İçeriğe geç

Ay Işığında Kalanlar

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Ay Işığında Kalanlar

Bölüm 8

Bir Adım

Ertesi gün Defne okula geldiğinde koridorlar her zamanki gibi kalabalıktı. Fakat onun gözü yalnızca tek bir kişiyi arıyordu.

Eylül.

Sonunda onu merdivenlerin yanında gördü.

Eylül de Defne'yi fark ettiğinde gülümsedi.

“Günaydın.”

“Günaydın.”

Birlikte sınıfa doğru yürüdüler.

Bir süre konuşmadılar.

Sonra Eylül:

“Bugün kütüphaneye gelecek misin?”

Defne başını salladı.

“Tabii.”

“Güzel.”

Eylül'ün yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.

---

Öğle arasında kütüphanenin her zamanki köşesine oturdular.

Defne kitabını açtı ama okuyamadı.

Eylül de birkaç dakika boyunca hiçbir şey söylemedi.

Sonunda Eylül derin bir nefes aldı.

“Defne.”

“Efendim?”

“Sana bir şey söylemem gerekiyor.”

Defne'nin kalbi hızlandı.

“Ne oldu?”

“Bilmiyorum nereden başlayacağımı.”

“İstediğin yerden.”

Eylül ellerini masanın üzerinde birleştirdi.

“Seninle tanıştığımdan beri bazı şeyler değişti.”

Defne sessizce dinliyordu.

“Eskiden insanlara güvenmekten korkardım. Birine yakınlaştığımda mutlaka bir şeylerin ters gideceğini düşünürdüm.”

Eylül gözlerini Defne'ye çevirdi.

“Ama sen farklısın.”

Defne'nin kalbi daha hızlı atmaya başladı.

“Sen beni dinliyorsun. Bana kızmadan, beni değiştirmeye çalışmadan…”

Eylül kısa bir süre sustu.

“Ve seni gördüğümde mutlu oluyorum.”

Defne gülümsedi.

“Ben de seni gördüğümde mutlu oluyorum.”

Eylül'ün yüzünde rahatlamış bir ifade oluştu.

“Bunu duymaya ihtiyacım vardı.”

Defne derin bir nefes aldı.

“Ben de sana bir şey söylemek istiyorum.”

Eylül bekledi.

“Son zamanlarda seni düşündüğümü fark ettim.”

Eylül hafifçe gülümsedi.

“Ben de seni çok düşünüyorum.”

“Başka bir şey söyleyeceğim.”

“Tamam.”

Defne birkaç saniye cesaretini toplamaya çalıştı.

“Sanırım sana karşı hislerim sadece arkadaşlık değil.”

Eylül sessiz kaldı.

Defne'nin yüzü kızardı.

“Eğer bu seni rahatsız ediyorsa…”

“Hayır.”

Eylül hemen cevap verdi.

“Rahatsız etmiyor.”

Defne ona baktı.

“Emin misin?”

“Evet.”

Eylül gülümsedi.

“Çünkü ben de aynı şeyi hissediyorum.”

İkisinin arasında kısa bir sessizlik oluştu.

Bu kez sessizlik rahatsız edici değildi.

Aksine ikisi de gülümsüyordu.

Eylül elini masanın üzerine koydu.

“Peki şimdi ne olacak?”

Defne düşündü.

“Bilmiyorum.”

Eylül güldü.

“Yine ‘bilmiyorum’.”

“Çünkü gerçekten bilmiyorum.”

“Ben de bilmiyorum.”

Birlikte güldüler.

Sonra Eylül:

“Acele etmeyelim,” dedi.

Defne başını salladı.

“Olur.”

“Önce birbirimizi daha iyi tanıyalım.”

“Sonra?”

Eylül gülümsedi.

“Sonrasını birlikte düşünürüz.”

---

O gün okuldan çıktıklarında hava açıktı.

Yağmur yoktu.

Eylül durağa kadar Defne'yle yürüdü.

Otobüs geldiğinde Eylül binmeden önce ona baktı.

“Yarın görüşürüz.”

“Yarın görüşürüz.”

Eylül birkaç adım attıktan sonra durdu.

“Defne?”

“Efendim?”

“İyi ki o gün yağmur yağmış.”

Defne gülümsedi.

“Ben de öyle düşünüyorum.”

Otobüs uzaklaşırken Defne, ilk kez içindeki duyguları saklamaya çalışmadı.

Çünkü artık biliyordu.

Eylül de aynı şeyi hissediyordu.

Ve belki de hikâyelerinin en güzel kısmı daha yeni başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.