İçeriğe geç

Ay parçası

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Ay parçası

Bölüm 5

GERÇEKLİK ALGISI

Nerdeyim ben, neresi burası,ölü taklidi mi yapsam? Bu adamlar kim ve neden benim hakkımda konuşuyolar??

Uyandığımda çift kişilik bir yatağın içindeydim. Odada iki kişi vardı. Biri beni kurtaran(?)kaçıran adam, diğeri uzun boylu hatta baya uzun 2 metre var mıdır ? Siyah saçlı bi adam. Gözlerimi açtığımda bana doğru bakarak "kız uyandı" konuşmak istesemde yine de sustum. "Merhaba iyi misin ?" Kaşlarımı çadarak adama baktığımda konuşmaya devam etti :

- Tamam önce kendimizi tanıtalım ben Alexandre. Sende Hearin olmalısın.

Adı aynı bi prens adı gibiydi kendisininde aşağı kalır tarafı yoktu tam bi prens gibiydi.

+ben Hearin

-tanıştığımıza memnun oldum hearin.

Bana bakıp gülümsedi ama manyak mıdır nedir ilk kez gördüğüm birine gülümseyicek değilim.

-ah bu da seni buraya getiren kişi. Yeon.

Adı da kendi gibi müptezeldi. Anladım anlamında kafamı salladım sanki çok umrumdaydı ve sessizliği bozdum:

+Neden burdayım kaçırdınız mı beni?

Alexandre yüzündeki o salak gülümsemeyi değişip ciddileşti.

- Bende bunu sormanı bekliyorum.

+evet dinliyorum.

Alexandre yanıma eğilip:

- Sana her şeyi anlatıcam ama önce sağlığına bakıcaz şimdi lütfen yavaşça kalk ve beni takip et.

Onu anlamamıştım ama yatakktan kalktım ve nereye gidiyoruz diye sordum. Alexandre sadece gülümsedi.Arkamdaki beni buraya getiren salakta duyabiliceğim şekilde bana saydırıyordu sabır.

Kocaman bi ev bir sürü odası vardı neyseki en sonunda bir odaya girdik. Oda dedim ama benim evim kadar vardır. Odanın içinde bir adam ve bir kadın vardı. Alexandre'ı görünce eğildiler ve " hoş geldiniz prens Alexandre ve prens yeon" nasıl yani prens derken bu yeonda prens tipi yok.

Doktor olduğunu düşündüğüm iki kişi beni sedyeye oturturup beni muayene(?) ettiler. Adam bakmaya devam ederken kadın bana bir hap verip " bunu günde 3 kere içmen lazım bu şekilde burda olduğun süre boyunca başın dönmez alışıncata kadar." İlacı alıp cebime attım .

-Sonunda.

+Madem istemiyodun niye bekledin gitseydin.

Yürümeye başladı. Onu takip etmemi işaret etti. Yürümmeye başladım.

+eee söyleyin hadi biye burdayım.

-sus.

+?

Yanına yaklaştım ve koluna vurarak "Söylesene!" dedim.

Yeon sinirli bi şekilde kolumdan tuttu ve bi anda kendimi küçük bi odada buldum.

-Bak zaten sana gıcığım benimle konuşma soru sorma. Yeonu iteleyerek

+Salak beni buraya sen getirdin niye geldiğimi soruyorum bana gıcık olduğunu söylüyosun. Ben ne yaptım suçlu ben miyim burda ???

Yine benim kolumdan tutacakken bacağına vurdum. Sinirle kolumu sıkarak:

-CANINA MI SUSADIN SEN!

Yine bacağına vurup iteledim.

+Bence sen canına susadın adam kaçırma artı darp.

Camdan sızan ışık ile sinirli yüzü daha belirgin duruyordu. Sadece bana uzun bir şekilde baktı. Ve ne elimi ne bacaklarımı hareket ettirebiliyordum.

+Bu bu nasıl -

- SANA SON KEZ SÖYLÜYODUM BANA SORU SORMA BENİMLE KONUŞMA BANA BULAŞMA.

Yüzüm "yaaa öyle mii" der gibi yapıp:

+ LAN SALAK beni kaçıran sensin ya hani BANA SEN BULAŞTIN YA İLK ???

Yeon sabır der gibi bana bakıyordu.

+Tamam hadi bırak beni.

Bilklerim daha fazla sıkıştı. Yeon duruşunu düzeltip kollarını bağladı.

-Özür dile.

