İçeriğe geç

Ay Işığında Kalanlar

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Ay Işığında Kalanlar

Bölüm 9

İlkbaharın Başlangıcı

Ertesi sabah Defne okula geldiğinde her şey aynı görünüyordu.

Aynı koridorlar, aynı sınıflar, aynı gürültü…

Ama Defne için hiçbir şey eskisi gibi değildi.

Artık Eylül'le göz göze geldiklerinde ikisi de ne hissettiklerini biliyordu.

Eylül koridorun diğer ucundan onu görünce gülümsedi.

Defne de gülümsedi.

Yanına geldiğinde Eylül alçak sesle:

“Günaydın.”

“Günaydın.”

“Bugün çok mutlusun.”

“Sen de.”

“Belki sebebi sensindir.”

Defne'nin yüzü kızardı.

“Böyle konuşma.”

“Neden?”

“Utanıyorum.”

Eylül güldü.

“Tamam. Bir daha söylemem.”

“Teşekkür ederim.”

“Şimdilik.”

Defne istemeden güldü.

---

Öğle arasında yine kütüphaneye gittiler.

Fakat bu kez kitap okumak yerine konuşmayı tercih ettiler.

Defne, Eylül'ün en sevdiği şarkıları, sevmediği yemekleri ve çocukken yapmak istediği şeyleri öğrendi.

Eylül de Defne'nin yazmayı neden bu kadar sevdiğini sordu.

“Çünkü yazarken istediğim her şeyi değiştirebiliyorum,” dedi Defne.

“Gerçek hayatta değiştiremediğin şeyleri mi?”

“Bazen.”

Eylül ona baktı.

“Ben de senin hikâyelerinde olmak isterdim.”

Defne gülümsedi.

“Belki bir gün seni yazarım.”

“Beni nasıl yazardın?”

Defne düşündü.

“İnsanların ilk bakışta anlayamadığı biri olarak.”

Eylül kaşlarını kaldırdı.

“Bu iyi mi kötü mü?”

“İyi.”

“Başka?”

“Güçlü görünmeye çalışan ama aslında çok hassas biri.”

Eylül bir süre sessiz kaldı.

“Beni gerçekten tanıyorsun.”

“Tanımaya çalışıyorum.”

Eylül gülümsedi.

“Ben de seni.”

---

Sonraki birkaç hafta ikisi için oldukça güzel geçti.

Ders çıkışlarında birlikte yürüdüler.

Bazen kütüphanede saatlerce oturdular.

Bazen de hiçbir şey konuşmadan aynı bankta oturup gökyüzünü izlediler.

Aralarındaki bağ giderek güçleniyordu.

Fakat okulda bazı insanlar bunu fark etmeye başlamıştı.

Bir gün koridorda yan yana yürürlerken arkalarından birkaç kişinin fısıldaştığını duydular.

Defne dönüp baktı.

İki öğrenci onlara bakıp hemen başka tarafa çevrildi.

Eylül'ün yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Duydun mu?”

“Evet.”

“Boş ver.”

“Ya boş veremezsem?”

Defne ona baktı.

“İnsanların ne düşündüğü bizim ne olduğumuzu değiştirmez.”

Eylül bir süre sessiz kaldı.

“Biliyorum.”

Ama sesinden gerçekten inanıp inanmadığı belli değildi.

---

O akşam Defne telefonunu eline aldığında Eylül'den bir mesaj geldi.

Eylül: Bugün biraz korktum.

Defne hemen cevap verdi.

Defne: Neden?

Birkaç dakika sonra cevap geldi.

Eylül: İnsanların bizi konuşmasından.

Defne bir süre düşündü.

Defne: Ben senden utanmıyorum.

Cevap hemen geldi.

Eylül: Ben de senden utanmıyorum.

Ardından ikinci mesaj geldi.

Eylül: Sadece seni kaybetmekten korkuyorum.

Defne ekranın başında kaldı.

Sonra yazdı:

Defne: Beni kaybetmeyeceksin.

Telefonu kapattı.

Ama Eylül'ün korkusunun tamamen geçmediğini hissediyordu.

Çünkü bazen insan, mutlu olduğu şeyi kaybetmekten korktuğu için mutluluğunun tadını bile çıkaramazdı.

Ve ikisinin önündeki en büyük sınav, daha yeni başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.