancak Rüzgar için artık hiç bir şey eskisi gibi değildi; zihnindeki vicdan azabı ve Gece'nin hayali, Mina’ya karşı olan tüm hislerini yok etmişti.

​Salondaki koltuğa oturduğunda, Rüzgar derin bir nefes alarak Mina’nın gözlerinin içine baktı:

​"Mina... Artık bu yalanı daha fazla sürdüremeyiz. Ben ruhen bir harabeyim ve seni de bu karanlığın içine çekmek istemiyorum. Biz ayrılmalıyız."

​Mina bir an dona kaldı. İçinde devasa bir öfke patlaması yaşansa da yüzüne son derece sakin, anlayışlı ve olgun bir maske taktı. Rüzgar’ın elini hafifçe sıkarak konuştu:

​"Seni anlıyorum Rüzgar... Çok zor zamanlar geçirdin. Zorlamayacağım, kararına saygı duyuyorum."

​Ancak Mina evden çıktığı an o olgun kadın imajı tamamen yok oldu. Arabasına bindiğinde direksiyonu öfkeyle yumrukladı. Rüzgar’ın onu terketmesinin sebebinin o "açık mavi maskeli kız" ve arkasındaki gölgeler olduğunu çok iyi biliyordu. Gizlice telefonunu çıkarıp karanlık bağlantılarını aradı. Rüzgar’ı ve hayatını altüst eden herkesi yok edecek o kanlı planın düğmesine bastı.

​Aynı günün akşamı... Rüzgar’ın evinde küçük bir "geçmiş olsun" ziyareti organize edilmişti. Mira, menajeri Damla’nın ısrarlarına karşı koyamamıştı.

​"Mira, profesyonel görünmeliyiz. Klip partnerin büyük bir kaza geçirdi, gitmezsen basında ve sektörde şüphe çeker," demişti Damla.

​Mira, yüzünde ikonik açık mavi maskesi, beline dökülen siyah saçları ve şık siyah elbisesiyle Rüzgar’ın salonuna adım attı. Göğsündeki Ay ve Güneş kolyesi loş ışıkta parıldıyordu.

​Rüzgar, karşısında Aura'yı görünce heyecanla ayağa kalkmaya çalıştı ama ağrıları yüzünden hafifçe sendeledi. Mira, mesafeli ve pürüzsüz adımlarla ona yaklaştı. Yüzündeki maskenin arkasından, Rüzgar’ı sanki hayatında ilk kez görüyormuşçasına yabancı ve profesyonel bir sesle konuştu:

​"Geçmiş olsun Rüzgar Bey. Kazayı duyduğumuzda çok üzüldük. Menajerim Damla Hanım’ın ricasıyla, projemizin aksamaması ve sağlığınızı yerinde görmek için kısa bir ziyaret etmek istedim."

​Rüzgar, tam karşısında duran bu kadının kokusunu, boynundaki o kolyeyi ve gözlerini süzdü. İçindeki "Gece" çığlığı her zamankinden daha yüksek sesle yankılanıyordu.

​"Teşekkür ederim Aura Hanım... Gelmeniz benim için çok kıymetli," dedi Rüzgar, sesi titreyerek. "Bazen insan geçmişin hayaletleriyle boğuşurken gerçekleri kaçırıyor. Ama sizin duruşunuz bana garip bir şekilde tanıdık bir huzur veriyor."

​Mira, soğukkanlılığını bir milim bile bozmadan hafifçe gülümsedi:

​"Hayaletlerle vakit kaybetmeyin Rüzgar Bey. Hayat, geriye bakarak yaşanmayacak kadar kısadır. Şimdi dinlenmenize bakın, önümüzde tamamlamamız gereken büyük projeler var."

​Mira, sanki aralarında hiçbir geçmiş yokmuş gibi Rüzgar’la resmi bir sohbet sürdürürken, Rüzgar onun her cümlesinde daha da derin bir bilmeceye batıyordu. Dışarıda ise Mina’nın kiraladığı adamlar, Rüzgar’ın evinin etrafında sonunu hazırlayacak o tuzağı örmeye başlamıştı bile...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.