Her yerim ağrımaya başlamıştı ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Ve bir de üstüne özür dilememi bekliyordu.

+Ne için? Bırak beni.

-Ne için mi bana vurduğun için ben bi prensim.

Onca yaptığı şeyden sonra prens diye bundan çzür falan dilemem.

+Ben kendimi korumak için sanavurdum asıl sen çzür dilemelisin.

Tam konuşacakken sözünü kesitim.

+Buraya beni uyutarak zorla getiren sensin, canımı acıtan sensin, özür dileyecek biri varsa o da sensin.

Sanırım dediklerimi yediremedi ve daha fazla sıkmaya başladı.

-Özür dile.

+YA BIRAKSANA BENİ.

Yeon gülerek:

-Bana bağırabiliyosun o gün kavgada niye sesin çıkmıyodu.

Tam bir şey diyecekken odanın kapısı açıldı. Alexandre gelmişti.

Alexandre "YEON!" diye bağırınca yeonun dikkati dağıldı ve ellerim hafiflemişti. Bende bu fırsat bu fırsat diyip yeonun göğsüne tekme attım. Ellerim o kadar ağrıyordu ki.

+Gerizekalı.

Yeon herde kıvranıyordu. Alexandre yanına gitti.

-Alex ben bu kızı gerçekten öldürücem.

+hııı kesin öldürürsün .

Alex konuşmaya başladı.

-İkiniz de çocuk gibisiniz ben ikinize nasıl dayanıcam. Konsey ikinizi bekliyo ve siz burda kavga ediyorsunuz. Elinizi çabuk tutun. Hearin sen benimle gel. Yeon sende konuşucaz seninle .

2 3 dakkadır bir yere gidiyorduk. En sonunda büyük bir kapının önünde durdu. Ben etrafa bakarken koca kapı açıldı. Kapıdan içeri geçtik. İçeride bir sürü yaşlı erkek ve kadın vardı. Hepsinin yanında en az 2 tane kılıçlı asker vardı. Hepsinin eli kılıçlarına gitti. İçimden ne olduğunu anlamaya çalışırken Alex bana " korkma sadece soru sorcaklar soruları cevapla yeter." dedi.

Onaylamak için başımı salladığımda ışıklar kapandı ve sorguda gibi sadece benim üstümde ışık yanıyordu. Ardından bir kadın konuşmata başladı." Efendim bu kız Hearin Brown. 19 yaşında bir son sınıf öğrencisi. Annesi koreli , babası ingiliz. Annesi Hearin 10 yaşındayken ölmüş. " (sıradan derken ayıp.)

Kadının konuşması bitince bir adam ayağı kalkıp konuşmaya başladı. "Kendisi bir melez olduğu için gücünü kalbinin içinde taşıyor." Adamın sesini keserek arkadan bir adam bağırdı." Bu kız ölmeli!" Ardından bir kadın "Hayır ona öğretmemiz lazım." Ardından diğer adam derken en başta oturan adam ayağa kalktı ve herkes sustu. "Sen Hearin. Gücünün ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu biliyor musun?"

+Bilmiyorum ?

Yanıma gel şeklinde işaret verdi. Yaşlı adamın yanına gittiğimde adam elimi tuttu ve kalbime baktı. "S-sen gerçek-sin." Soran gözlerle baktığımda iki elimi tuttu ve devam etti. "Bu kıza zarar gelmeyecek ona gücünü öğretmesi için Alex sana güveniyorum. Bu kızın kılına zarar gelirse bütün konsey cezalandırılacaktır. Konsey sona ermiştir." Bi anda ışıklar yandı ve salonda kimse yoktu sadece alex ve bir kadın.

Alex kadınla uanıma geldiğinde konuşmayı ilk ben başlattım.

+Valla hiçbir şey anlamadım. Biriniz bir şey söylesin beni evime bırakın.

Alexin yanındaki kadın gülümseyerek omzuma dokundu ve konuşmaya başladı.

-Merak etme Hearin sana her şeyi öğreticem ama zamanla.

Alex kadına bakarak:

-Hearin bu Viktoria sana güçlerini öğretecek kişi.

+Ne gücü tam olarak pardon ?

Birisi bir şey desin diye gözlerine bakıyıdum ama konuşmuyolardı.

Yine hiç birşey demeden beni yatacağım odaya kadar bırakıp gitmişlerdi. Kafam o kadar karışıktıki gerçeklik algımı kaybetmeme ramak kalmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.